0

Cumhurbaşkanı Erdoğan'a toplumun desteği her geçen gün yükseliyor. 15 Temmuz darbe girişiminden hemen sonra yapılan kamuoyu araştırmalarına göre, Erdoğan'a güven oranı yüzde 79… Yine saygın araştırma kuruluşlarından olan ORC'nin 8-9 Temmuz tarihinde yapmış olduğu çalışmada, "bugün cumhurbaşkanlığı seçimi olsa oyumu Erdoğan'a veririm" diyenlerin oranı yüzde 66…

Muhakkak, Erdoğan'ın darbe sürecinde ortaya koymuş olduğu liderliğin sonuçlara etkisi büyük. Ancak Erdoğan, 2002'den itibaren girmiş olduğu seçimlerin tamamını kazandı. Peki, Erdoğan neden başarılı bir siyasetçi? Erdoğan'ın başarısının sırrı ne?

Erdoğan Rasyonel Bir Siyasetçi…

Bunun ilk nedeni, rasyonelliktir. Erdoğan karizmatik bir liderden öte rasyonel bir siyasetçidir. Karizmatik lider gücünü; liderin kişisel özelliklerinden, kahramanlığından ve hatta kutsallığından alır. Ancak "karizmanın büyüsü" uzun sürmez. Örneğin, bir politikacı karizmatik etkisiyle veya ilahi lütufla üst üste 12 seçim kazanamaz. Karizmanın gücü buna yetmez. Erdoğan, karizmatik otoritesini rasyonelleştirme becerisi gösterebilen bir liderdir. Toplumun kamuoyu araştırmalarıyla nabzını tutması, söylemini revize etmesi, yeni siyasal taktikler geliştirmesi bu çabanın ürünüdür. Kısacası, Erdoğan'ın başarısı ilahi bir lütuf değil, rasyonel bir çabanın sonucudur.

Cesur ve Kararlı Duruş…

İkincisi, cesur ve kararlı duruşudur. Erdoğan'ın önemli özelliklerinden birisi, cesur, kararlı ve inatçı oluşudur. Tıpkı Atatürk gibi… Hatırlayınız; Cumhuriyetin kuruluş döneminde en önemli problemlerden birisi, Hatay sorunuydu. Hayatı boyunca "yoğurdu üfleyerek yiyen" İsmet İnönü, Atatürk'ün cesaret ve liderlik isteyen Hatay politikası ile hemfikir değildi; çekimserdi. Ancak Atatürk, hasta yatağından kalkar, çizmelerini giyer, cesareti ve kararlılığı ile de bu sorunu çözer. Bir de Erdoğan'ın 27 Nisan e-muhtırasındaki dik ve demokrat duruşunu ile 15 Temmuz gecesindeki cesaretini ve kararlılığını düşünelim. Konuşmasını farklı medya kuruluşlarında yayınlatma imkanına sahip olamayan Erdoğan, cesareti, kararlılığı ile Fetullahçı cuntanın planını altüst eder. Demokratik duruşu, rasyonel bir zihne sahip oluşu ve kararlılığı darbenin önüne set olur.

Bıçak Sırtındaki Siyasetçi…

Üçüncüsü, bıçak sırtında bir siyaset izlemesidir. Girdiği her seçimi kazanan Erdoğan, 2002'den itibaren değişik vesayet odaklarına karşı mücadele etmiştir. Askeri vesayeti zayıflatmış, medyadaki tek sesliliği yok etmiştir. Son olarak dinsel vesayet odağı olan Fetullahçı Terör Örgütü ile mücadele etmiştir. Bu siyasal hafıza, Erdoğan'ı bıçak sırtında siyaset yapmaya itti. Bundan dolayı Erdoğan ve AK Parti, sürekli diri kalmıştır. 2008 yılında kapatılmaktan bir oy ile kurtulan AK Parti, 2016 yılında darbe ile iktidardan uzaklaştırılmaya çalışılmadı mı?

Paylaşma ve Paylaştırma İlkesi…

Bir diğer neden, paylaşma ve paylaştırma ilkesidir. Toplum farklı istekleri, arzuları olan insanların oluşturduğu bir bütündür ve bunların aynı ölçüde yerine getirilmesi mümkün değildir. Bundan dolayı yüksek bir otoritenin, karar vermesi gereklidir. İktidar, kimin neyi, ne zaman, nasıl aldığını gösteren bir kurumdur. Bu anlamda siyaset, bir paylaşma ve paylaştırma hadisesidir. Ancak siyaseti basit bir paylaştırma hadisesi olarak görmek de yanıltıcı olabilir. Çünkü yüksek iktidar kurumları, sadece değerleri otoriter biçimde paylaştırmakla kalmazlar; aynı zamanda toplumun ihtiyaçlarını karşılamak üzere yeni değerler inşa eder. Erdoğan iktidarı süresinde Devleti toplum ile "paylaşmıştır".

Erdoğan'ın Topluma Kazandırdığı…

Bir diğer neden de Erdoğan ile beraber toplumun kazanmış olduğu özgüvendir. AK Parti ile beraber, sağlıktan ekonomiye, eğitimden siyasete kadar toplum genel bir iyileşme yaşamıştır. Bunun yanı sıra, dış politikada yaşanan değişim (sembolik bile olsa), Erdoğan'ın dik duruşu, topluma yeni bir özgüven aşılamıştır. Bu hamle ile Erdoğan toplum ile daha sahici ve duygusal bağ kurmuştur.

Erdoğan'ın başarısının sırrı bunlar olsa gerek…