Allah'ın güzel isimleri manasına gelen Esmaül Hüsna'da Allah'ın 99 sıfatı yer almaktadır. Bu sıfatlardan birisi de "Her şeye hakkıyla hükmeden,her şeye hakim olan;her hakkı yerine getiren" manasına gelen El Hakem esmasıdır. El Hakem esması ne anlama gelmektedir? Esmaül Hüsna içinde yer alan bu esma günde kaç defa zikredilmelidir? El Hakem esmasına dair merak edilenler için yazımıza bakabilirsiniz. Allah hakkıyla ifa edenler den eylesin.
(Esmaül Hüsna - El Hakem)
EL-HAKEM;
Allah’ın yarattığı mahlukata veya kendi koyduğu kanunlara hakim olduğu,bu kanunların ve evrenin işleme şekli bellidir.O(c.c), kendi kanunlarının mahkumu değil,hakimidir.Mutlak hüküm ve hikmet sahibi yalnız Allah’tır
Ebced değeri ve zikir saati: EL-HAKEM isminin zikri(68) adettir.Zikir saati Güneş,günü Pazardır.
Özellikleri ve bazı faydaları:
Vaktinde ve saatinde bu tertibi yerine getiren kimse yetkili biri ise yetkisini hatasız kullanır.Bütün işlerinde ve kararlarında isabetli davranır.Dolayısıyle kıyamet günü hesabı hafif ve kolay olur.
Bu ismin usulüne uygun olarak virdine devam edenler,Allah’ın izni ve iradesiyle amaçlarına kavuşur.
Hayvani gudalardan ve şüpheli şeylerden sakınarak rizayet yapan ve tenha bir yerde 668 defa “YA HAKEM” diye rikreden kimse “Allahümme inni es-elüke en takdi haceti” diye dua ederse ,istediğini elede eder.
Gece yarısı 68 defa okumaya devam eden,gizli sırlara vehikmete mazhar olur.
Haklı olduğu bir davayı kazanmak isteyen kimse,üç gün riyazetle oruç tutup sabaha karşı (4624) kere “YA HAKEM”diye zikrederse ve sonunda secdeye kapanıp istek ve ihtiyaçlarını dua ile Allah’a iletirse,duası kabul olur ve davasını kazanır.
El-Hakem esmasının ebced değeri, zikir sayısı, zikir günü ve zikir saati :
Ebced değeri ve zikir sayısı ; 68
Zikir günü ; Pazar
Zikir saati : Güneş (Sabah erken ve ikindi sonrası.)
Vücut haritasındaki yeri (Zikri hangi organa iyi gelir.) : Sağ ve sol el işaret parmakları.

İçinde El Hakem İsm-i şerifi geçen Kur’an ayetleri :
1-) Hac suresi 69 ayet
اللَّهُ يَحْكُمُ بَيْنَكُمْ يَوْمَ الْقِيَامَةِ فِيمَا كُنتُمْ فِيهِ تَخْتَلِفُونَ
Okunuşu :
Allâhu yahkumu beynekum yevmel kıyâmeti fîmâ kuntum fîhi tahtelifûn(tahtelifûne).
Anlamı :
Allah, kıyâmet günü, hakkında ihtilâf etmiş olduğunuz şeyler konusunda sizin aranızda hükmedecek.
2-) Enam suresi 114. ayet
أَفَغَيْرَ اللّهِ أَبْتَغِي حَكَمًا وَهُوَ الَّذِي أَنَزَلَ إِلَيْكُمُ الْكِتَابَ مُفَصَّلاً وَالَّذِينَ آتَيْنَاهُمُ الْكِتَابَ يَعْلَمُونَ أَنَّهُ مُنَزَّلٌ مِّن رَّبِّكَ بِالْحَقِّ فَلاَ تَكُونَنَّ مِنَ الْمُمْتَرِينَ
Okunuşu :
E fe gayrallâhi ebtegî hakemen ve huvellezî enzele ileykumul kitâbe mufassalâ(mufassalan), vellezîne âteynâhumul kitâbe ya’lemûne ennehu munezzelun min rabbike bil hakkı fe lâ tekûnenne minel mumterîn(mumterîne).
Anlamı :
Artık Allah’tan başka bir hakem mi arayayım? Size Kitab’ı açıklanmış (tafsilatlı) olarak indiren O’dur. Kendilerine kitap verdiğimiz kimseler, O’nun, senin Rabbinden hak ile indirildiğini biliyorlar. O halde sakın sen, şüphe edenlerden olma!
3-) Araf suresi 87. ayet
وَإِن كَانَ طَآئِفَةٌ مِّنكُمْ آمَنُواْ بِالَّذِي أُرْسِلْتُ بِهِ وَطَآئِفَةٌ لَّمْ يْؤْمِنُواْ فَاصْبِرُواْ حَتَّى يَحْكُمَ اللّهُ بَيْنَنَا وَهُوَ خَيْرُ الْحَاكِمِينَ
Okunuşu :
Ve in kâne tâifetun minkum âmenû billezî ursiltu bihî ve tâifetun lem yu’minû fasbirû hattâ yahkumallâhu beynenâ, ve huve hayrul hâkimîn(hâkimîne).
Anlamı :
Ve eğer içinizden bir kısmınız (bir grup), onunla gönderildiğim şeye inanır ve bir kısmınız (diğer bir grup) inanmazsa, o taktirde Allah, aramızda hüküm verinceye kadar sabredin. O, hüküm verenlerin en hayırlısıdır.
4-) Nisa suresi 65. ayet
فَلاَ وَرَبِّكَ لاَ يُؤْمِنُونَ حَتَّىَ يُحَكِّمُوكَ فِيمَا شَجَرَ بَيْنَهُمْ ثُمَّ لاَ يَجِدُواْ فِي أَنفُسِهِمْ حَرَجًا مِّمَّا قَضَيْتَ وَيُسَلِّمُواْ تَسْلِيمًا
Okunuşu :
Fe lâ ve rabbike lâ yu’minûne hattâ yuhakkimûke fîmâ şecera beynehum, summe lâ yecidû fî enfusihim haracen mimmâ kadayte ve yusellimû teslîmâ(teslîmen).
Anlamı :
Artık hayır, Rabbine andolsun ki, aralarında çekiştikleri şey hakkında, seni hakem tayin edip, sonra da senin verdiğin hükümden dolayı “içlerinde bir sıkıntı duymaksızın tam bir teslimiyetle teslim olmadıkça” îmân etmiş olmazlar.

