Gazze'de zulmün görülmesine ve "dur" denmesine bu sahte medeniyet gölge ve engel. Kendini insanlığın zirvesi ilan eden modern dünya, azgın salyalarıyla mazlum Gazze etrafında bent olmuş; kuzuyu Siyonist canavarın parçalamasına göz yummuş. Sanki medeniyet, parlak ışıklı caddelerinden dünyaya kirli bir nara atıyor: Gece hayatımın, içkimin, sefamın, marka hayat yaşamanın, israflı sofralarımın devamı için, ahlaksızlığımın hükümranlığı için Gazze inim inim inlemeli, kan kusmalı, evleri denenmemiş bombalarla yerle yeksan olmalı. Kadınların, genç kızların yüksek topuklar giyinmesi, podyumlarda boy göstermesi, yüzlerine botoks yaptırıp sahte gülücükler üretmesi için Gazzelilerin yalınayak gezmesi, çocukların açlıktan avurtlarının çökmesi mi gerekiyor?.. Modernitenin vitrinleri süslensin diye, Gazze’nin sokakları kefenlerle mi süslensin?

Sanki bu ruhsuz modernizm, bu hayâsız bilim diyor ki: "Yeni bir aydınlanma yaşamak, çağ atlamakla kalmayıp uzaya atlamamız için tonlarca bomba ve zulmü Gazze'nin üzerine atmalıyız. İnsanlığın geri kalanını köleleştirmeden, kendi seçkin azınlığımıza sahte bir cennet inşa edemeyiz." Ruhsuz Batı, ikiyüzlü hukuk kurallarını arkasına alarak adeta Siyonist canavara fısıldıyor: "Bizim akıl sağlığımız ve konforumuz için, işkence ile Filistinlinin aklını almalısınız. Yetmez; evine, malına, tarihine konmalısınız."

Çünkü bu mekanik ve ruhsuz medeniyetin gizli yasası diyor ki: "Yeni icatların devam etmesi, Mars'ta hayatın aranması için Gazze'nin hayat damarları kesilmeli. H₂O'nun laboratuvarlarda kutsanması, laboratuvar patentlerinin korunması ve zenginlerin kana kana içmesi için bebeklerin kanı dökülmeli, ambulanslara bomba atılmalı. Suyun kaldırma, havanın itme gücü için Gazzeli masumların üzerine kahpece ölüm yağdırılması lazım... Atomun parçalanması, yerçekiminin devam etmesi, kapitalizmin çarklarının dönmesi ve ağaçların liberal dünyada meyve vermesi için Gazzelilerin soykırım yaşaması lazım. İki kere ikinin dört olmayı terk etmemesi, bu sömürü matematiğinin bozulmaması için Filistinli, Suriyeli çocukları kaçırıp iki böbreği, ciğeri, kalbi çalınmalı ve de Epstein adasında küçük kız çocukları küresel yamyamlara meze edilmeli."

Uçakların konforla uçması, internetin kesintisiz akması; eften püften bir telefonun yeni modeli için modern kölelerin geceden kuyruğa girmesi; o malum küresel kahve zincirlerinde sahte vicdan rahatlatmalarıyla değerlerin hiçe sayılması ve asla yerden ekmek kırıntısı toplayan, çamurlu çukurdan avucuyla su içmeye çalışan çocukların görünmemesi lazım... Medeniyet dedikleri, bu çamurlu çocukların çığlığını bastıran yüksek desibelli bir müzikten ibarettir.

Gazzeli çocuklar hiç normal bir yağmur görmediler, hiç ısıtan bir güneş görmediler. Yağmur yerine tepelerinden yağan kurşunlar, güneş yerine gecelerini alev alev yakan fosfor bombaları...

Gazzeli çocuklara bu dünyada sığınacak hiç gölge olmadı. Ama istisnaları hariç, kendi refahından başka din tanımayan sekiz milyar dünyalının—özellikle Amerika'nın—o devasa duyarsızlığı ve ruhsuzluğu üzerlerine kara bir gölge oldu. O gölge altında Siyonist canavar kudurdukça kudurdu; on binlerce masum bebeğin, çocuğun hayatının sonu, insanlığın ise ebedi utancı oldu.

Bugün Gazze’de unutulan şey sadece insanlık değil; bizzat insanlığın ruhudur. Modernitenin sahte ışıkları altındaki insanlık, mazlumun ahı karşısında kör ve sağır kaldığı müddetçe, inşa ettiği o "görkemli" medeniyet aslında kendi ebedi mezarıdır.

Damarlarında menfaat, duyarsızlık ve alkol dolaşan alçak medeniyet; damarlarında açlık, sefalet, ölüm ve sahipsizlik dolaşan Gazze'ye ölüm sessizliğinde sırt dönmüş.

Eğer bu zulme medeniyet dur demiyor ise ahlaksız fantezilerine yeni bir oyun katmış demektir. O da parçalanmış Gazze'nin mahzun çocuklarının bedenleriyle bir yapboz oyunu oynar gibidir. Evet, yıllardır Müslümanlar üzerinde bir yapboz oyunu oynanıyor. Ama bir gün ilahi adalet; o yapboza göz yumanlara ve o yapboz oyunu için bebekleri, çocukları parçalayan siyonist İsrail'e öyle bir yapboz yapar ki sesleri ebedî olarak kesilir.

Ve unutulmamalıdır ki; bebeklerin kanıyla dönen hiçbir çark, insanlığı saadete ulaştıramaz.

Son söz:

Gazze’de yaşanan zulmü durdurmadığınız sürece bize medeniyetten, insan haklarından, bilim ve teknolojiden dem vurmayın. Bu ikiyüzlülükle kurduğunuz cümleler, kirlettiğiniz ağızlara hiç yakışmıyor. Eğer medeni olduğunuza inanmamızı istiyorsanız, önce o ellerinizdeki kanı temizleyin ve insanlık için gerçekten kolları sıvayın.