0

Tarih 8 Mart 1857.

New York'ta bir tekstil fabrikasında işçiler daha iyi çalışma şartları talebiyle greve gitti.

Polis işçilere saldırdı.

Arbede sırasında yangın çıktı.

129 kadın işçi can verdi.

1910 tarihinde Kopenhag'da düzenlenen Uluslararası Sosyalist Kadınlar Konferansı'nda yangında ölen bu kadın işçiler anısına 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak kutlanması kararlaştırıldı.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu da 16 Aralık 1977 tarihinde 8 Mart'ın "Dünya Kadınlar Günü" olarak anılmasını kabul etti.

Türkiye'de de ilk kez 1921 yılında "Emekçi Kadınlar Günü" adıyla kutlanmaya başlandı.

Üç gün önce bu münasebetle resmi ve özel her kesimden kadını öven ve yücelten mesajlar yayınlandı.

Ne yazık ki bu mesajlar kadına yönelik şiddet, taciz, tecavüz, öldürme olaylarını önleyemiyor.

Her gün bir kadın kocası, eski eşi veya sevgilisi tarafından öldürülüyor.

Taciz, tecavüz eksik olmuyor.

Birlikte yaşadığı kişilerden fiziksel şiddet görüyor.

İçinizi karartmamak için bir yılda kaç kadının cinsel tacize uğradığına veya öldürüldüğüne ilişkin istatistiklerden bahsetmeyeceğim.

Sosyal ve ekonomik verileri sizlerle paylaşacağım.

Nüfusun yarısını oluşturan kadınlar aşağıda açıklandığı üzere her alanda erkeklerin gerisinde kalıyor.

Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi

Dünya Ekonomik Formu raporuna göre Cinsiyet Eşitsizliği Endeksi'nde Türkiye 2015 yılında 145 ülke arasında 130.sırada yer alıyor.

Hiç yakışmıyor.

İşin daha da vahimi Türkiye giderek daha alt sıralara kayıyor.

2014 yılında 142 ülke arasında 125.sırada bulunuyordu.

Bir yılda 5 basamak birden düşmesi kaygı verici bir durum.

Kadınların Yüzde 9,2'si Okuma Yazma Bilmiyor

25 yaş ve üzerindeki nüfus içinde okuma yazma bilmeyenlerin oranı erkeklerde yüzde 1,8 olurken kadınlarda yüzde 9,2 olarak tespit edildi.

Yani okuma yazma bilmeyen kadınlar erkeklerin 5 katı.

Kadınların İşgücüne Katılım Oranı

İşgücü katılım oranı Türkiye genelinde yüzde 51 civarındayken, erkeklerde yüzde 71,3 olmasına rağmen, kadınlarda yüzde 30,3 olarak hesaplanıyor.

Avrupa Birliği'nde kadının işgücüne katılım oranı yüzde 66.

Bizi ikiye katlıyor.

Kadın İstihdamı

20-64 yaş grubu içinde kadınlar arasındaki istihdam oranı Türkiye'de yüzde 31 iken AB'de yüzde 63.

Daha çarpıcı durum ise çalışan kadınların yüzde 27'sinin ücretsiz aile işçisi olması.

Demek ki ekonomik bağımsızlıkları yok.

Kadınlarda İşsizlik

Türkiye'de işsizlik yüzde 10,5 düzeyinde.

Bu oran erkeklerde yüzde 9,4.

Kadınlar da ise yüzde 13.

Kadınların Geliri

TÜİK verilerine göre Türkiye'de yıllık gelir 19 bin 51 lira iken bu rakam erkeklerde 20 bin 074 lira, kadınlarda 15 bin 681 lira seviyesinde.

Kadın erkekten dörtte bir oranında daha az kazanıyor.

Netice itibariyle, rakamlar kadın erkek eşitsizliğini bütün çıplaklığıyla ortaya koyuyor.

Daha fazla söze gerek yok.

Şunu söylemekle yetinelim; kadınların ekonomiye katılmadığı ve toplumsal eşitsizlik giderilmediği sürece ekonomi sıçrama kaydedemez.

Malum, tek kanatla uçulmaz.

[email protected]