Büyükelçi Yıldız, "Denizcilik alanında su yollarının güvenliği ve korunması" başlığıyla toplanan BM Güvenlik Konseyi'nde konuştu.
Türkiye'nin deniz güvenliğine, seyrüsefer özgürlüğüne ve denizde hukukun üstünlüğüne büyük önem verdiğini belirten Yıldız, "Türkiye, seyrüsefer özgürlüğünün ve deniz güvenliğinin sağlanmasının, devletler arasında sürekli işbirliğini gerektiren uluslararası bir çaba olduğuna inanmaktadır." dedi.
Yıldız, ABD/İsrail-İran Savaşı sonucu Hürmüz Boğazı ile ilgili durumun tüm dünyaya seyrüsefer özgürlüğünün kritik önemini hatırlattığına değinerek "Türkiye, ateşkesin sağlanması ve sürdürülmesi ile diyalog ve diplomasi yoluyla gerilimin azaltılması için yoğun çaba sarf etmektedir." ifadesini kullandı.
Türkiye, Pakistan, Mısır ve Suudi Arabistan tarafından başlatılan ortak girişimlerin, müzakerelerin başarısının yolunu açmada önemli rol oynadığını söyleyen Yıldız, ancak bölgedeki mevcut durumun, özellikle Hürmüz Boğazı'ndaki ablukayla bağlantılı olarak, deniz güvenliği de dahil olmak üzere ciddi sonuçlar oluşturduğuna işaret etti.
Büyükelçi Yıldız, "Hürmüz Boğazı'nda istikrarın korunması ve deniz güvenliğinin sağlanmasına yönelik çok taraflı çabalar hayati önem taşımaktadır. Bu bağlamda, sorunun kök nedenlerine yönelik diplomatik çabalara öncelik verilmelidir." diye konuştu.
Uluslararası hukuka uygun olarak Hürmüz Boğazı'nda seyrüsefer özgürlüğünün yeniden sağlanması gerektiğini belirten Yıldız, Hürmüz Boğazı'nın "jeopolitik bir araç olarak kullanılmaması" gerektiğini vurguladı.
Boğazın hukuki statüsüne yeni kısıtlamalar getirme veya yeni bir düzen kurma girişimlerinin gerçekçi olmadığını ifade eden Yıldız, Türkiye'nin bu süreçte üzerine düşen rolü oynamaya tam olarak kararlı olduğunu kaydetti.





