0

Türkiye gündemi, 15 Temmuz darbe teşebbüsünün ardından FETÖ+NATO hainlerin tasfiyelerine yoğunlaşmışken, ülke gündemi Diyarbakır, Van, Hakkari ve Elazığ terör saldırılarına odaklan(dırıl)dı.

Yazıyı kaleme aldığım saatlerde, Elazığ'daki terör saldırısında 3 güvenlik görevlisi şehit oldu. 14'ü ağır, 146 yaralı var.

Bir süredir, ülkemizde ABD ve NATO direktifiyle FETÖ ve PKK aparatıyla ambargo, suikastler ve Alevi-Sünni, Türk-Kürt gerilimin yaşatılacağı yönünde toplumu bilgilendirmeye çalışıyoruz.

(Hatt-ı zatında Türkiye'de etnik, mezhep ve ideoloji temelli tüm kesimlerin, -son bir yılda- yaşanan olaylar karşısında sağduyulu hareket ettiğini görüyoruz. Dolayısıyla toplumda bir duyarlılık oluşması da olumlu bir gelişme).

Elazığ ve Van saldırıları, aslında hem bölge de mezhep temelli, hem de etnik temelli ayrıştırmaya yönelik bir eylemlerdir. Bu saldırıların perde arkasında ise 15 Temmuz süreciyle başlayan ordu, istihbarat, emniyet ve sivil bürokrasideki FETÖ+NATO'cuları ayıklamaya yönelik, kamuoyunda hedefi ıskalamayı amaçlayan bir algı operasyonu bulunmaktadır.

Çünkü Van ve Elazığ saldırılarından hemen önce, TUSKON üyesi işadamların gözaltına alınmaya başlandığı bilgisi alınmış ve işadamlarına yönelik de gözaltılar yapılmaya başlanmıştı. Bunun dışında Türk TV'leri her akşam FETÖ'nün sinsi planlarını açığa çıkaran yayınlar yaparken, FETÖ ile CİZVİT misyonerleri ve ABD arasındaki bağlar da ortaya çıkmıştı.

Bu bağlamda FETÖ'cülerin istihbarat desteği ile PKK, ülkenin stratejik ve siyasi açıdan kozmopolit vilayetlerinde eylemlerini arttırdı. Böylelikle kamuoyu, FETÖ'nün iç ve dış (NATO+ABD)bağlantılarından ziyade, terör olaylarına odaklanmış oldu.

Böylece, sivil ve askeri bürokraside yaşanan tasfiyeleri bir şekilde engellemek ve tasfiyelerin başında yer alanları (müsteşar-genel müdür) ahbap-çavuş ve makam-mevki ikbal kaygıları karşılığında satın alarak, sivil ve askeri bürokrasiye ayar verilmek istenmektedir.

(Oysa, yapılan tasfiyeler sırasında, anti-FETÖ'cüler karıştırılıyor diye eleştirilerimiz söz konusuydu. Demek ki FETÖ+NATO ittifakı, bir tane bile adamının tasfiye edilmesine tahammül etmiyor!)

15 Temmuz'un hemen ardından ABD Genelkurmay Başkanı'nın İncirlik ve Ankara ziyaretlerinden de anlaşılıyor ki ABD, Türkiye'den NATO askerlerinin hukukun korunmasına yönelik isteklerde bulunuyor! Türk devleti de tasfiyelerinden anlaşılacağı üzere kimseye müsammaa gösterilmeyecek.

Elazığ ve Van'da amaçlanan sadece ülkede istikrarına ve huzuruna yönelik bir saldırı olmadığı gibi FETÖ ve NATO güdümlü kişilerin de tasfiyesine bir şekilde engel olmak ve kamuoyunun odak noktasını değiştirmek yatmaktadır.

Tabi siz, yazıyı yukarıdan aşağı okuyuncaya kadar, Bitlis'te de bir patlama geldi. Maalesef 3 şehidimiz, 6 yaralımız olduğu yönünde haberler geliyor. Hedef olarak Türk-Kürt kardeşliğini seçmiş, ucu dışarıda, aparatları içeride birçok hain şebekeyle karşı karşıyayız.

Dilerim karar alıcılarımız, 15 Temmuz sürecinin sonrasını iyi yönetirler ve dik durmaya devam ederler. Aksi durumda telafisi güç olaylarla karşı karşıya kalabiliriz.