Türkiye Yeşilay Cemiyetinin öncülüğünde hazırlanan “Türkiye Bağımlılık ve Çevre Araştırma Raporu” ile “Yeşilay Atık Sulardaki Psikoaktif Maddelerin Çevreye Etkisi Araştırması”nın sonuçları açıklandı. Araştırmada, bağımlılık yapıcı maddelerin çevre üzerindeki etkileri incelenirken biyolojik arıtma yapılan tesislerde bu maddelerin yüzde 82 ila 100'ünün sudan uzaklaştırılabildiği, bazı kalıntıların ise arıtma sonrasında da varlığını sürdürdüğü belirlendi.
Bağımlılığın yalnızca bireysel sağlık ve toplumsal yaşamla sınırlı bir sorun olmadığına dikkat çeken Yeşilay Genel Başkanı Mehmet Dinç, bu durumun doğal yaşam ve ekosistem üzerindeki etkilerinin de değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Dinç, bağımlılık yapıcı maddelerin insan sağlığının yanı sıra su kaynakları, biyolojik çeşitlilik ve çevre açısından da risk oluşturabileceğini belirterek bağımlılıkla mücadelede bilimsel verilerin önemine işaret etti. Bağımlılığın küresel ısınma, kirlilik ve doğal yaşamın korunması gibi konularla birlikte ele alınması gerektiğini ifade eden Dinç, çevresel zararların önlenmesi için kapsamlı politikalar geliştirilmesi çağrısında bulundu.
Atık su arıtma tesislerinde psikoaktif madde kalıntıları araştırıldı
Araştırma kapsamında Antalya, Adana, İzmir, İstanbul, Samsun ve Trabzon'un da aralarında bulunduğu illerdeki 7 atık su arıtma tesisi incelendi. Tesisler, farklı arıtma yöntemleri ve arıtılmış suların bırakıldığı ortamlar dikkate alınarak belirlendi.
Çalışmada tesislerin giriş ve çıkış sularından alınan örneklerde sentetik uyuşturucu türleri, alkolle ilişkili maddeler, nikotin ve kafein kalıntıları araştırıldı. Elde edilen bulgular, biyolojik arıtma uygulanan tesislerde incelenen maddelerin yüzde 82 ila 100'ünün sudan uzaklaştırılabildiğini ortaya koydu. Ön arıtma yapılan tesislerde ise maddelerin sudan uzaklaştırılma oranlarının oldukça düşük olduğu görüldü.
Araştırma ekibinde yer alan Çukurova Üniversitesi Su Ürünleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evşen Güzel, arıtma süreçlerinin çevresel risklerin azaltılmasındaki önemine dikkati çekti. Güzel, çevrenin bir bütün olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirterek suda yaşayan canlılardaki kalıntıların besin zinciri yoluyla insanları da etkileyebileceği konusunda uyarıda bulundu.
Yeşilay'dan çevresel etkilerin izlenmesi çağrısı
Mehmet Dinç, bağımlılık yapıcı ürünlerin üretiminden tüketimine ve atıkların bertaraf edilmesine kadar uzanan süreçlerin çevresel sonuçlarının dikkate alınması gerektiğini ifade etti. Dinç, bu alanda faaliyet gösteren endüstrilerin çevresel etkileri konusunda hesap verebilir olmasını ve ortaya çıkan zararların giderilmesinde sorumluluk üstlenmesini istedi.
Atıkların çevreye ulaşmasını önleyecek tedbirlerin alınması, çevresel etkilerin düzenli olarak izlenmesi ve su, atık, çevre ve sağlık verilerine dayalı erken uyarı sistemlerinin geliştirilmesi gerektiğini belirten Dinç, bağımlılıkla mücadele politikalarının çevrenin korunması ve iklim değişikliğiyle mücadele çalışmalarıyla bütünleştirilmesi çağrısında bulundu.
Dinç ayrıca bağımlılık kaynaklı çevresel zararların mevzuatta açık biçimde tanımlanması ve kuralları ihlal edenlere etkili yaptırımlar uygulanması gerektiğini kaydetti.




