Sözcü Nebil Ebu Rudeyne yaptığı açıklamada, İsrailli yerleşimcilerin Mescid-i Aksa'ya yönelik artan baskınlarının ve İsrail polisinin koruması altında gerçekleştirdikleri Talmudik ayinlerin ciddi tehlike oluşturduğunu ifade etti.
Bu ihlallerin, İsrail'in işgal altındaki Filistin topraklarında yeni bir fiili durum dayatmaya ve Filistinli Müslümanların ibadetlerine yönelik kısıtlamalar getirmeye çalıştığını gösterdiğini belirten Ebu Rudeyne, söz konusu uygulamaların dünya genelindeki Müslümanların duygularını ciddi şekilde provoke ettiğini kaydetti.
Ebu Rudeyne, İsrail'in Mescid-i Aksa'yı zamansal ve mekansal olarak bölmeye yönelik girişimlerinin ve işgal altındaki Kudüs'teki tırmanışın, siyasi çatışmanın bölgenin güvenlik ve istikrarını tehdit edecek bir "din savaşına" dönüşmesi riskini artırdığını ifade etti.
Mescid-i Aksa'nın 144 dönümlük alanının tamamının bölünemez ve ortaklığa konu edilemez bir İslami ibadet mekanı olduğunu vurgulayan Ebu Rudeyne, "Kutsallara yönelik ihlaller kırmızı çizgidir ve ateşle oynamaktır." değerlendirmesinde bulundu.
Uluslararası topluma harekete geçme çağrısı
Ebu Rudeyne, İsrail hükümetini söz konusu provokatif politikaların yol açabileceği ciddi sonuçlardan tamamen sorumlu tutarak, uluslararası topluma, özellikle Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyine, Filistin halkına ve kutsal mekanlara koruma sağlayacak acil ve somut adımlar atma çağrısında bulundu.
İsrail makamlarının ihlallerini durdurması ve ilgili uluslararası kararlara uyması gerektiğini belirten Ebu Rudeyne, uluslararası toplumdan bu yönde harekete geçmesini istedi.
Filistin topraklarını gasbeden 1143 İsrailli, Yahudilerin "Sukot" (Çardaklar) Bayramı'nın ikinci gününde işgal altındaki Doğu Kudüs'te bulunan Mescid-i Aksa'ya İsrail polisinin yoğun koruması altında baskın düzenlemişti.





