Guterres, 20-28 Haziran tarihlerinde düzenlenen Londra İklim Eylemi Haftası kapsamında Bloomberg Philanthropies tarafından düzenlenen toplantının açılış konuşmasını yaptı.
Dünyanın halihazırda iklim ve enerji olmak üzere iki krizi aynı anda yaşadığını dile getiren Guterres, bu krizlerin birbirinden bağımsız olmadığını söyledi.
Guterres, her iki krizin de temelinde fosil yakıtlar olduğunu ifade ederek, 'İkisi de aynı çözümü gerektiriyor. Temiz enerjiye hızlı ve adil bir geçiş ve halihazırda iklim değişikliğinin zararıyla karşı karşıya olan toplumlar için uyum, dayanıklılık ve iklim adaletinde bir artış.' diye konuştu.
İklim felaketlerinin giderek daha sık, yıkıcı ve maliyetli hale geldiğini ve yaklaşan El Nino'nun sıcaklıkları daha fazla artırarak gıda ve su sistemlerini bozduğunu anlatan Guterres, dünya liderlerinin 10 yıl önce küresel sıcaklık artışını sanayi öncesi dönem ortalamasına göre 1,5 dereceyle sınırlandırmak amacıyla vardığı Paris Anlaşması'nı anımsattı.
Guterres, bilim insanlarının yıllık ortalama sıcaklıkların gelecek yıllarda bu eşiği aşacağını tespit ettiğini belirterek, 'Önümüzdeki görev, bu eşiğin aşılmasını sınırlamak, süresini kısaltmak ve sıcaklık artışını mümkün olduğunca hızlı şekilde 1,5 derecenin altına indirmektir. Her bir derece kesri ve anı önemli çünkü aşım ne kadar yüksek ve uzun sürerse, geri dönüşü olmayan değişiklikleri tetikleyen atmosferik dönüm noktalarını aşma riski o kadar artar.' uyarısında bulundu.
Orta Doğu'daki savaş borç, gıda ve kalkınma şoku yarattı
Öte yandan, Orta Doğu'daki savaş kaynaklı enerji krizinin de dünyada birçok ülke için borç, gıda ve kalkınma şoku yarattığını dile getiren Guterres, şöyle devam etti:
'Bu iki kriz, modası geçmiş bir kalkınma modelinin sınırlarını bir kez daha ortaya koydu. Fosil yakıtlarla çalışan, tek bir çatışmanın küresel enerji arzını altüst edebileceği ve tek bir darboğazın fiyatları fırlatabileceği bir model. Bu ayrıca, doğayı sınırsızmış gibi ve sonuçları düşünülmeden tüketilebilecek bir kaynak olarak gören bir model. Muazzam bir zenginlik yaratan ancak aynı zamanda eşitsizliği derinleştiren ve güvensizliği körükleyen bir model. Bu krizlere en az neden olanların en yüksek bedeli ödediği bir model. Çıkarılacak ders, bu modelin bir geleceğinin olmadığı. Uluslararası toplum, 2030 Sürdürülebilir Kalkınma Ajandası'nı kabul ettiğinde bu modelin sınırlarını fark etti. Dünya geri dönemez. İklim ve enerji krizini tetikleyen fosil yakıtlara dayalı bir sisteme daha fazla yatırım yapamayız. İyi haber şu ki, bu krizlerden net ve temiz bir çıkış yolumuz var. Yenilenebilir enerji kaynakları, dünyanın çoğunda en ucuz, en hızlı ve en ölçeklenebilir yeni elektrik kaynağı haline geldi.
Enerji bağımsızlığı, fosil yakıt bağımlılığı üzerine kurulamaz. Yenilenebilir enerji kaynakları, gerçek enerji güvenliğinin temel taşı. Ulaşım, binalar ve sanayide elektrifikasyonun artırılması, emisyonları azaltmanın ve ithal fosil yakıtlara olan bağımlılığı kırmanın en hızlı yollarından biri. Ekonomiler temiz elektrikle ne kadar çok çalışırsa, o kadar güvenli, dayanıklı ve rekabetçi hale gelir.'
Enerji güvenliği için 7 adım
Guterres, ekonomilerin temiz kaynaklarla enerji güvenliğini sağlayabilmeleri için 7 önemli adım sıraladı.
Bunlardan ilki olarak 1,5 derecenin üzerine çıkabilecek sıcaklık artışının boyutu ve süresini sınırlandırmak için daha acil adımlar atılması gerektiğini aktaran Guterres, üretici ve tüketici ülkelerin petrol ve gaz sektörü için yeni bir küresel standart belirlemeleri çağrısında bulundu.
Guterres, üretim değer zincirinin tamamında sıfıra yakın metan emisyonu standardı getirilmesi gerektiğini belirtti.
İkinci adım olarak mevcut enerji krizinin fosil yakıtlara bağımlılığı daha fazla artırılmadan çözülmesi gerektiğini ifade eden Guterres, Orta Doğu'daki savaşın birinci ayını da kapsayan ve petrol fiyatlarının yükseldiği yılın ilk çeyreğinde dünyadaki en büyük 8 fosil yakıt şirketinin 6,5 milyar dolar ek kar elde ettiğini bildirdi.
Guterres, hükümetlere bu şirketlere vergi uygulamaları çağrısında bulunarak diğer adımları şöyle sıraladı:
'Üçüncüsü, enerji talebi artmaya devam ederken, bu talebin en hızlı büyüyen kaynaklarından biri olan yapay zeka veri merkezleriyle yüzleşmeliyiz. Yapay zeka, iklim çözümlerini hızlandırabilir. Dördüncüsü, adil bir geçiş süreci sağlamalıyız. Bir diğer ve en önemli adım olarak insanları ve toplulukları iklim kaosunun şu anda hissedilen etkilerinden korumak için çok daha fazlasını yapmalıyız. Tüm bunlar, her iki krizin de gerektirdiği ölçekte, hızda ve adaletle sağlanacak finansmana ihtiyacı artırıyor. Son olarak da bilimi korumalıyız.'
Guterres, bu kapsamda dünyanın iklim eylemi açısından çok önemli bir dönemde olduğunun altını çizerek, temiz enerji, elektrifikasyon, düşen maliyetler, güçlenen hedefler ve fırsatlarla devam eden yenilenebilir enerji devriminin ülkeleri fosil yakıt piyasalarının dalgalanmalarından kurtarabileceğini aktardı.
Mevcut iki krizi 'kararlılık ve kalkınma hikayesine' dönüştürmek için önemli bir fırsat ve sorumluluk zamanı olduğunu dile getiren Guterres, 'İklim adaletine dayalı bir gelecek yazabiliriz. Şu an seçim yapmamız gereken bir an.' dedi.


