Dervişoğlu, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda, adalet sistemini eleştirerek, kaçma şüphesi olmayan insanların tutuklu yargılandığını, yüzlerce yıl ceza istenenlerin serbest dolaştığını iddia etti.
İddiasını 'adalet değil, zulüm' olarak nitelendiren, zulmün ailelere uzandığını savunan Dervişoğlu, 'Ekrem İmamoğlu'na değil, ailesine yapılanlara bakın. Allah'tan reva mıdır? Siyaset, hesaplaşmayı aileler üzerinden yürüttüğü anda meşruiyetini kaybeder.' diye konuştu.
Kabine değişikliğine değinen Dervişoğlu, bütün bakanlıkların 'siyasi unsur' haline geldiğini, Cumhurbaşkanı'nın talimatlarını yerine getiren temsil makamından öte bir anlam ifade etmediğini ileri sürdü.
Dervişoğlu, 'Ana muhalefet partisine yönelik en büyük hukuki süreçleri yöneten bir ismin Adalet Bakanı olarak görevlendirilmesi, bu davaların siyasi yönünü de somutlaştırmış ve resmileşmiştir.' değerlendirmesini yaptı.
'Nüfus artış hızındaki düşüşe karşı daha fazla çocuk yapılması' söylemlerini de eleştiren Dervişoğlu, 'Diyorlar ki 'ey vatandaş, çocuk yap.' Tarımı bile isteye sıfır noktasına getirdiler. O çocuklar, nereden geldiği, nasıl yetiştirildiği belli olmayan zehir dolu sebze ve meyveyi mi yiyecek? Açlık sınırının altındaki maaşlarla mı o çocukların karnı doyacak?' ifadelerini kullandı.
'Benim dava arkadaşlarım burada...'
Kendilerine milliyetçilik dersi vermeye çalışanların söylediklerine değil, yaptıklarına baktıklarını dile getiren Dervişoğlu, şunları söyledi:
'Yaptığınız çağrılarla Türk milletinin ve Türkiye Cumhuriyeti'nin tartışılmazlarını, tartışma masasına yatırıp, tartışılır hale getirdiniz. İmralı canisinden, ulakları vasıtasıyla gelen mesajın her cümlesinin altına imza attınız. Meclis'i bir hainin ayağına yönlendirerek, devletle terör örgütünü eşitlediniz. Binlerce evladımızın katili alçağa, 'umut hakkı' adı altında özgürlük vadetmeye de devam ediyorsunuz. Şimdi soruyorum, siz neyin milliyetçiliğini anlatıyorsunuz, anlatırken utanmıyorsunuz?'
'Dava arkadaşı edebiyatının sonu geldiğini' söyleyen Dervişoğlu, 'Benim dava arkadaşlarım işte burada, senin dava arkadaşların da İmralı'da yatıyor.' diye konuştu.
Siyasetçilerin istifa ederek başka partilere geçmesine değinen Dervişoğlu, İYİ Partiden istifa edenlerin hiçbiriyle ilgili olumsuz beyanda bulunmadığını anlattı. Dış politikaya dair eleştirilerini dile getiren Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın, Mısır Cumhurbaşkanı Abdulfettah es-Sisi ile görüşmesine değindi.
Dervişoğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın, Mısır Cumhurbaşkanı Sisi'ye Togg hediye etmesine tepki göstererek, 'Siz o yerli ve milli otomobili, dilinizden düşürmediğiniz Rabia'nın ruhuna hançer olsun diye mi ürettiniz? Soruyorum size, nerede kaldı Rabia'nız?' dedi.
MHP'nin 57. kuruluş yıl dönümünü tebrik eden Dervişoğlu, 'Alparslan Türkeş'in kutlu mirasının bugünlere gelişine sevindiğimi ifade ediyor, layık ellerde yönetilmesi arzusunu da bir kere daha ifade ediyorum.' görüşünü paylaştı.
Dervişoğlu, ABD Başkanı Donald Trump'ın, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu'yu Gazze için oluşturulan Barış Kurulu'na davet ettiğini anımsatarak, Türkiye'nin Kurulun bir üyesi olduğunu ve Dışişleri Bakanı Hakan Fidan'ın Türkiye'yi Kurul'da temsil edeceğini dile getirdi. Dervişoğlu, 'Bu noktada iktidara açık ve net sorular soruyorum: Netanyahu bu toplantıya şayet katılırsa Türkiye ile İsrail aynı platformda birlikte çalışmış olmayacak mıdır? Bir dönem İsrail'e karşı siyasi ve ekonomik blokaj uyguladığını söyleyen iktidar, öbür yandan Netanyahu ile aynı masada mı oturacaktır?' ifadelerini kullandı.
'Böyle insanların İYİ Parti içinde yeri yoktur'
Dervişoğlu, Mihalgazi Belediye Başkanı Zeynep Güneş'in sosyal medyadan yapılan paylaşımla hedef alındığını anımsatarak, Güneş'i hedef alan sözleri partisinin üyesi yaptı diye sineye çekmeyeceğini vurguladı.
Aynı kişinin benzer provokatif eylemleri 27. Dönem İYİ Parti Erzurum Milletvekili Muhammet Naci Cinisli'yle alakalı da yaptığını ve kumpas kurmaya çalıştığını bildiren Dervişoğlu, bunu sonradan öğrendiğini anlattı. Dervişoğlu, şunları kaydetti:
'Böyle insanların İYİ Parti içinde yeri yoktur, gereği neyse onu yaparız. Bundan sonra da aynı şekilde muamele ederiz, herkes bunu iyi bilsin. Bunun üzerinde tepinmek isteyenler de buyursun istedikleri gibi tepinsinler. Bir insan, bir kadın, bir çocuk incindiyse, onu yapan 77 köyün yabancısı da olsa sorumluluk üstlenir ve ondan hesap sorarız. O densiz artık partimizden ihraç edilmiş ve defolup gitmiştir.'
Bir kadına yapılan hakaretin cezasını, onu kapı dışarı ederek gösterdiklerini belirten Dervişoğlu, 'Şimdi onlardan bekliyorum, Mustafa Kemal Atatürk'ün mübarek annesine hakaret edenlere ne yapacaklar göreceğiz.' dedi.




