0

Bulabildin mi aşkı, umabildin mi, huzura yönelip alabildin mi içinin kaynağına, o ışıkta yandın mı dirilmek için yine yeniden her yangında…

Biz aşkın çocuğuyken, bir nehir gibiydik nur nazarıyla yoğrulan… Nehir kucaklasın bizi, yangınlar yağmurunda…

İfşa olmuş bir iman gibi çepeçevre aşk, aşk… Ne olmadı ki…

Bir filiz gibi sulanan, başak gibi büyütülen, emzirilen bebek sanki bir fazilet olan umut…

Durmadan sen susuldun, çığlık çığlık sükût, karanfil demetlerinde…

Senin kadar kendinden ve kendine senin kadar yabancı bir azap, acz haliyle…

Nasıl vazgeçilir, hayat kokuyorsun, kader bahçesinde, keder deseniyle…

Bir çare var gönül hasretine, müşfik desenler ör aşk danteline…

Zaman sarhoş, ruh yabancı, kalp iflasta… Bir çare bul kendine…

Ey aşk, sana sığınıyorum, kalbime iman zelzelesi sun…

Ey Rab, yeniden beni bana ver, kendimden kendime kaçışlarımda…

Bir bahar akşamıydı, akreplerle cengimiz…

Sadece sade olan ve tertemiz ceddimiz…

Dava diye yankılan! Budur bizim dengimiz…

O sadaya ses verdin ayet oldu sesimiz…

Bir Kur'an bülteniyle sarmalandı rengimiz…

Aşk! Demiştim, inanmalısın, budur dinimiz…

Dinimiz ruh incimiz…

Ve unutmayacaksın, her yangında;

Bütün karanlık bedelleri ödeteceksin küffarın siretsiz suretine…

Çünkü rahmetin ruhuyla hemhalsin adalet mektebinde…

Neşvünema bulmuş, bulmuşsun Hamza cüretinde…

Sana adalet diyecekler, müminler kıblesinde…

O vakit, şu zaman, bu dem dirileceksin rahleler müjdesinde…

Ve dokunacaksın yalnızlığımın kaçak sevdasına, dağları ve okyanusları şaşkın edeceğiz içimizdeki nüktenin akıbetiyle…

Aşksızlıkta zavallılık sendromunun dibini tükettiğini sıkı sıkı bilmeli insanlık… Bilmeli ki ruh aşkta merhaleler üstü bir tanık…

Çelikte döllenen insanlık neye gebesin, lütfen sun bana ilhamını… Sun ki aşk incilerini ebede değin dost sayalım…

Sana yazıyorum işte sana, sana mekan içi, zaman üstü saadet sunan iklimi yazıyorum…

Ey ruh… Milyar yıl evvel yoğrulan, Hira'da aşka yontulan…

Bir kimsesiz şiirdi şu dar-ı dünyada bizim aşkımız…

Aşkımız kimsesiz… Kim ki aşkta sessiz sessiz…

Ruhumun incisi, Hira'nın aşkıyla varlığa hemhal, yokluğa iman, gönülde kamil…

Ruhumun incisi, metafizik volkanların kasırga hali, bilinmez bir ıstırabın ümide meyli, çığlık çığlığa gözün yaşına mendil…

Yazılamayanda arayacaksın, yazılamayandan, yazılmayandan anlaşılacaksın…

Az daha az daha…

Ruh incisi…