0
2017'nin ilk iş günü. Vatanını, milletini seven herkesin dilinde ve yüreğinde iyi dilek temennileri var. Barış içinde yaşamak, huzur dolu bir yıl geçirmek, bombalardan, katliamlardan uzak bir ömür sürmek üzerine dualar var dillerde.
Sadece kendi insanlarının değil tüm dünya insanlarının huzuru için yola çıkmış bir Türkiye var.
Bazı dünya ülkelerinin nüfusundan daha fazla insana kucak açan, yurt olan bir Türkiye var.
Topraklarını açamadığı mazlumlar için sadece dua etmekle yetinmeyip tırlar dolusu yardımla bir nebze olsun yaraları sarmak için yollara düşen Türkiye var.
Hain nerdeyse, terör nereye yuva yaptıysa ardına düşüp sınır tanımadan zulme son vermek isteyen bir Türkiye var.
İçten, dıştan, açık, gizli düşmanlarla aynı anda mücadele eden ve hepsinin de üstesinden gelen Türkiye var artık.
Dünyanın çok yıldızlı ve zulümle beslenen güçleri elbette buna razı olamazlar. Onların istediği Türkiye, kendi içinde dönüp duran ve bir adım ileri gitmeyen, aynı zamanda attığı adımdan bu güçleri haberdar eden Türkiye'ydi.
Ne zaman ki Türkiye ayağa kalktı, gizli plan kuranların planlarını sınırlar ötesinde ortaya çıkardı, dünyanın kurulacak nizamında ben de varım dedi, işte o zaman patlamaya başladı bombalar, haince suikast ve planlar gündemimizden düşmedi.
Hiçbir şey plansız gerçekleşmiyor. O kadar ince hesapların içinde yapılıyor ki her şey özellikle bütün okların Türkiye'yi işaret etmesi amaçlanıyor.
Yılbaşı akşamı eğlenen insanlara yapılan saldırıda; ölen insanlardan başka bir şey düşünülemez. Olayın yeri, zamanı hiç önemli değil. Bu planı yapanların asıl amacı olayın yeri ve zamanı gibi ayrıntıları akıllara getirerek ülkede bir kaos ortamı ortaya koymak, ayrıştırmak ve insanları birbirine düşürerek birliğimizi hedef almak.
Ölen insan, öldürülen insanlık. Bunun yeri ya da zamanı önemli değil. Bu ayrıntılara takılarak akıl dışı yorum yapan kim varsa hem bu hainliği yapanlara hizmet etmiş oluyor hem de terörü körükleyen kafadan bir farkları kalmıyor.
Kafamızı, işimizi, gücümüzü meşgul etmeyi hedefliyorlar. Birliğimiz bozulsun diye köşe başlarından planlarına devam ediyorlar.
Kafamız meşgul olmuyor dersek kendimizi kandırmış oluruz. Düşüneceğiz, safımızı belli edeceğiz, ülkemizi daha çok sevip ayakta daha dik duracağız.
Ben bu hafta Cumhurbaşkanımızın sözlerinden hareketle neden eğitimde, kültür ve sanatta geri kaldığımız üzerine bir şeyler yazmak istiyordum. Yeni yılın ilk saatlerinin kana bulanması bu yazıyı ertelememe sebep oldu. Hainler durduğumuz yeri iyice görsün, birliğimizi bozamayacaklarını daha iyi anlasınlar diyerek yılın ilk saatlerinde gerçekleşen saldırı hakkında yazmaya karar verdim.
Kafaları yıllar var ki meşgul ediyorlar. Amaçları bu. Rahat nefes almayalım diyerek ellerindeki bütün kozları insanlık dışı planlarla devreye sokuyorlar. Şunu da görüyorlar umarım; ne yaparlarsa yapsınlar daha sıkı kenetlenen bir milletiz biz.
İnsanları evlerine hapsetmek istiyorlar ama görüyorlar ki insanımız her yerde.
Birbirimize düşeceğimiz günü bekliyorlar ama bir bakıyorlar ki her olaydan sonra Türk bayrağını alan meydanlara koşuyor.
Suçu iktidarda, devlette, Cumhurbaşkanında bulacağımızı sanıyorlar ama herkes de biliyor ki kukla da kuklacı da ortada.
İyi niyet cümleleri kuralım, iyi dileklerimiz olsun yeni yıla dair ama şunu da unutmayalım ki yıllar biter ama hainlik bitmez.
Reina'ya yapılan saldırıda hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, yaralılarımıza acil şifalar diliyorum.