0
CHP'de sular pek durulacak gibi değil. Gündeme her gün yeni bombalar düşüyor. Lider başka bir telden çalıyor, milletvekilleri başka bir telden… Bir parti ahenginden öte kakofoni hakim… Süreç, sancılı… Atmosfer puslu… Ahenk ve uyum hak getire… Strateji desen o hiç yok. Tutarsızlık diz boyu.
Önce CHP Konya Milletvekili Hüsnü Bozkurt AK Parti'yi eleştirmek için Kur'an'dan örnek verip, devamında bunun bir hata olduğunu "Kur'an'ın CHP'nin yolu olmadığını" söyleyerek gündeme gelmişti. Oysa çarşaf açılımı yapan da CHP'ydi, Kur'an Kurslarını ve tarikatları ziyaret eden de… "Din zehirdir. Türkiye'den dini tamamen atabilmek için bize 30 sene daha lazım" diyen de CHP'li, "CHP'nin yolu Rasulullah'ın yolu" diyen de…
Neyse, ensenizde boza pişirmeye niyetim yok, konuyu fazla dağıtmayalım; Bozkurt, bu açıklamalarla da yetinmedi; "16 Nisan'da %60-65 Hayır çıkacak. Ama evet çıksa bile yine Samsun'dan çıkarız ve sizi de yedi sülalenizi de İzmir'den denize dökeriz. Ortalığı yıkarız ama yine de devleti yönetmenize izin vermeyiz." Retoriğe bakınız; "Sizi de yedi sülalenizi de", "ortalığı yıkarız", "denize dökeriz." Gerçi "Bu ülkeye başkanlığı kan dökmeden getiremezsiniz" diyen genel başkanın patisindeki milletvekilinin ne söylemesini beklersiniz?
Aslında bundan daha da manidar olanı, Bozkurt'un kendi söyleminin parti tabanında karşılık bulduğunu söylemesiydi. Bu, CHP'li tabanın gittikçe toplumsal gerçeklerden kopmaya başladığını ve ötekileştirici bir siyasal dil geliştirdiğini gösterir. Neymiş; merdi Kıpti şecaat arz ederken sirkatin söylermiş.
Bunun yanı sıra, Bozkurt, nefret suçu işlemektedir. Toplumun bir kısmını diğerlerine kaşı kışkırtmakta ve bölünmeye hizmet etmektedir. Ayrıca hayır kararı ne kadar demokratik bir tercih ise evet de bir tercihtir. Sadece politik bir tercih…
Aslında "garipliklerin partisi" CHP'deki ilginçlikler bununla da sınırlı değil… Biliyorsunuz, 15 Temmuz gecesinde yaşanan darbe girişiminden sonra FETÖ mensupları; darbeyi tiyatro, komplo ve senaryo ile açıklamaya çalışmışlardı. Güya onlar işin içinde değilmiş. Benzeri bir açıklama da CHP'nin Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'ndan geldi. 15 Temmuz'da "Kontrollü bir darbe olduğu"nu savunan Kılıçdaroğlu, "TBMM'de darbenin deşifre edilmesini iktidar engelledi" diyerek görüşünü ispat etmeye çalıştı. İnsan sormadan edemiyor; madem Erdoğan tarafından kontrollü darbe yapılıyordu, sen nerdeydin? Sen çelik çomak mı oynuyordun? Neden kontrollü darbeye engel olmadın?
Aslında tüm bunlar, CHP'nin genetik kodlarının ifşasıdır. CHP, kuruluşundan itibaren halk ile savaşmaktadır. Millet ile kavgalıdır. "Halk için halka rağmen" mottosu da bunun ispatıdır. Bu kavga, CHP elistizminin sıradan halk ile olan kavgasıdır. CHP, bu milleti sadece seçim dönemlerinde hatırlıyor. Tabi ki bu da geçici… Tıpkı bir Alzheimer hastası gibi… Seçim biter ve CHP, halkı unutur. Durum budur.