'Anadolu Ajansı (AA) Kent Ekonomileri Zirvesi Gaziantep-Halep' etkinliği, AA'nın öncülüğünde, Gaziantep Valiliği koordinasyonu ile Gaziantep Büyükşehir Belediyesi ev sahipliğinde, Kalyon İnşaat ve SANKO Holding katkısıyla Gaziantep Üniversitesi Mavera Kongre ve Sanat Merkezi'nde gerçekleştiriliyor.
Bakan Bolat, zirve kapsamında, Suriye Ekonomi ve Sanayi Bakanı Muhammed Nidal eş-Şaar ile birlikte, AA Ekonomi-Finans Haberleri Direktörü Serhat Akkan'ın moderatörlüğünde düzenlenen 'Türkiye ve Suriye İçin Ticarette Yeni Ufuklar' başlıklı panele katıldı.
Akkan, panelin açılışında, coğrafyanın, tarihin ve kader birliğinin sunduğu çok güçlü bir zeminde bulunduklarını, Türkiye ve Suriye'nin köklü ilişkilere sahip iki komşu ve aynı zamanda kardeş ülke olduğunu söyledi.
Sınır hattının Hatay'dan Kilis'e, Gaziantep'ten Şanlıurfa'ya, Mardin'den Şırnak'a kadar uzandığına dikkati çeken Akkan, bu hattın tüm komşu illerin sanayisini, ticaret odalarını, lojistik imkanlarını ve hepsinden önemlisi asırlık ticari hafızasını besleyen devasa bir damar olduğunu dile getirdi.
'Suriye hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıyı verdik'
Ticaret Bakanı Bolat da konuşmasında etkinliğin önemine dikkati çekti.
Bolat, AA'nın, Türkiye ile Suriye arasındaki ekonomik entegrasyon çalışmalarında komşu ülkedeki yeniden yapılanma, yeniden inşa ve ekonomide güçlenme süreci ile Türkiye'nin katkılarının ele alındığı bu zirveyi düzenleyerek önemli bir farkındalık sağladığını belirtti.
Türkiye ile Suriye'nin 911 kilometre ortak sınırı olan, yüzyıllarca aynı tarihi paylaşmış, komşu, kardeş, dost ülkeler olarak çok önemli ortak paydaları bulunduğunu vurgulayan Bolat, 'Bu çerçevede Suriye'de 14 yıl boyunca yaşanmış iç savaştan sonra 8 Aralık 2024 devrimi ile büyük bir özgürlük hareketi iş başına geldi ve Suriye halkı özgürleşti. Bu büyük ve ama acılar içinde geçen dönemden sonra başarılan büyük devrimle, devrimin ekonomik başarılarla, ekonomik kalkınmayla da taçlanması gerekiyordu.' diye konuştu.
Türkiye Cumhuriyeti devleti ve hükümeti olarak Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan liderliğinde gerek iç savaş öncesinde gerekse sırasında önceliklerinin her zaman Suriye halkının selameti olduğunu ifade eden Bolat, Suriye halkına kapılarını açtıklarını ve yaklaşık 3,5 milyon kişiye 14 yıl boyunca ev sahipliği yaptıklarını dile getirdi.
Bolat, 'Devrimden sonra da ülkesine dönüş yapanların çalışmalarını da gidişlerini de kolaylaştırdık. Devrim sonrası dönemde bizim açımızdan önemli olan birinci öncelik, Suriye'nin devlet bütünlüğünün ve milli birlik ve toprak bütünlüğünün korunması olmuştu. Bu kapsamda milli güvenlik politikamız çerçevesinde devletimiz, hükümetimiz Ahmed Şara başkanlığındaki Suriye devleti ve hükümetine her türlü siyasi, diplomatik, ekonomik ve askeri katkıları vermiştir.' değerlendirmesinde bulundu.
'Devrimden sonra en önemli görevimiz Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz oldu'
Bolat, 1,5 yıl gibi çok uzun olmayan bir süre geçmesine rağmen Suriye'nin iç barışını sağlamış, toprak bütünlüğünü tesis etmiş, siyasi açıdan istikrarlı bir sürece başlamış konumda olduğunu anlattı.
Suriye'nin, devrimden sonraki ilk dakikadan itibaren ekonomik alanda da büyük bir yatırım, kalkınma ve gelişme atağı başlattığını hatırlatan Bolat, şöyle devam etti:
'8 Aralık'ın ertesi gününden itibaren bizim önemli görevlerimizin başında Suriye ile ekonomik, ticari, yatırım, ulaştırma, enerji her alandaki ilişkilerimizin en yüksek noktaya çıkarılması ve Suriyeli kardeşlerimizin bu ekonomik mücadelesinde onların yanında olmamız ve verebileceğimiz bütün katkılarla birlikte Türkiye-Suriye ekonomik entegrasyonunu ilerletmemiz olmuştur. İlgili bütün bakanlıklarımızda Suriye Masası kurulmuştur ve her birimiz ilgili Suriyeli mevkidaşlarımızla temasa geçerek karşılıklı ziyaretlerle, görüşmeler yoluyla, yaptığımız protokoller, anlaşmalar yoluyla her gün, her hafta yeni bir ilerleme sağlama gayreti içinde olduk. Gerek savunma alanında gerek diplomaside gerekse enerjide, ulaştırma, altyapı, sanayi, ticaret, gümrükler, bütün bu alanlarda Suriyeli mevkidaşlarımızla ve ilgili bakanlıklarla Türk bakanlıkları arasında muhteşem bir koordinasyon sağlanmıştır.'
