Kahraman Ordumuz Suriye'de başarılı bir operasyon başlattı. Barış Pınarı adı verilen bu harekatla Şanlı Mehmetçiklerimiz Türkiye düşmanı teröristleri önüne katıp etkisiz hale getirdi. Bunun üzerine ABD başta olmak üzere çeşitli ülkeler harekatı durdurmak için harekete geçtiler. Tekliflerinde; terör örgütünün çekilmesi için baskı yapacaklarını ve Türkiye'nin isteklerinin kabul edileceğine dair taahhüt söz konusuydu.
Kısacası harekatı başlatırken hedeflediğimiz tüm isteklerimiz kabul oldu. Türkiye yine de emin olamadı, anlaşma şartlarına uyup uyulmadığını görmek için terör örgütüne 120 saat süre tanıdı. Eğer söz verildiği gibi yapılmaz, sınırımızdan çekilmezse harekat kaldığı yerden devam edecekti.
Yani ülkemizin tam bir zaferi söz konusuydu. Terör örgütü yandaşları sınırımızdan 30 km öteye püskürtüldü, araya Suriyelilerin Türkiye güvencesiyle huzur içinde yaşayacakları tampon bölge kurulacak. Dolayısıyla YPG, PYD gibi terörist çeteler bize yakın olamayacaklar.
Türk milleti adına mutlu olunacak, iftihar edilecek bir başarı var ortada.
Şaşırdığım husus ise şu: Türk Ordusu hudutlarımızı korumak maksadıyla Suriye'ye girmeye mecbur kaldığında 'savaşa hayır' diyerek bu harekatı baltalamaya çalışanlar gariptir ki şimdi de 'Türkiye ABD'ye teslim oldu' veya 'teröristlerle masaya oturuldu' diye ateşkes anlaşmasına karşı çıkıyorlar. Bunları memnun etmek mümkün değil.
Sayın Cumhurbaşkanımız bu gerçeği şu sözlerle ifade etti:
"Ülkemiz, Barış Pınarı harekatıyla Suriye sınırımızda kurulmaya çalışılan terör koridoruna öldürücü darbeyi indirmiştir. Bunun yanında harekat, bölgemize yönelik emperyalist senaryoları da darmadağın etmiştir. Sahadaki gelişmeleri yakından takip ediyoruz. Dikkat edin terör örgütü ile anlaşmadık, Amerika Birleşik Devletleri ile anlaştık. Burada birileri saptırma yapıyor, öyle bir şey yok. Güvenlik bölgesini koruma altına alacağız. Planlarımız tamam, adımlarımızı da buna göre atıyoruz. Kimsenin gözünün yaşına bakmayacak, son teröristi de bölgeden temizleyene kadar mücadelemizi sürdüreceğiz."
İnanın bu bahsettiğim tiplerin yaptıkları ülkemiz menfaatini korumak veya barış taraftarlığı değil. Bunların amaçları Türkiye ve özellikle Tayyip Erdoğan düşmanlığıdır.
İstiyorlar ki güzel ülkemiz hiç rahat yüzü görmesin. Göstergeler kötüye gitsin. Ama inşallah arzuladıkları olmayacak.