0
Nefesimiz daralıyor. Derin derin soluk almak için küçücük bir gökyüzünün hayaliyle dönüp duruyoruz.
Bir çıkış, bir geçit, yolumuzu açacak bir umut ışığının ardına takılmak için duyduğumuz her nidaya kulak vererek ilerliyoruz.
Artık şunu iyi anlasın anlamayanlar; bizi bize bırakmak istemeyen sayısız gizli ve açık düşmanla karşı karşıyayız. Aklımızı esir almak istiyorlar, bizi içimize hapsetme derdindeler.
Hedef Türkiye. Ayağa kalkan Türkiye, dünyaya baş kaldıran Türkiye, mazluma el uzatan Türkiye. Her kim ki bunların hedefi iktidardır diyorsa büyük bir yanılgı içindedir. Hedefteki güç, Türkiye.
Bu kahpe tezgahları kuranların hesabı belli. Biliyorlar ki sadece Ortadoğu'nun değil tüm dünyanın kalbi ve umudu Türkiye. Türkiye büyüdükçe, Türkiye sesini yükselttikçe onların hesapları bozuluyor. Onlar Halep'i mazluma dar ediyor, Türkiye mazluma kucak açıyor. Suriye, gözünü kan bürümüş bir şekilde katliam yapıyor, Türk kuvvetleri onlara dünyayı dar ediyor.
Bu gidişe dur demenin yolu, haince saldırılardan geçer. Bunun farkındalar. En umulmadık yerlerde saldıralar yaparak güvenliğimizi tehdit etmek istiyorlar. Kayseri'den tüm Türkiye'ye mesaj veriyorlar. Bilmiyorlar ki Türkiye tek yürek olarak hainlere cevabı zaten veriyor.
Ülkesine ihanet eden hainleri öyle bir çırpıda temizlemek mümkün değil. Derin strateji bilgisine ve terör uzmanı olmaya da gerek yok. Hainlik apaçık ortada. Kayseri'deki saldırıya bakalım. Çarşı iznine çıkan sivil askerlerin orada, o saatte olduğunu elbette haber veren birileri var. Hem de içerden birileri. Yoksa patlayan bombaların alçaklığı nasıl olup da güvenlik güçlerini isabet alıyor.
Hain içten. Temizlenemeyen, kendisini gizleyen, birileri tarafından korunan hainler ülkenin güvenliğini tehdit eden teröre maşa olmaya devam ediyor. Durum böyle olunca da terörün önü bir türlü alınamıyor.
Dağları bombalamak, dağı taşı başlarına yıkmak bir nebze de olsa teröristlerin faaliyetlerini engelleyebilir ama şehirdeki eşkıya temizlenemezse böyle haince tuzakların önünü almak uzun zaman alacak gibi görünüyor.
Biz milli seferberlik diyoruz, sesi ABD'den geliyor.
Biz dik duralım diyoruz, Avrupa ayağa kalkıyor.
Biz tek yüreğiz diyoruz, zalimlerin hepsi birlik olup huzurumuza kast ediyor.
Çünkü onlar da biliyor ki Türkiye dünyanın kalbi, mazlumun sesi, zalimin karşısındaki tek güç.
Bugüne kadar hiç şahit oldunuz mu İran'ın İsrail'e saldırdığına, füzelerini İsrail'den tarafa çevirdiğine.
Tamam, Şii-Sünni çatışmasını alevlendiriyor bu İran düşmanlığı deniyor ama İran bize ne zaman dost oldu ki. Halep'te taş üstünde taş bırakmayan, çocuk, yaşlı demeden öldüren güçlerden biri de İran değil mi?
Şimdi ülkemizde yapılan her saldırının altında biz sadece PKK'yı görmemekte elbette haklıyız. PKK sadece işin görünen yüzü. Onun arkasında Türkiye'ye kin besleyen tüm dünya ülkeleri var.
ABD yeni silahlar verirken pyd'ye, herkes biliyor ki o silahlar DAEŞ'e değil Türkiye'ye çevrilecek. DAEŞ'in elinde uçak mı var ki uçaksavar veriyor PYD'ye ABD?
İnancımız tam. Umut her zaman Türkiye. Mazlumun gözü kulağı Türkiye'de. Terörün de üstesinden elbette geleceğiz. Birlik olalım, birliğimiz bozulmasın, içimizdeki hainlere fırsat vermeyelim, yeter.