Elbette hoşa gitmeyen hallerimiz, şartlarımız olabilir. Bulunduğumuz ortam veya konumdan da rahatsız olabiliriz. Ancak bir başka yönden, olumlu açıdan baktığımızda o kadar nimetler ve güzellikler içinde olduğumuzu görebiliriz ki Rabbimize şükretmekle bitiremeyiz.
Eskiden yaşamış bilge insanlar bizim arada hastaneleri, kabristanları, darülaceze gibi mekanları ziyaret etmemizi tavsiye ederlerdi. Buraları görünce sağlığımızın kıymetini bilir, halimize ne kadar şükretsek az geldiğini anlarız.
Muhterem dostumuz Salih Memişoğlu hocamız yakın zamanda Suriye'de savaşa ve göçlere sahne olan İdlib'e ziyaret gerçekleştirdi. Kendisine orada neler gördüğünü sorduğumda dalgın, düşünceli bir hal alarak ağlamaklı oldu ve şunları anlattı:
*Yerleşim yerlerinde 20 cm'ye varan su mevcuttu. Çadır genelde yoktu. Olanlar da dayanıksız ve su alıyordu. Bir yandan da yağmur yağıyordu.
*Hava soğuk ve yerler su birikintileri içinde iken kadının biri suyun içinde bebeğini doğurdu. Şeker hastasıydı ve insülin de olmadığı için şeker komasına girdi.
*Bir başka kadın böbrek yetmezliği çekiyordu. Ancak 3 gün geçmesine rağmen diyaliz olamadığı için gözümüzün önünde vefat etti.
*Çadırda ufak bir soba ve toplam 5-6 odun vardı. Çadıra sığınan aile sobanın demirine tutunup hep beraber ısınmaya çalışıyorlardı.
*Ekmek bulan şanslıydı. Ekmeğin yanında soğanı iştahla yediklerini gördüm.
*Kamp yerine bir kasa domates geldi. Alabilmek için kavga edenlere rastladım.
*Yeterli kıyafetleri yoktu. Islandılar mı daha bir üşüyorlardı.
*Bir battaniyeye 4 kişi sarılmıştı.
*Özellikle çocukların ayağında çizmeler gördüm. Ayakları üşümesin diye içi pamuklu olanlarından verilmişti. İster istemez içlerine su giriyor, pamuk kısmı ıslanıyordu. Ayakları ısınmak yerine daha bir soğuk hale geliyor, daha çok üşüyorlardı.
*Yataklarının altından sular fışkırıyordu.
Dayanamadım, Salih hocamıza daha fazla dinlemeye tahammül edemeyeceğimi söyledim. Hocamın anlattıkları bende şu düşünceleri ortaya çıkardı:
*Halimize, Rabbimizin verdiği nimetlere ne kadar şükretsek az.
*Kafaya bir şey takıp kendimizi üzdüğümüzde aklımıza bu garip insanları getirerek durumumuz için Allah'a dua edelim.
*Suriyeli kardeşlerimize daha çok yardım etmeliyiz. Daha çok hayır yapmalı; sadaka, infak vermeliyiz.
*Vatandaşlar olarak ülkemizin kıymetini ve huzur içinde olmanın önemini aklımızdan çıkarmayalım. Bizi birbirimize düşürmek isteyen içteki ve dıştaki şer güçlerin oyununa gelmeyelim. Birbirimize daha çok sarılalım.
Acı depremin ardından
Bu görüşmeden sonra maalesef Elazığ merkezli 6,8 şiddetinde depreme maruz kaldık. Çok sayıda insanımızı kaybettik. Ölenlere Rabbimden rahmet niyaz ediyor, yakınlarına ve milletimize sabır diliyorum.