0

Gökyüzü dolu dolu yağıyordu…

Pencereden yere düşen beyaz kristalleri izliyordum…

Gözlerim, hesaplı ve intizamlı yere indirilen doluyu izlerken, kafamın içi dopdolu idi…

Anlamaya, bütün iyi niyetimle empati kurmaya gayret ediyordum… Kısaca çokça celallenmiş, gözleri karartmış "Hayır"cı kardeşlerin yerine kendimi koymaya çalışıyordum…

Kendimi onların yerine koymaya çalışmak, sadece vücudumu değil, bütün ruhumu bile kaskatı etmişti…

Büyük bir suçluluk kaplamıştı kendi atmosferimi; etrafımı zifiri karanlık sarmıştı…

Olsun diyordum empati kurmaya devam ederken… Hadi bir süreliğine bende"Hayır" demiş olayım; o ruh haline devam edeyim…

Vicdanımdan kocaman bir feryat yükselerek, suratımı tokatlamaya başlamış, ayrıca avaz avaz bağırıyordu:

"Ulan! Ahanda onların dediği gibi Erdoğan tek adam olmaya, ülkeyi kendi menfaatine göre yönetmeye çalışıyor diyelim… O zaman neden bu alçak Bizans karşı, haçlılar karşı, vahşi Siyonizm karşı? Sırf onlar Erdoğan'ın karşısında olduğu için ve "Hayır" dediği için "Evet" demen, kendi insanına sahip çıkman, yanında olman gerekmez mi?

Yeri döverek yağan dolu, sanki vicdanımı bile kristal kristal dövüyor ve haykırıyordu:

"Haydi, Erdoğan kusurları olan biri diyelim... Dostluğu kalleş olan Almanya ve Avrupa'nın niyeti bozuk liderleri olmak üzere PKK'nın önde gelen karanlık ağızları, küffarın kucağındaki riyakar kardinal FETÖ'nün hayır dediğine nasıl sen "Hayır" dersin, aynı safta olursun? Küfrün katalogu olmaya, tanıtımına ve destek vermeye devam eden bir kısım gazeteler ve küffarın büyüleme penceresi olan bazı televizyonlar yırtınarak "Hayır" diyorlar… Bitmeyen yalanlar ve iftiralar ile Erdoğan'a ve milletin hizmetinde olan iktidara vurmaları bile senin "Evet" demen için yeterli olmuyor mu? Alçaklığın ve küfrün yeni kreasyonlarını tanıtan bu yazılı ve görsel bir kısım medya dışarının ittifak halindeki itleri yanında durup, Erdoğan'a saldırmaları ve "Hayır" demeleri senin gözünü açmıyor mu? Uyandıracak şamar olmuyor mu? Onlar sadece "Hayır" demiyorlar, mücadele veriyorlar; her koldan saldırıyorlar; bitmek bilmeyen öfke ile Müslümanların belini kırmaya çalışıyorlar…"

İşte bu suratıma gelen avaz avaz hakikatlerden ve bu kurduğum empatiden irkilerek kendime gelmiştim… Bir anlık "Hayır" deme düşüncesinin ağır yükü altında ezilmiştim... Benim ülkemin Liderine saldıran dünyanın katillerine ve çirkin insanlarına omuz vermiş olmamak için bile "Evet" demek yeterli idi…

"Hayır" demeyi düşünen kardeşlerim, özellikle genç arkadaşlarım:

Sizin "Hayır" demeniz sizin bileceğiniz... Sadece bütün küffarın ve alçak oluşumların "Hayır" dediğini unutmayın! Bu ihanet yapılarının ve arkasındaki kara merkezlerin "Hayır" demesi seni düşüncelere, vicdani hesaplara salmıyorsa ve mideni bulandırmıyorsa "Hayır" de!Anan sütü gibi helal olsun… Bilin ki; içerinin ve dışarının tüm hainlerinin "Hayır" dediği bir mesele bizim uyanmamız için yeterlidir… Sırf şerde ittifak halinde olan küffara tepki olarak "Evet" demek, bizim vicdani zorunluluğumuzdur…

Bu şerli yapıların, koru halinde "Hayır" demesi, hükümetimizin ve Sayın Erdoğan'ın bu millet için büyük bir nimet olduğu gerçeğini ortaya koymaya yetiyor artıyor bile…