0

Allah'ın bütün sıfatlarının tecelligahı olan Kerim kitabımıza bütün ruhumla yemin ederim ki başaramayacaklar…

Bizi yıkma çabasına girişseler, devlet kuracağız, devletimize sızsalar imparatorluk kuracağız, ona kastetseler dünyayı feth edeceğiz…

Yok kardeş yok, bizi yıkamazlar, yeter, yeter ki Muhammed Mustafa'yı bilelim, O'nu tanıma, O'nu bilme, O'nu yaşama gayretinde olalım…

Sığının, sığının selalara…

Bizi tanımıyorlar, bizi bilmiyorlar ki tüm motivasyonumuz rahlelerde Muhammed Mustafa'nın aşkını özümseyişimizdir…

Çeliğin içindeki barutla saldırsalar, Fetih Suresi'nin içindeki ümitle cevap vereceğiz. Küfrün ve inançsızlığın tüm azgınlığıyla saldırsalar, rahmet pınarından bir bardak merhamet şerbeti sunacağız…

Bizi birbirimize düşman eyleseler, gaybın askerlerini yenemezler. Topraklarımızı işgal etseler gönül coğrafyamızı yenemezler. Çocuklarımızı ağır bombalarla şehit etseler içimizdeki Musab Bin Umeyr çocukluğunu bitiremezler…

İlla başaramayacaklar, illa kazanamayacaklar… Dinimizi yıkamazlar. Rabb'imizi yenemezler…

Yeter ki göz kapaklarımıza sahip çıkalım, yeter ki edep ve haya diyarından uzaklaşmayalım…

Birazcık tanıdıktan sonra, yeter ki İslam'a sahip çıkalım…

Faiz bu kadar yaygınlaşmışsa daha neyi konuşuyorum, sözde muhafazakarlık adı altında içini oyduğumu dinimize ihanetle nasıl muzaffer olalım, muvazzaf olduğumuz emirle yani o ''dosdoğru olun'' fermanına ne kadar yakınız…

Açık söylemeliyim, kızmaca olmasın, darılmayın lütfen!

Başında ayet taşıdığını iddia ediyorsan neden dudaklarından fuhuş akar, hani, madem Hz. Hatice bizim validemizdi böyle mi benzeriz anamıza biz… Kızmayın, darılmayın lütfen…

Göz kapaklarına hükmedemeyen bir erkek, nasıl adamlıktan bahsedebilir, erkek olmanın Hz. Hamza'vari şuuruna, tadına nasıl varabilir…

Muhafazakarlığının ardına nasıl flört garabetini sıkıştırıyorsun, aylarca yıllarca beraber ol, dost ol, arkadaş ol, canım yavrum de, eee… Sonra herkes köyüne… Bu mudur İslam! Bu mudur? Sor bakayım Rabbine bu mudur?!!

Şahsına ait o yaşam tarzı, giyim biçimi ve düşünce tahayyülü ile ve henüz kendine bile hükmedememişken ve henüz dinini bile tanımamışsan nasıl yıkasın sen senin davana kastedenleri… Nasıl!!! Allah aşkına nasıl…

Dinini tanımayan, dinini yaşamayan, kafir misin, değil misin, safını belirtmeyen nasıl kursun o cihan imparatorluğunu…

Irklardan azade davranma ergenliğini aşmalıyız… Ben Kürt'üm; ama şimdi ilan ediyorum asıl ırkımı, benim ırkım İbrahim aleyhisselamın etrafındaki alev topunu gagasındaki o damlayla söndürme telaşında olan kuşun ırkıdır benim ırkım. Kabe'ye ulaşamasam da hiç olmazsa Kabe yollarında şehit olurum şuurunda olan o karıncanın ırkıdır benim yolum, benim güzergahım, benim girizgahım, benim tahayyülüm, benim tasavvurum, umudum, gayem, arzum, inancım, idealim, budur, budur ırkım…

Henüz kendini ikna edememiş, kendini tanımlayamamış adem, ne diye çıkarsın o çetin yollara ''adamım'' diye…

Her şeye ve her şerre rağmen bizi yıkamazlar… Kalbimizin payitahtında-taşrasında inşa ettiğimiz o Muhammed'i saltanatın aşk sanatında demlenen o ümidimizi yıkamazlar…