ABD medyasındaki haberlere göre, 1955 yılında Jim Crow yasalarına karşı gelmesiyle tanınan Colvin, ABD'nin Texas eyaletinde hayatını kaybetti.
Haberlerde, Colvin'in ölüm nedeni olarak herhangi bir sağlık sorunundan bahsedilmedi.
Colvin, Alabama eyaletinin Montgomery kentinde 1955'te ırk ayrımcılığı uygulanan bir otobüste beyaz bir kadına yer vermeyi reddederek sivil haklar hareketini ateşleyen insanlardan biri olarak akıllarda kaldı. Colvin'in ardından yine Montgomery'de, Rosa Parks adlı kadın aynı eylemde bulunmuştu.
Siyahilere karşı çıkarılan yasaya karşı çıktı
Jim Crow yasaları kapsamında, otobüslerdeki koltuklar ırklara göre ayrılmıştı. Siyahi yolcular arka koltuklara oturmak zorundaydı ve beyazlar için ayrılan bölüm dolduğunda, şoför siyahi yolcuların koltuklarını boşaltmalarını isteyebiliyordu.
Buna ek olarak, siyahi yolcuların beyaz yolcularla aynı hizada oturmalarına da izin verilmiyordu, bu da beyazların yanında boş koltuklar olsa bile siyahilerin arkaya geçmeleri gerektiği anlamına geliyordu.
Otobüs şoförü, 2 Mart 1955'te henüz 15 yaşındayken Montgomery şehir otobüsüne binen Colvin ve yanındaki diğer üç siyahi yolcuya yerlerini değiştirmelerini söyledi ancak Colvin oturmaya devam etti.
Şoförün polisi aramasının ardından Colvin polisler tarafından gözaltına alındı ve huzuru bozmak, ayrımcılık yasalarını ihlal etmek ve bir memura saldırmakla suçladı.
Daha sonrasında Rosa Parks'ın da avukatlığını yapacak Fred Gray'in kendisini mahkemede temsil ettiği dava sonucu Colvin, para cezası ve denetimli serbestlik cezalarına çarptırıldı.
Colvin, bir gazeteye 2009'da verdiği röportajda, Montgomery'deki siyahi orta sınıfın desteğini kazanmak için 'ten renginin çok koyu ve çok fakir olduğu' gerekçesiyle yerel sivil haklar liderlerinin kendisinin ayrımcılığın sembolü olarak gösterilmesini istemediklerini söylerken annesinin de yaşadığı bu olay konusunda konuşmaması için kendisini tembihlediğini anlatmıştı.
Parks da Montgomery'de 1 Aralık 1955'te bindiği otobüste, beyazlara ait bölümde yer bulamayınca kendisinden yer isteyen bir beyaza, kalkmayarak karşılık vermişti.
Kalkmayı reddeden Parks'ın tutuklanmasını protesto eden siyahiler bir yıldan fazla süre otobüslere binmemişti. Amerikan Federal Mahkemesi, bu kararlı eylem üzerine otobüslerdeki siyah-beyaz ayrımı uygulamasını yasaklamıştı.
Parks'ın yer vermeyi reddedişi, ABD'de siyahi direnişin milatlarından biri kabul ediliyor.




