0
Önce "Üniversite bilim yuvasıdır ne işi var başörtüsünün orada?" dediler? Anlatamadık. Evet üniversite bilim yuvasıdır, en azından temenni ediyoruz, doğru ama başını kapatmak bilime neden engel olsun?
Siyaseten yenilene kadar bağırıp durdular. Şimdi üniversitelerde başını kapatanlar da var açanlar da var. Bilim yuvasındaki bilim ne arttı ne eksildi. Dün neysek bu gün de oyuz.
Bu gün kimse başını kapatınca bilim eksik oluyor veya engelleniyor demiyor. Başını açınca da Einstein olmuyorsun. Bu ilkel düşünce ile uğraşmak bilimin, barışın ve medeniyetin önündeki en büyük engeldir bilmiyorlar.
Sonra devlet memurlarına kıyafet özgürlüğü istendi, "Türkiye demokratik laik bir ülkedir" kamu görevlisi olacak kişiler elbette başını açmalı dediler. Yine anlatamadık. Başını kapatmak isteyenlerin de en az açmak isteyenler kadar hakkı olduğunu anlamak istemediler.
Anladık ki bu düşüncede olanlar laik olabilirler ama demokratik laik hiç olamazlar. Aslında laik de olamıyorlar olsa olsa "militan laikçi" olabilirler.
Bu gün de aynı ilkel akıl yürütme şeklini sürdürüyorlar. Polisler nasıl başı kapalı olabilir? Başı açık insanlar nasıl güvenecek bunların adaletine? Neden? Çünkü başını açan polis, hakim ve bilumum kamu görevlisi devlet adına oradadır ve herkese eşit mesafede bir giyim tarzına sahip olmalıdır, diyorlar. Mantık bu.
Birincisi devlet görevlisinin başının açık olması gerektiği hangi evrensel hukuk, ahlak veya felsefi ilkede var? Öyle bir şey yok elbette. Kendi ideolojik fantazilerini "evrensellik" olarak halka yedirmek istiyorlar. Yersen.
İkincisi, siz başı açık insanlar adına nasıl konuşabiliyorsunuz? Yani onların başı kapalı bir kamu görevlisine güvenmeyeceğini nereden çıkarıyorsunuz? Onlar pek ala şöyle düşünüyor olamazlar mı?
"Başın açık olmuş kapalı olmuş ne fark eder, görevini yaptıktan sonra beni ilgilendirmez."
Üçüncüsü bu akıl yürütme şeklinin tersine çevrilebileceğini düşündünüz mü hiç? Yani düşünmenin en basit şekli olan empati kurdunuz mu hiç? Başı kapalı insanlar başı açık insanların adaletinden şüphe etmiş olabilirler mi, diye?
Bu basit akıl yürütmeyi de beklemiyoruz sizden ki zaten bu bile gereksizdir. Çünkü adil olmayı böyle kategorize etmek yanlıştır.
Müslümanlar veya dindarlar adil olamazlar gibi kasıtlı ve ilkel bir düşünceyi dünyanın hiçbir yerinde dile getiremezsiniz Türkiye'den başka. İngiltere de laiktir ama uzun süreden beri başı kapalı Müslüman ve Sih polisler vardır.
Bunu dile getirmekten utanmayan siz Türkiye standartlı laikler ne laik olabilirsiniz ne de demokrat. Olsa olsa "militan laikçi" olabilirsiniz?
Türkiye'de adalet uzun süre daha sorunlu olacak gibi görünüyor. Sebebi ise sizin bu tepeden bakan kibirli bakışınızın ektiği ideolojik tavırdır. Herkes devlet aygıtını ele geçirmeyi ve bununla muhalifini dövmeyi tel siyasi ilke olarak kabul etmiş.
Bu zaafı bilenler de bir o tarafı bir bu tarafı devlete dövdürüyorlar. Bu intikam tutkusuyla devlet yönetilmektedir yüz yıldır.
Ne zaman biter? Bu ilkel, ayrımcı ve tepeden bakan anlayış kamu vicdanından silinene kadar bitmez.