Doğduğunda Hz. Peygamber, ağabeyi Hasan gibi kulağına ezan okuyarak ona Hüseyin ismini fısıldadı. Doğumunun yedinci gününde akika kurbanı kestirdi. Hz. Fatıma’dan saçının ağırlığınca fakirlere gümüş dağıtmasını istedi. Hz. Osman’ın evi kuşatıldığında Hz. Ali, iki oğlu Hasan ve Hüseyin’i onu korumak ve evine su taşımakla görevlendirmişti.
Muaviye’nin iktidar hırsı ve daha hayattayken oğlu Yezid’e biat edilmesini istemesi Hz. Hüseyin’i rahatsız etti. Hilafeti, Roma’da olduğu gibi saltanata çevirme girişimine sahabenin önde gelenleri ile birlikte karşı çıktı. Muaviye ölünce Yezid’e biat etmeyip Mekke’ye geçti. Sonra, kendisine biat edip mektup gönderen 18 bin kişinin daveti ile Kûfe’ye doğru yola çıktı.
Yolda Kûfelilerin biattan vaz geçtiğini öğrenip geri dönmek istedi ancak ordusu ile onu takip eden Hür bin Yezid engel oldu. Yakınlarına isteyenlerin ayrılabileceğini söyledi. Kûfe’ye yaklaştığında ailesi ve yakın adamları ile 72 kişi kalmışlardı. 2 Muharrem’de Kerbela’da kuşatılıp, çölün ortasında susuz bırakıldılar. Bu insanlık tarihinde görülmemiş bir zulümdü.
***
Yezid, Rey valiliğine getirdiği Sa’d bin Ebi Vakkas’ın oğlu Ömer’i ordusuyla Hz. Hüseyin üzerine yürüyüp ya biat almasını veya öldürülmesini istedi. Ömer, birkaç kez Hz. Hüseyin ile görüştü. Hz. Hüseyin, Mekke’ye dönmek veya serhadlerden birinde cihadla meşgul olmak isteğini dile getirdi ancak Yezid’in Basra ve Kûfe Valisi olan Ubeydullah bin Ziyad reddetti.
Hz. Hüseyin, 10 Muharrem’de Ömer bin Sa’d’ın önüne gelerek anne babasının ve amcalarının İslâm’a hizmetlerini anlattı. Resul-i Ekrem’in kendisi hakkındaki övücü ifadelerini hatırlatıp, kanını akıtmanın büyük vebal doğuracağını söyledi. Hz. Hüseyin’in konuşması üzerine Hür bin Yezid yaptıklarına pişman olup onun safına geçti ve onunla birlikte çarpışarak şehit oldu.
Yezid, oğluna babasının ismini koymuştu. II. Muaviye tahta geçtikten sonra hutbede dedesi Muaviye ile babası Yezid’in Hz. Ali’ye ve evladına karşı yürüttükleri iktidar mücadelesinde haksız olduklarını söyledi. Kısa süre sonra yatağında ölü bulundu. Dört evlilik yaptırılmasına karşı çocuğu olmadı ve Ebu Süfyan’ın nesli kesildi. Ancak o ihtilaf ümmeti bölüp parçaladı.
***
Zalim Moğol Hükümdarı Hülagu’nun torunlarından Gazan Han, Müslüman olmuş, dokuz yıllık saltanatı sırasında İran'daki bütün Moğollar İslam dini ile şereflenmişti. Gazan Han, her Kerbela ziyaretinde Hz. Hüseyin türbesini ziyaret edip hediyeler bırakırdı. Fırat nehrinden Kerbela’ya “Hüseyniye” ismi verilen bir kanal açtırarak şehrin su ihtiyacına çözüm üretmişti.
Kanuni Sultan Süleyman, Bağdat’ın fethinden sonra bu su kanalının onarımını yaptırıp şehri şenlendirdi. Timur, zalim bir Türk hükümdarıydı ama Müslümandı. 1401 yılında Şam’ı ele geçirdiğinde Kerbela olayının baş sorumlusu olarak gördüğü Emevi Halifesi Yezid’in mezarını açtırdı. Kemiklerini çıkarttırıp yaktırdı ve mezarını pislikle doldurttu.
Resulullah’ın gülü, sevgili torunu asırlardır tüm Müslümanların gönlünde. Hüseyin, çocuklara en çok konulan isimlerden biri. Yezid ise sadece lanetle anılıyor. Camilerimizde Allah, Muhammed ve dört halifenin ismi ile birlikte Hasan ve Hüseyin isimleri sevgiyle parıldıyor. Dileğimiz tüm Müslanların Hz. Muhammed, Hz. Ali ve Hz. Hüseyin sevgisinde birleşmesi...