0
Kelimeler... Sözlükte durduğu gibi durmaz. Durmasın da...(Babam kesinlikle "Kızım lügat de!" derdi.)
Kavramlar...Biz onlara sarılmazsak, kavrayıp bizi kalbimizden. "Ol!"maz. Oldurmaz.
Hayata çıkarken ilham rüzgarını takmalı iki, üç yanına...Başımız içre çakılmış o denge/siz çivilerden,(zi'l evtad) yüce dağlardan süzülüp şehrin meydanına inivermeli. Emri vaki tadında...
İşte bu yüzden kavramları özgün hallere salıvermek istedi kalem. Hazır hususi bir mevsim içimize durmuşken.
RAMAZAN:
Bütün bir yıla yayılacak insani duyarlılığın bir aya sıkıştırılmış hali. Aç kalarak doymayı deneme. Ruhu yedirip içirme, ruhsal tokluk zamanı.
Geçmişe telafi. Güzel gitmesi için hayatın, gelişigüzelliğe son. Yeni seneye bismillah!
Geçmişi gelecekten geçirmek. Yeni başlangıçlar…
ORUÇ:
İnsanın aç, açlığın tok kalması. Açlığın sükunetinde hissedilebilen ruhsal tokluk.
Sabır mektebi.
Günaha mecalsiz sevaba atılmak. Sabra kıvrılmak.
İFTAR:
Asıl açlık çeken yanı; ruhu tokken, acıkmanın hazzı...
İçin tokken acıkmanın basitliğini seyr imkanı.
Gerçekten acıkınca sofrayı yaşamak.
Hak edilmiş tokluk.
SAHUR:
Gün direnci için geceden beslenmek. Ertesi gün açlıktan uyumamak için uyku arası kahvaltı.
İbadetler için gereken hazırlığı yapmak. Kolay sabır için kahvaltı keyfini zora sokmak.
Sabra kuvvet, ibadete kan, açlığa can.
AFFETME:
Merhamete adanmak. Hatalarını düşünmekten başkalarının hatalarına karşı unutkanlık… Ödevini yapmayana hakkından geçme erginliği.
Birinin insan olmasını yadırgamamak.
Bağışlanmak için göğe yatırım. Bağışlanmaya tedbir.
MERHAMET:
Kollarının çevreni saracak kadar güçlü olması. Sevginin yaşam hali.
Bir başkası için çok şeyler yapabilecek şefkatle donanmak.
Sevgiyi, güveni kucak açtırmak.
BEREKET:
Özgünlüğün soyut gebeliği. Özünden taşmak.
Niteliğinden kaybetmemek. İçten içe niteliğinden artmak. Azalmadan özleşme. Azalsa da öz kalma.
Yetinmenin ve paylaşmanın çocuğu.
MUKABELE :
Kitab'ı hakikatine kıyasla anlam sağlaması yaparak okumak.
Allah önünde, Kitab'ı, O'nun kastetmiş olabileceği en yakın anlamla sağlamasını yaparak okuma. Anlama kıyasla hayatını sorgulama.
Gökten geldiği gibi okumak yerdeki bütün sayfaları. Sağlamasıyla…
TERAVİH :
Yakınlığı artırmak.
Alnı sıkça vurmak toprağa. Arınsın diye el, ayak! Dal, gövde, ağaç…
Daha iyi bir hayat için iyi namazlar. İyiliğe eğilmek/rüku, kötülüğe başkaldırı/ kıyam, doğruya kapanmak/secde…
HATİM:
Baştan sona anlayarak okuyup bitirme. Bitimsiz bir anlama başlama.
Koca hakikatin dizi dibinde, kitap bittikçe hakça başlatmak hayatı.
Güzel bir hayata başlamak için sayfaları bitirmek. Anlaya ağlaya…
TİLAVET:
Anlamı sesine verip güzelce okumak. İlahi güfteyi anladığını ifade eden bir besteyle kanatlandırmak…
Hakikati en tabii bestesiyle, anlamına yakışır halde söylemek.
Hakikate sesinden kanatlar takmak…
TERTİL :
Dura düşüne, kalbin ve aklın hazmı ile, içselleştirerek Kuran'ı okumak.
Hayat olacak hakikati okunmasından belli etmek.
İnceden inceye elemek hakikatin özünü. Toprağıyla yoğurmak için…
SABIR:
Doğrulukta/olgunlukta inat.
Olumsuz baskılara rağmen iyilikte diretmek. Yozlaşmamayı başarmak. Daima iyi kalma çabası.
Olumuna ölüm! Olgunluğa erim.