Suudi Arabistan resmi haber ajansı SPA'da yer alan haberde, Türkiye, Azerbaycan, Bahreyn, Mısır, Ürdün, Kuveyt, Lübnan, Pakistan, Katar, Suudi Arabistan, Suriye ve Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) dışişleri bakanlarının, İran'ın bölge ülkelerine yönelik saldırılarını değerlendirmek üzere başkent Riyad'da bir araya geldiği belirtildi.
Toplantının ardından yayımlanan sonuç bildirisinde, İran'ın Körfez İşbirliği Konseyi (KİK) üyesi ülkelerin yanı sıra Ürdün, Azerbaycan ve Türkiye'ye yönelik saldırılarının ele alındığı ifade edildi.
Bildiride, İran'ın yerleşim alanlarını, petrol tesislerini, su arıtma istasyonlarını, havalimanlarını ve diplomatik temsilcilikleri hedef alan balistik füze ve insansız hava aracı (İHA) saldırıları kınandı.
Bu saldırıların hiçbir gerekçe altında meşrulaştırılamayacağı vurgulanan bildiride, toplantıya katılan dışişleri bakanlarının, 'Birleşmiş Milletler Şartı'nın 51. maddesi uyarınca devletlerin kendilerini savunma hakkına sahip olduğunu teyit ettiği' kaydedildi.
İran'a 'saldırıları derhal durdurması' çağrısı
Bölgesel güvenliğin tesisi için İran'a somut adımlar atması çağrısında bulunulan bildiride, İran'dan 'krizlerin çözümü için diplomasiyi etkinleştirme yolunda ilk adım olarak saldırılarını derhal durdurması' istendi.
Ayrıca İran'dan 'uluslararası hukuka, uluslararası insan haklarına ve iyi komşuluk ilkelerine saygı duyması' talep edildi.
İran ile ilişkilerin geleceğinin, 'devletlerin egemenliğine saygı göstermesi ve iç işlerine müdahale edilmemesi' ilkelerine bağlı olduğu vurgulanan bildiride, Tahran yönetiminin 'askeri kapasitesini bölge ülkelerini tehdit etmek için kullanmaması gerektiğinin' altı çizildi.
'Milislere verilen destek bırakılmalı'
Bildiride ayrıca İran'ın Birleşmiş Millet Güvenlik Konseyi'nin (BMGK) 2817 (2026) sayılı kararına uyması gerektiği belirtilerek, İran'ın 'komşu ülkelere yönelik provokatif eylem ve tehditlerden kaçınması gerektiği' kaydedildi.
İran'ın 'kendi emelleri doğrultusunda Arap ülkelerindeki bağlı milis yapıları desteklemeyi, finanse etmeyi ve silahlandırmayı bırakması' istenilen bildiride, Hürmüz Boğazı'nda uluslararası seyrüseferi engellemeye veya Babu'l Mendeb'deki deniz güvenliğini tehdit etmeye yönelik her türlü eylem ve tehditten kaçınması gerektiği' ifade edildi.
Lübnan'ın egemenliğine destek
Lübnan'ın güvenliği, istikrarı ve toprak bütünlüğüne destek verilen bildiride, 'silahların devletin tekelinde toplanması' için Beyrut yönetiminin aldığı karar desteklendi.
Bildiride ayrıca, İsrail'in 'Lübnan'a yönelik saldırılarına ve bölgedeki yayılmacı politikalarına' tepki gösterilerek, gelişmeleri takip etmek ve ortak tutum geliştirmek amacıyla 'istişare ve koordinasyonun sürdürülmesi' kararı alındığı aktarıldı.
ABD-İsrail'in İran'a saldırıları
İsrail ve ABD, Tahran ile Washington yönetimleri arasında müzakereler sürerken 28 Şubat'ta İran'a askeri saldırı başlattı.
İran da İsrail'in yanı sıra ABD üslerinin bulunduğu Katar, Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ve Bahreyn başta olmak üzere bazı bölge ülkelerinde belirlediği hedeflere saldırılarla karşılık verdi.
ABD-İsrail saldırılarında, İran lideri Ali Hamaney'in yanı sıra çok sayıda üst düzey yetkili öldü.
İranlı yetkililere göre, ABD-İsrail saldırılarında ölü sayısı 1348'i, yaralı sayısı ise 17 bini aştı.





