İngiliz The Guardian gazetesinin haberinde, bu üs planı için bir sözleşme yapıldığı iddia edildi.
Habere göre, Barış Kurulu'nun bir organı olan Uluslararası İstikrar Gücü'nün (ISF) personelleri için 5 bin kişilik olarak tasarlanan üs 1400 metreye 1100 metre alana sahip olacak.
Tamamı dikenli tel ile çevrilecek üste; gözetleme kulesi, atış poligonu, askeri teçhizat deposu ve bir askeri karakolun aşamalı şekilde inşa edilmesi öngörülüyor.
Üs, İsrail'in iki yıldan uzun süre devam eden bombardımanının ardından yerle bir edilen Gazze Şeridi'nin güneyinde inşa edilecek. Bir kaynak, bu bölgenin uluslararası inşaat şirketlerinin görevlilerinden oluşan küçük bir grup tarafından incelendiğini söyledi.
Üs planı için yapılan sözleşmede; yüklenicinin, yeraltındaki boşlukları ve tünelleri tespit etmek için sahanın incelemesini yapacağı, insan kalıntıları veya kültürel eser olduğundan şüphelenilen bir durumda o bölgedeki tüm çalışmaların derhal durdurulacağı kaydedildi.
Trump yönetimi yetkilisi ise askeri üs sözleşmesi hakkında konuşmayı reddederek, 'Başkanın da söylediği gibi, ABD askerleri bu topraklara ayak basmayacak. Sızdırılan belgeler hakkında konuşmayacağız.' ifadelerini kullandı.
Birleşmiş Milletlere (BM) göre, ISF, Gazze'yi güvenli hale getirmek, bölgede barışı ve sivilleri korumak ile oluşturulacak Filistin güvenlik güçlerini eğitmek ve desteklemekle görevlendirilecek.
İsrail'in ateşkesi bozarak yeniden saldırılara başlaması durumunda ISF'nin nasıl bir müdahale kuralına göre hareket edeceği ve İsrail'in Gazze'nin yeniden inşasına devam etmek için şart koştuğu Hamas'ın silahsızlandırılması konusunda ne tür bir rol üstleneceği ise belirsiz.





