Bahçeli'nin konuşmasından öne çıkanlar:

Milliyetçi Hareket Partisi daha güçlü bir devlet ve daha müreffeh bir toplum için milli birlik ve bütünlüğün tahkim edildiği barış ve huzurun egemen olduğu bir Türkiye'yi Cumhur İttifakı birlikteliğinde hayata geçirme gayretindedir.

Önümüzdeki günlerde yeni çalışma programlarıyla milletimize gidip daha çok gönle girmek için çaba göstereceğiz.

Emperyalist güçler, insani duyarlılıkları ve uluslararası kuralları yok sayarak ya da ortadan kaldırarak kendi imtiyaz ağlarını genişletme çabası içindedir. Teknolojik ve ekonomik hakimiyetin sağladığı üstünlükle hedef alınan ülkelerde etnik ve dini unsurlar, istikrarsızlaştırmanın en önemli araçları ya da iş birliği aktörleri olarak kullanılmaktadır. Maalesef bu gelişmeler Müslüman coğrafyaların adeta kaderi haline gelmiştir. Bölgemizde yaratılan nobranlığın, barbarlığın ve emperyalist heves ile emellerin önemli sebeplerinden biri de bundan yüz yıl önce kurgulanan, haritaların emperyalist masalarda çizildiği ve mazlum halkların sömürgeci canilere meze yapılmak istendiği Sykes-Picot düzeninin revize edilerek yeniden bölgemizde ve dünyada hakim kılınması arzusudur. Aktörler ve araçlar değişse de taraflar ve emeller hiç değişmemektedir.

Sağlık ve sosyal hizmetler aynı çatıda buluşacak
Sağlık ve sosyal hizmetler aynı çatıda buluşacak
İçeriği Görüntüle

İsrail bölgeyi cehenneme çeviriyor. Ortadoğu da bir rejim değişecekse o İsrail olmalıdır. Trump'ın Netanyahu'yu ve İsrail'i sınırlandırması zorunluluk halini almıştır. Savaşın uzamaması bir an önce ateşkesin sağlanması acil bir ihtiyaçtır.

Vahşi eli kanlı emperyalizmin ahlaksızlık örneklerini sergilemekten vazgeçmemektedir. Küresel dengelerin değiştiği bölgesel fay hatlarının hareketlendiği bir dönemden geçilmektedir.

İnsanlık unutulmuş batı değerler sistemi çökmüştür. Korkarım ki dünya gerilim sarmalına sürüklenmektedir. Bu gidişat hayra alamet değildir. Buna dur demek insanlık vazifesidir. Bu savaşın kazananı olmayacaktır.

Yakından takip ettiğimiz küresel krizlerin İran'la sınırlı olmadığı açıktır. Hiç kimse bizden Güney Kesimi'nin silaha boğulduğu bir dönemde Kuzey Kıbrıs'ı yalnız bırakmamızı, soydaşlarımıza yönelen tehditleri görmezden gelmemizi beklememelidir.

Unutulmamalıdır ki Kıbrıs bizim için alalade bir dış politika konusu değil milli bir dava vazgeçilmez bir egemenlik meselesidir.

Türk devletleri teşkilatının yeni bir ağırlık merkezi olarak bölgede barış huzur ve istikrarın tesisine önemli bir katkı sağlayacaktır.

Açıkça ifade etmek gerekir ki bu tablo tesadüf eseri ortaya çıkmış bir tablo değildir. Küresel kaynakları kontrol etme arzusunda olan yeni emperyalist anlayış krizleri derinleştirerek hakimiyet alanlarını genişletme çabası içindedir.

Böylesine ağır ve çok cepheli küresel tablo İsrail'deki bazı çevrelerin Türkiye'nin hedef olduğunu alenen dile getirdiği bir dönemde Türkiye'nin içeride güçlü dirençli ve kenetlenmiş olması tarihi bir zorunluluktur. Ülkemiz bu çalkantılı dönemden büyüyerek çıkacak, huzurlu bir dünyanın neşhet etmesinde de hizmet edecektir.

Muhabir: Zülal Ceylan