İsrail Terör Örgütü’nün, 2 yıl boyunca Gazze’de gerçekleştirdiği soykırım, tüm dünyada insanlığın vicdanını harekete geçirerek, İsrail yanlısı ürünlere karşı dalga dalga yayılan küresel bir boykot hareketi başlattı. Gazze'deki insani krizin oluşturduğu vicdan hareketi, Türkiye'de İsrail menşeli veya destekçi olan ürünlere yönelik boykot çağrılarını da güçlendirdi. Vatandaşlar, market raflarında İsrail bağlantılı markaları tercih etmeyerek Filistin halkına destek olmayı amaçladı. Bu süreçte, boykot edilen ürünlerin yerini doldurması beklenen bazı yerli markalardaki fiyat artışları yaşandığı yönünde tüketici şikayetleri de arttı.

Gazze'de devam eden soykırım sonucu yüz binlerce Filistinlini şehit olması veya yaralanması, Türkiye'de geniş çaplı protestolara ve ekonomik tepkilere yol açtı. Vatandaşlar, marketlerde İsrail bağlantılı ürünlerin raflardan kaldırılmasını talep ederken, boykot edilen markaların boşluğunu yerli alternatiflerin doldurması bekleniyordu.

“Şikayetvar” gibi dijital platformlarda ve sosyal medyada paylaşılan yorumlarda, boykot öncesi fiyatlara kıyasla yüzde 30 hatta yüzde 50'ye varan artışlar tespit edildi; örneğin, şekerleme, süt ürünleri ve bazı içeceklerdeki zamlar öne çıktı.

BÖYLE “YERLİ” MARKA OLUR MU?

Zamlı fiyatlarıyla tepki çeken bu markalar, genellikle "yerli ve milli" olarak konumlandırılıyor. Tüketicilerin tepkisi, boykotun amacına ters düştüğü yönünde yoğunlaşıyor. Boykot, İsrail politikalarına karşı ekonomik baskı oluşturmayı hedeflerken, bazı yerli markaların bu boşluktan yararlanarak fiyatları yükselttiği algısı hâkim. Eleştirilerde, kriz dönemlerinde fırsatçılık yapıldığı, halkın vicdanının sömürüldüğü belirtiliyor. Benzer durumlar geçmişte deprem ve pandemi gibi krizlerde de yaşanmıştı; ev kiraları, erzak ve temel ihtiyaç maddelerinde ani zamlar kaydedilmişti.

Trump bazı gelişmiş çiplere tarife getirdi
Trump bazı gelişmiş çiplere tarife getirdi
İçeriği Görüntüle

CUMHURBAŞKANI ‘ALMAYIN’ DEDİ

Günümüzde Ticaret Odaları ve Esnaf Odaları, tüketici haklarını koruma ve adil rekabeti sağlama görevini üstleniyor olsa da, bazı kesimler bu kurumların sessiz kaldığını savunuyor. Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın fahiş fiyatlara karşı boykot çağrısı da bu bağlamda dikkat çekici. Erdoğan, vatandaşların “satın almama” gücünü kullanarak fırsatçılara karşı durması gerektiğini vurgulamıştı.

Özellikle, çikolata, gofret, şekerleme üreten çok meşhur bir marka, yine Anadolu’nun tam ortasındaki fabrikasıyla süt ve şeker ürünleri üreten bir marka ile padişah gibi isme sahip bir maden suyu markasının, boykot sürecinde ürünlerine yaptığı zamlar, büyük tepki çekti.

Kaynak: Haber Merkezi / Erdal Şimşek