0

Türkiye, bir kez daha, terör ve şiddet sarmalının içine savruldu. Doğu ve Güneydoğu'nun farklı illerinden gelen şehit haberleri, yüreklerimizi dağlıyor. Öfkemiz biraz daha kabarıyor. Ve her gün biraz daha ölüyoruz.

Ortadoğu'nun trajedisi olan Kabil'in mirası, Türkiye'de kendini göstermeye başladı. Bu lanet miras; kan, ölüm, gözyaşı, feryatlar ve hiç bitmeyecek sancılar doğuruyor. Kısacası, kardeşliğimiz, kapanmayacak yaralara gebe…

PKK Vesayeti Bitecek!

Son dönemde okuduğum kitaplardan birisi, casusluk romanlarının ünlü İngiliz yazarı John Le Carré'nin Aranan Adam'ı… Gençliğinde diplomat ve istihbaratçı olan Carré şöyle diyor; "Soğuk Savaş'ın sona ermesiyle eski casusluk yöntemleri tarih oldu... Artık sahnede kuralları belirleyen yeni bir oyuncu var: Terör. Eğer bu korkunç düşmanla baş etmek istiyorsanız siz de en az onun kadar acımasız olmak zorundasınız."

Carré'nin bıraktığı yerden devam edelim; Eğer PKK gibi küresel bir düşmanla baş etmek istiyorsanız; önce onun kadar acımasız olmak zorundasınız. Belirtmeliyim ki; PKK'nın taşeronluğunu yapmış olduğu kirli savaş'ın nedeni Kürtlerin hakkını savunmak değil, olamaz da. Devlet'in başlatmış olduğu Çözüm Süreci'ni dinamitleyen PKK'nın bizzat kendisi oldu. Oysa bu proje ile beraber Kürtler, devletin ve bu toplumun asli unsuru olmaya oldukça yaklaşmışlardı. Atılan adımlar, Türklerin ve Kürtlerin kardeşliğini pekiştirecekti. Toplumsal barışın inşasına da oldukça yakındık. Her nedense, fitilini PKK'nın tutuşturduğu bu savaş, barışı sakatladı. Barış, tıpkı Amerikalıların Hiroşima ve Nagazaki'ye atmış oldukları atom bombasının altında kaldı, can çekişiyor. Bu kirli savaşın sorunlusu artık, PKK'dır, KCK'dır, HPG'dir, YDG-H'dir.

Terörün Geçek Amacı…

Kimse devleti, askeri, hükümeti veya iflah olmaz muhaliflerin tanımlamasıyla Saray'ı suçlamasın. Saray'ın ya da devletin tek hatası, Çözüm Süreci'nde gösterilmiş olan istihbarat zafiyetidir. Bu zafiyet, toplumun güvenliğini ve huzurunu zedelemiştir.

Unutmamalıyız ki, terör'ün amacı sadece öldürmek değildir; terörün gerçek amacı, kaos ve korku yaratarak siyasal istikrarı bozmaktır. Amaç, Türkiye'nin gücünü ve kaynaklarını başka hedeflere yönlendirmesini engellemektir. Siyaseti ve seçilmişleri, itibarsızlaştırmaktır.

Teröre Rağmen…

Soğuk savaş sonrası siyasetin ve stratejilerin yeni manivelası, terör olmuştur. Soğuk savaş döneminin sona ermesi ile birlikte küresel dünyaya ve pazara açılan devletler ekonomik standartlarını yükseltirken, Türkiye, ekonomik sermayesini terörle mücadele için tüketmek zorunda kalmıştır. Sonuçta terör, zayıf ve bölünmeye yüz tutmuş bir ülke ortaya çıkarmıştır. Farklı kimlik ve benlikler… Ayrılıklar…

İç ve dış politikada güçlü, aktif bir ülke yerine, çoğunlukla terör sorunlarını çözmeye çalışan, kendi misakı milli sınırlarına hapsolmuş bir Türkiye ortaya çıkmıştır. Son dönemde kırılmaya başlayan zincir, böylesi bir hikayenin ürünüdür. Her şeye rağmen, yapılması gereken; kardeşliği inşa etmek, barışı kurmak ve geçmişin hatalarına dönmemektir.