Orta doğu’da artan jeopolitik gerilim ve Hürmüz Boğazı’nın taşıdığı risklerin küresel enerji arzı üzerinde ciddi bir baskı oluşturduğuna dikkat çeken Alpay günlük yaklaşık yirmi milyon varil petrol akışının gerçekleştiği bu hatta ki her aksamanın enerji fiyatlarında sert yükselişlere neden olduğunu, bunun da beraberinde cari açık ve enflasyon tehdidini getirdiğini ifade etti.
Petrol de ki her yüzde onluk artış cari açığa dört milyar dolar etki ediyor
Mevcut krizi Türkiye açısından değerlendiren Alpay ‘’ Türkiye ekonomisi açısından bir değerlendirme yaptığımızda petrol fiyatlarında ki her on dolarlık artışın cari açığımıza dört ile beş milyar dolar civarında bir ek yük getireceğini öngörüyoruz. Bu durum dış finansman ihtiyacını tetikleyebilir ve en nihayetinde makroekonomik dengeler üzerinde çok ciddi baskılar oluşturabilir. Ayrıca, enerji fiyatlarında ki artışın son dönemde düşüş trendine yaklaşan enflasyon verilerimizi de olumsuz yönde etkilemesi muhtemel. Her on dolarlık artışın enflasyona yüzde bir ile bir buçuk puan arasında etki edeceğini hesap ediyoruz. Buna kur etkisinin eklenmesi halinde enflayonist baskıyı daha güçlü hissedebiliriz . Jeopolitik risklerin artmasıyla birlikte Türkiye’nin risk primlerinde yükseliş gözlemlenmesi halinde bu durum sermaye akımlarını sınırlayabilir ve döviz üzerinde ilave baskı oluşturabilir. Kur geçişkenliği de dikkate alındığında bu durum fiyat istikrarı açısından çift yönlü bir risk doğurabilir. Özellikle reel sektör tarafında yoğun üretim yapan sanayi kollarının bundan zarar görmesi ile birlikte artan maliyetler Türkiye’nin bu alanda ki rekabet gücünü zayıflatabilir dedi.

Bu tablodan çıkarılacak çok ders var
Yaşanan süreçte Türkiye açısından çıkarılacak çok ders olduğunu belirten Alpay, ‘’ mevcut süreç aynı zamanda ülkemiz için stratejik fırsatları da barındırıyor. Enerji arzı güvenliğinin yeniden ve güçlü bir şekilde gündeme geldiği bu dönemde , yerli ve yenilenebilir enerji yatırımlarını hızlandırmamız , enerji verimliliği politikalarını güçlendirmemiz gerekiyor. Bu bağlamda Türkiye’nin bölgesel enerji merkezi olma yönünde ki hedeflerinin desteklenmesi büyük önem taşıyor. Türkiye’nin güçlü üretim alt yapısı, stratejik konumu ve dinamik iş dünyası sayesinde bu küresel dalgalanmayı fırsata çevirebilecek bir iradeye sahip olduğuna yürekten inanıyoruz ‘’ diyerek sözlerini sonlandırdı.





