Alman basını, Türkiye’nin savunma sanayiinde gerçekleştirdiği büyük teknolojik sıçramayı ve ürettiği yerli sistemleri manşetlerine taşımaya devam ediyor.
Almanya’nın önde gelen gazetelerinden WELT, Berlin yönetiminin Türk yapımı uzun menzilli füze sistemleriyle yakından ilgilendiğini çarpıcı detaylarla aktardı.
Tomahawk planı askıya alınınca gözler Türkiye'ye çevrildi
Yayınlanan habere göre Almanya, ABD’nin Tomahawk seyir füzesi planını askıya almasının ardından hızla alternatif arayışına yöneldi. Bu kapsamda, Türkiye’nin geliştirdiği 6 bin kilometre menzille sahip olan "Yıldırımhan" kıtalararası balistik füze sistemi ile "Tayfun Blok-4" hipersonik füzesi Alman hükümeti tarafından değerlendirmeye alındı. Olası bir anlaşmanın Temmuz ayında Ankara'da yapılacak NATO Zirvesi duyurulabileceği belirtildi.
Savunma uzmanları, "Yıldırımhan" füzesinin NATO içinde yalnızca sınırlı sayıdaki ülkenin sahip olduğu bir kapasiteye yaklaşması nedeniyle Berlin'de dikkat çekici bulunduğunu belirtiyor.
WELT’e konuşan Türk savunma uzmanları da Türkiye’nin özellikle uzun menzilli füze teknolojilerinde stratejik bir aşamaya ulaştığının altını çizdi.
Öte yandan, Roketsan tarafından geliştirilen Tayfun Blok-4 hipersonik füzesinin seri üretim aşamasına geldiği, sistemin fırlatma araçlarının ise halihazırda üretildiği kaydedildi.
KAAN ve Bayraktar İHA'ları da Avrupa'nın markajında
Analizde, Türk savunma sanayiinin başarısının sadece füze sistemleriyle sınırlı olmadığı ifade edildi. Özellikle Bayraktar insansız hava araçlarının (İHA) Ukrayna savaşındaki sahadaki etkisinin dünya çapında büyük dikkat çektiği vurgulandı.
Bununla birlikte, Türkiye'nin milli savaş uçağı KAAN projesinin de Avrupa’da ciddi bir ilgi uyandırdığı; Türk Havacılık ve Uzay Sanayii’nin (TUSAŞ) İngiliz BAE Systems ile yürüttüğü bu projeye İspanya’nın da yoğun ilgi gösterdiği aktarıldı.
"Vazgeçilmez bir güvenlik gücü"
Alman gazetesi, bu hamlelerle birlikte Türkiye'nin Avrupa’nın güvenlik mimarisinde giderek daha kritik bir aktör haline geldiğini yazdı. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın uzun süredir Türkiye’yi küresel ölçekte “vazgeçilmez bir güvenlik gücü” konumuna taşımayı hedeflediği değerlendirmesine yer verildi.
Ankara-Berlin hattındaki bu savunma iş birliğinin, iki ülke ilişkilerinde yalnızca askeri değil, aynı zamanda uzun vadeli stratejik ve siyasi sonuçlar doğurabileceği de belirtiliyor.





