Birleşmiş Milletler İklim Değişikliği Çerçeve Sözleşmesi Taraflar Konferansı 31. Oturumu'na (COP31) ev sahipliği yapacak kentte, kalıcı eserlerin bırakılması için de çalışmalar başlatıldı.
Valilik koordinasyonunda, denizleri ve kıyıları korumak, kirliliği kaynağında önlemek ve çevre bilincini artırmak amacıyla "Antalya Mavi Akdeniz İnisiyatifi" hazırlandı.
Uzun soluklu bir çevre ve şehir hareketi olan eylem, kısa sürede tüm kurumlar tarafından benimsendi. Gazipaşa'dan Kaş'a kadar olan kıyı şeridinde deniz ekosistemini ve su kaynaklarını tehdit eden kirlilik riskleri belirlenerek, engellemeye yönelik adımlar atıldı.
Deniz tabanında kalan ve avlanmaya devam eden hayalet ağları temizleme ile deniz altı biyolojik çeşitliliği ve yaşam alanlarını zenginleştirmek için yapay resifleri denizle buluşturma çalışmaları başlatıldı.
Sürdürülebilir tarım ve turizm hedefi
Vali Hulusi Şahin, COP31'de Antalya'da çevre hassasiyetine yönelik ne tür çalışmalar yapıldığını anlatmak amacıyla böyle bir yola çıktıklarını söyledi.
Antalya'nın önemli bir turizm ve tarım kenti olduğunu belirten Şahin, bunların deniz üzerinde önemli bir baskı oluşturduğunu kaydetti.
İnsanlar var oldukça ihtiyaçların da karşılanması gerektiğini dile getiren Şahin, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Tarım da turizm de ticaret de sanayi de olacak. Bunu çevreye zarar vermeden, tüketmeden nasıl yapabiliriz? İşte bu soruya Antalya nasıl cevap veriyor? Çıkış noktamız buydu. Antalya'da bu konuya kafa yoran ve yapmış oldukları faaliyetlerle sadece Türkiye'de değil, dünyada örnek olan firmalarımız var. Aslında COP31'de onları da tanıtmak istiyoruz. Öyle sanayi yapıyorlar ki yaptıkları sanayi bırakın çevreye zarar vermeyi çevreye katkı sağlıyor, örneğin karbondioksit çekiyor. Öyle seralar var ki suyunu tekrar tekrar kullanıyor, yağmur hasadı yapıyor. Öyle seralar var ki hiç ilaç kullanmıyor, sıfır ilaçla üretim yapıyor. Bu başarı örneklerini de dünyaya sunmak önemli."
Şahin, Antalya'nın turizmde de çok başarılı bir kent olduğunu ve burada da sürdürülebilirliğin sağlanması gerektiğini vurguladı.
"Mavi Akdeniz İnisiyatifi"nin bu alanlarda atılacak adımları içerdiğini belirten Şahin, "Çevreci turizm anlayışını ortaya koymak lazım. Netice itibarıyla turizmde en değerli varlığımız denizimizi satıyoruz, temiz denizimizi. Bununla da övünüyoruz. Dünyada en fazla mavi bayraklı sahili olan, plajı olan şehir biziz, 233 tane. Bununla gurur duyuyoruz. Bunu da anlatmamız lazım, bunu nasıl başardık, her şehrin başarabildiği bir konu değil." diye konuştu.
Derelerden taşınan atıklar için bariyer uygulaması
Çalışmaya başladıkça sorunları ve çözümleri daha iyi irdelemeye başladıklarını anlatan Şahin, deniz üzerinde dolaşan plastik atıklar, mikro plastikler gibi problemlerle karşılaştıklarını kaydetti.
Atıkların denize ulaşmasını engellemek istediklerini dile getiren Şahin, "Kara kaynaklı atıklar var, bunlar derelerle taşınıyor, bunların önünü kesmek için bariyer uygulaması yürütüyoruz. Çöp kapanları, deniz süpürgeleri ile çöp tutulacak, deniz altında birikmiş çöpler, sahiller, plajlar çeşitli kampanyalarla temizlenecek." dedi.
Vali Şahin, gençlerin, çocukların bilinçlenmesi için de çeşitli animasyon ve oyun faaliyetleri yürüttüklerini bildirdi.
Plastik atığı azaltmak ve temiz suya erişimi kolaylaştırmak için halka açık ücretsiz içme suyu istasyonları kurmaya başladıklarını belirten Şahin, sahillerde de "dumansız plaj" uygulamasını hayata geçirdiklerini sözlerine ekledi.




