0

Ödüllerin, yarışmaların bizde her zaman tartışmalı bir yönü vardır. İşin içinde hep bir şaibe aranır. Bulunamadıysa çamur atılır, görmezden gelinerek itibarsızlaştırma yoluna gidilir.

Ortada bir yarış varsa kafalara neden soru işaretleri gelir, bunun sebebi çok bellidir. Sonuçta alınacak ödül, kazanılacak prestij vardır ortada.

Yarışmalarda tartışma genel olarak jüri çerçevesinde tartışılır. Yetkin olmayan kişilerin birilerine ödül verme hakkı üzerinde durulur genelde. Bir de jüriye yakınlığıyla bilinen kişilerin ödül alması daha da karıştırır ortalığı.

Ödüllerde de genelde bir memnuniyetsizlik tablosu çizilir. Sonuç ne olursa olsun birilerinin memnun olmaması da kaçınılmazdır zaten.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri açıklandı. Benim adıma mutluluk veren bir tablo var ortada. Zaten birkaç yıldır bu ödüller öyle isimlere veriliyor ki mutlu olmamak elde değil.

2016 yılı ödülleri Mustafa Kutlu, Prof. Dr. Kemal Haşim Karpat, Prof. Dr. Erol Parlak, Şener Şen, Feridun Özgören ve Süheyl Ünver'e verildi. Çok isabetli isimler. Elbette ben en çok da Mustafa Kutlu ismine sevindim. İnsanlara yaşarken değer vermenin en net göstergesidir bu ödüller.

Günümüz hikayeciliğinin en önemli ismidir Mustafa Kutlu. Dergah dergisini bir mektep gibi işletmesi, oradan yepyeni isimleri edebiyat dünyasına kazandırması, hem dergici hem de yayıncı olarak iz bırakan işlere imza atması onun hikayeciliğin yanında yardımcı kuvvetler olarak dursa da Mustafa Kutlu ne yaparsa yapsın büyük bir titizlikle yaptığı işe eğilen ender şahsiyetlerdendir.

Ödüllerin ideolojisini tartışanlar da olabilir. Olsun da. Ben bu konuda şu kritere bakarım. Sanatçı ne düşünürse düşünsün, hakkıdır. Buna itirazımız olamaz. Fakat düşüncelerini ortaya koymak derken karşısındakine saldırmak, kendi yaşadığı toplumun değerlerine ters davranmak daha da önemlisi bu toprağın değerlerine ters bir yaşam sürmek kimseyi sanatçı yapmaz.

Yaşadığımız toprağın değerlerine ters bir fiilde bulunan hiç kimsenin ödül almasına gönlüm razı değil. Hem bu milletin değerleriyle alay edeceksin hem de ödül alarak meydanlarda boy göstereceksin. Ödül, sanatıyla ve duruşuyla hak edene verildiği zaman anlam kazanır.

Bu milleti, devleti, değerlerimizi önemsemek kimseye yanlış bir yafta vuramaz. Bazılarının ağızlarına sakız yaptıkları gibi bu milletin değerleriyle yaşayanlar iktidar yandaşı falan değildir. Bu milletin içinden çıkıp bu millete sanatıyla hizmet eden has sanatçıdır, o kadar.

Ben bu anlamda son yıllarda verilen Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri'ni çok önemsiyorum. Bun yıl ödül alan isimler de ortaya koydukları eserler ile geleceğe kalacak, bu milletin içinden çıkmış değerli isimlerdir.

Erol Parlak gibi bir müzik adamının ödül alıyor olması çok isabetli bir karar. Onun sazının tellerinden yayılan nağmeler Anadolu'nun ta kendisidir.

Kemal Haşim Karpat, Feridun Özgören ve Süheyl Ünver isimleri de ruh onarıcı yapılarıyla gelecek neslin inşasında baş tacı olacak isimlerdir.

Şener Şen Türk sinema tarihinde büyük ustalar arasındadır her zaman. Bazı sözüm ona sanatçılar gibi sinema sahnesinden çok eylem meydanlarında ülkeyi karanlığa sürükleyenlere omuz vermek yerine sanatını yapmayı tercih etmiştir. Bu da onun ismini her zaman muhabbetle anmamız için önemli bir sebeptir.

Ödüller alınır, tartışılır, ömür geçer, geriye bir tutam anı ve tebessüm kalır. Hayattan alacak güzel ödülleriniz olsun, bir tebessüm ile.