Yüksel, yazılı açıklamasında, Küresel Sumud Filosu'na uluslararası sularda gerçekleştirilen müdahaleyi şiddetle kınadığını bildirdi.
Bu eylemin basit bir güvenlik tedbiri olarak izah edilemeyeceğini vurgulayan Yüksel, 'Açık bir korsanlık, uluslararası hukukun alenen ihlali ve kural temelli uluslararası düzenin göz göre göre tasfiyesidir. Bu tablo, artık sınır tanımayan bir apartheid rejiminin tezahürüdür. Karşımızda olan yalnızca bir işgal politikası değil; hukuku, coğrafyayı ve insan hayatını hiçe sayan sınırsız bir apartheid düzenidir. Soykırımcı İsrail'in sivilleri ve insani yardımı sistematik biçimde hedef alan bu yaklaşımı ne hukukla, ne meşruiyetle ne de insanlıkla bağdaştırılabilir.' değerlendirmesinde bulundu.
İsrail'in saldırılarının yalnızca Gazze'yi değil, Avrupa açıklarını da kapsayan geniş bir hukuksuzluk alanına dönüştüğüne işaret eden Yüksel, böylece uluslararası sistemin meşruiyet krizini en çıplak haliyle ortaya koyduğunu aktardı.
TBMM Adalet Komisyonu Başkanı Yüksel, şu ifadelere yer verdi:
'Bugün sessizlik, tarafsızlık değil, açık bir kabulleniştir. Uluslararası toplumun bu ağır ihlal karşısında tereddütsüz, net ve müşterek bir irade ortaya koyması artık bir tercih değil, zorunluluktur. Türkiye olarak bizler, vatandaşlarımızın ve filoda bulunan tüm sivillerin güvenliğini en üst düzeyde takip etmeyi sürdürürken, bu hukuksuzluğa karşı uluslararası hukuk zemininde gerekli tüm girişimlerin kararlılıkla takipçisi olmaya devam edeceğiz.'