Türkiye'nin aynı zamanda Suriye'ye ambargo uygulayan Avrupa Birliği (AB) ve ABD ile ilişkilerinin düzelmesinde ve ambargoların kaldırılmasında çok önemli bir siyasi ve diplomatik destekte bulunduğunu vurgulayan Bolat, Suriye'nin ekonomide başarılı olması için daha fazla finans, yatırım ve ticaret ilişkileri gerektiğine işaret etti.
Bolat, 'Bu anlamda da Batı pazarlarında ve dünyasında yeni Suriye'ye olumlu bir politika ve bakışın getirilmesi noktasında biz Suriye hükümetine gerçekten çok büyük destek verdik. ABD ve AB'nin ikna olmasında Cumhurbaşkanımızın çok gayretleri oldu.' dedi.
Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturmak için müzakereler sürüyor
İki ülke arasındaki ticarette ilk alınan kararlardan birinin devrimin ertesi günü Yayladağı Gümrük Kapısı'nın açılması olduğunu hatırlatan Bolat, başta Hatay, Gaziantep, Kilis, Mardin, Şanlıurfa gibi sınır illeri ve onların yanındaki Adana, Osmaniye, Kahramanmaraş, Adıyaman gibi illerin ticaret ve sanayi odaları, ilgili iş sivil toplum kuruluşlarıyla birlikte Suriye'de ticari ve yatırım ilişkilerini arttırma konusunda koordinasyon toplantıları yaptıklarını anlattı.
Bolat, en önemli hamlelerinden birinin Suriye'ye yönelik ihracat, ithalat ve transit ticaretteki kısıtlamaları derhal kaldırmak olduğunu dile getirdi.
Yatırımcıların Suriye'ye gidişlerini kolaylaştırmak için orada fuarlar yapılmasının yanı sıra organize sanayi bölgelerindeki yatırımlar konusunda Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı ile koordinasyon içinde olduklarını belirten Bolat, hem Türkiye'de hem de Suriye'de toplantılar gerçekleştirdiklerini söyledi.
Bolat, iç savaş öncesi iki ülke arasında sanayi ürünlerini kapsayan bir Serbest Ticaret Anlaşması olduğunu, savaş nedeniyle bunun uygulanamaz hale geldiğini anımsatarak, 'Devrimden sonraki yeni Suriye hükümeti ve yönetimi döneminde ekonomik ilişkilerimizin bir hukuki zemine oturması için Türkiye-Suriye Ekonomi ve Ticaret Ortak Komitesi (JETCO) mekanizmasının kuruluşu önemliydi. Bunu devrim birinci yılını doldurmadan gerçekleştirdik.' dedi.
Aynı zamanda Suriye ile geniş kapsamlı bir Ekonomik İşbirliği Anlaşması'nın istikşafi görüşmelerini başlattıkları bilgisini veren Bolat, ülkenin savaş dönemindeki kayıplarını telafi etmesi için hızlı şekilde yatırımlara ihtiyacı olduğunu, bu noktada da Türk müteşebbislere kucak açtıklarını ifade etti.
Bolat, Suriye ile ortak gümrük komitesinden standartlara uygunluğa kadar birçok alanda mutabakat anlaşmaları imzaladıklarını, Türkiye Odalar ve Borsalar Birliğinin (TOBB), Serakib kentinde büyük bir organize sanayi bölgesi hazırlığına başladığını bildirdi.
Sınır bölgelerinde ortak endüstri bölgesi oluşturma konusunda müzakerelerin devam ettiğini vurgulayan Bolat, şöyle konuştu:
'Özellikle Suriye'nin kuzeydoğusunun bu yılın başında istikrara kavuşmasıyla beraber Nusaybin ile Kamışlı arasındaki gümrük kapımızın açılması konusunda biz hazır olduğumuzu Suriyeli mevkidaşlarımıza ifade ettik. Her türlü hazırlığımız var, bir an önce o kapıyı da açabiliriz. İslahiye Gümrük Kapısı'nın açılması konusunda hazırlıklarımız tam. Gaziantep Valiliğimiz, Büyükşehir Belediyemiz ve organize sanayi bölgemize, Suriye'deki eksik kısa bir demir yolu hattı konusunda da her türlü desteği vermeye hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum. İslahiye Gümrük Kapısı'nın en kısa sürede açılması müjdesini birlikte çalışıp verebileceğiz.'
Bolat, teknik işbirliği, kurumsal kapasitenin geliştirilmesi, eğitim, teknik danışmanlık hizmetlerinin verilmesi konusunda da anlaşma imzaladıklarını, gümrükler, yatırımlar, ulaştırma alanında büyük mesafeler aldıklarını anlattı.
Suriye'deki iç savaş öncesi kara yolu ile transit ticaretin çok yoğun olduğuna dikkati çeken Bolat, şunları kaydetti:
'15 Nisan'da Türkiye ile Suudi Arabistan arasında da Türk tır şoförleri için vize anlaşması yürürlüğe girdi. Böylece Türkiye'den giren bir kara yolu taşıma aracı, Suriye'yi geçip Ürdün, Suudi Arabistan ve bütün Körfez ülkelerine artık engelsiz giriş ve çıkış yapabiliyor. Yine Suriye, Irak'a giden transit ticaret için de önemli bir geçiş üssü konumunda. Bunlar artık pürüzsüz işlemeye başladı. Bundan sonraki süreçte Türkiye ve Suriye tır araçlarının en kısa sürede karşılıklı malları adreslerine taşımalarını bekliyoruz. Bu konuda ortak çalışmaya, koordinasyona da hazır olduğumuzu ifade etmek istiyorum.'
(Sürecek)




