0
Avrupa'nın önemli merkezlerinden Fransa, bir süredir ciddi bir sosyal hareketlilikle karşı karşıya. İktidardaki Sosyalist Partisi, hazırlamış olduğu işçi/iş yasasıyla işten çıkarmaları kolaylaştıracak ve daha az ücretle daha fazla çalışmaya zorlayacak bir yasayı, yürürlüğe koyuyor.
Çalışan kesimlerin temsilcisi olan CGT (İşçi Sendikaları Federasyonu), diğer sendikalarla birlikte yeni çalışma yasasına karşı halkı, sokağa çıkmaya çağırıyordu. Hükümet, söz konusu yasanın yürürlüğe girmesi için parlamento onayı olmadan yasayı geçirince -bir kısım- halkı sokağa döktü. Özellikle başkent Paris, göstericilerin hedefinde!! Paris'te gerçekleştirilen eylemlerde göstericiler ve polis sürekli karşı karşıya geldi. Çünkü Paris, dikkatlerin en fazla çekileceği yerdi. Böylelikle uluslararası medya başta olmak üzere, Fransa hükümetine ekonomik, siyasi, sosyal, ahlaki, ideolojik, psikolojik baskı yapılacak birçok etken söz konusu. 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi, muazzam bir eylem stratejisi veya zamanlaması olduğunu kabul edelim.
Türkiye'de medya ve dışişlerimiz, üst aklın, Brezilya darbesine sessiz kalırken, nedense Fransa'daki olaylara oldukça vurgu yaptı!! Neden böyledir? İnanın bende bilmiyorum.
Neyse devam edelim…
Daha ilginç olan ise; kendi tabanının başlattığı ve gündelik hayatı aksatan sosyal olaylar, Fransa'da 2017 yılı yapılacak genel seçimler öncesi, Hollande/Sosyali
Uluslararası toplumsal ve siyasi meseleleri tahlil ederken, sıklıkla düşülen hatalardan birisi de anlık analizler/görünt
Yaklaşık 2 yıldır Fransa'nın Batı bloğuyla -özellikle Holland'ın- ayrıştığını olgular ve sistem temelinde ele aldık. Nitekim yaşanan sosyal hadiselerde bunların sonucu.
Baştan başlayalım. Öncelikle Fransa'da işçilerin % 90'ı sendikalara üye değil. Ayrıca, sosyalist bir hükümetin tabanı olan işçileri sokağa teşvik etmekte olağan bir gelişme de değildir.
Fransa'da işsizlik % 10'un üzerinde; gençler arasında da % 20-25'in üzerindedir. Bu bağlamda Holllande hükümeti hayal kırıklığı yaratmıştır. 2008 ekonomik krizi atlamayan ülke, Fransız endüstrisinin ağır iş kollarını da Fransızlar yerine göçmenlere bırakmış durumda. Ülkede ciddi işsizlik sorunu olduğu gibi iş beğenmeme problemi de yaşanmaktadır. Daha marazi olan ise; özel-kamu çalışan işçilerin nitelikli olması ve işçi haklarının verdiği güvenceyle verimli çalışmamasıdır. Tam da bu arada, işte hükümetin sunduğu paket akıllara geliyor. (Kolay işçi çıkartmak ve yüksek maaşların düşürülmesi)
Yani Hollande Hükümeti, aslında işçilerin çalışmasıyla ilgili bir problemi yok. Ülke, emek/işçi yasalarının güçlü olduğu bir ülkedir. Ancak Hükümet, iş/işçi/emek sektörünün sistemsel problemleri ve verimsizliğine dokunmak istiyor. Yeni yasa, bu sorunları ortadan kaldırırken, göçmenlerin ağırlıkta olduğu ağır iş kollarına da Fransızları yönlendirmek istiyor.
Haliyle Fransa endüstrinin acilen, hem nitelikli iş gücüne, hem de gerçekten çalışmaya ihtiyaç duyan işçilere ihtiyacı var. Buraya kadar anlattığımız meselenin Fransa'nın sosyo-ekonomik tespitiyle alakalı.
Bunun dışında Fransa, son üç yıldır Afrika, Ortadoğu ve Latin Amerika'daki çıkarları ABD ve İngiltere'nin hedefinde. Suriye meselesindeki görüş ayrılığına girmiyorum bile.
Son, 2016 Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi, Dünya'nın en fazla turist çeken şehri Paris'in ciddi bir imaj kaybı yaşadığı ortada. Önce terör saldırıları, ardında asayiş problemlerin artması Fransa'yı çekici olmaktan uzaklaştırabilme
Sonuç olarak Fransızların ciddi bir sosyo-ekonomik tıkanıklık yaşadığı ortada. Elektriğin nükleer enerjiyle sağlandığı ve rafinerilerin grevlerden ötürü -bir kısım- işçilerin çalışmamasından ötürü benzin sıkıntısı çekilmekte; haliyle gündelik yaşam aksamaktadır. Görünürde işçi taleplerinin oluşturduğu, fakat Fransa'nın Afrika, Latin Amerika ve Ortadoğu'daki çıkarlarını en azından siyasi açıdan sekteye uğratmayı amaçlayan bir asayiş olayıyla Avrupa Futbol Şampiyonası öncesi Hollande hükümetine ayar veriliyor. Kuvvetle muhtemel şampiyona bitene kadar benzer olayların devam etmesini bekliyorum. Zira Fransızlar terör saldırıları ve sömürgelerindeki ayaklandırmalara rağmen, 1.5 yıldır sadece Ortadoğu'da 100 milyar $'dan fazla askeri malzeme, silah ve uçak sattı.
Son kertede, şampiyona sonrasında da Fransızların ajandasında ABD ve İngilizler için bir sürpriz gelişme bekliyorum.