Günümüzde insanı insan yapan değerler terk edilmiş; bunların yerini başarı, bol gelir, makam sahibi olmak, bedeni üstünlük kurma gibi başka ölçüler almıştır.

Günümüzde insanı insan yapan değerler terk edilmiş; bunların yerini başarı, bol gelir, makam sahibi olmak, bedeni üstünlük kurma gibi başka ölçüler almıştır.

Bunun da sonucu bellidir: İnsanlar mutlu ve huzurlu değiller. Psikiyatrik hastalıkların, boşanmaların, intihar ve cinayetlerin, cinsel sapmaların, alkol ve uyuşturucu tüketiminin, çocuklarda davranış bozukluklarının bunca önleyici gayrete rağmen hep artmakta oluşu bunu gösteriyor.

Halbuki huzurlu ve mutlu olmak; memnuniyet, keyif ve neşe hali demektir. İşte huzurlu insanın özellikleri:

· Huzurlu insan kendisiyle barışıktır. Kendini sever ve beğenir, ancak bu gurura ve kibire kapılma anlamına da gelmez. İnsanları aşağılamaz, mütevazi ve anlayışlıdır. Kendisiyle olduğu gibi çevresiyle de barışıktır, iyi geçinir. Onda kavga, döğüş, çekememezlik yoktur.

· Huzurlu insan asık suratlı ve karamsar değil, güleryüzlü ve iyimserdir. Olmayanları ve ulaşamadıklarını değil, elindeki nimetleri düşünür ve Rabbine şükreder.

· Huzurlu insan yardımseverdir, cömerttir iyilik yapmaktan hoşlanır. Zor durumda olanları ve muhtaçları korur, gözetir.

· Huzurlu insan için hayatın anlamı vardır. "Nereden geliyoruz, nereye gidiyoruz?" "Dünyada niçin bulunuyoruz?" gibi güncelliği hiç geçmeyen sualler zihninde cevabını bulmuştur. Onun için kainattaki her şeyin anlamı vardır. Huzurlu insan inançlıdır. Hayatın ulvi gayesi olduğunu, ölümün yokluk değil yeniden diriliş olduğunu bilir, iman eder. Yaradanın karşısında secde eder. O'na teslim olmaktan haz duyar.

· Huzurlu insan kalben rahattır. Başını yastığa koyduğunda vicdanı onu rahatsız etmez. Çünkü o doğru sözlü, dürüst ve yalandan kaçınan kişidir. İçi dışı birdir. Kesinlikle iki yüzlü değildir. Samimi ve dost canlısıdır.

· Huzurlu insan tembel değil çalışkandır. Rahatı değil zahmeti seçer. Külfetsiz nimetin, meşakkatsiz rahmetin olmadığının bilincindedir. Zorlukları aşmaktan kaçınmaz aksine zevk alır.

· Huzurlu insanın huzurlu dostları vardır. Bu kişilerden güç alır, sevgiyi paylaşır ve onlara güven duyar.

· Huzurlu insan hizmet edilmek için değil hizmet etmek için dünyaya geldiğini düşünür. Alıcı olmaktan çok vericidir.

· Huzurlu insan kıskançlık, haset, kin, intikam, nefret hislerinden uzak durur. Aksine sevgi, muhabbet, hürmet ve rahmet duygularıyla doludur.

· Huzurlu insan hayırlısını ister. Şer gibi görünen olayda bile hayır arar. "Görelim Mevla neyler, neylerse güzel eyler" der.

· Huzurlu insan sabah erken kalkar, adeta güneşle yarışır. Uykusunu gece karanlığında uyur ve uykudan kısmadığı gibi fazla uykudan da kaçınır. Uykusu düzenli ve yeterlidir.

· Huzurlu insan kendine vakit ayırır. İstirahate, tatile önem verir. Onun hobileri ve çeşitli uğraşları vardır.

· Huzurlu insanın önceliklerinden biri de akrabayı ziyaret ve sıla-ı rahimdir. Aile büyüklerinden hiç kopmaz ve onların sohbetinden hoşlanır.

· Huzurlu insan aşırı yemekten, şişmanlıktan, israf ve savurganlıktan kaçar. Beyaz unlu, şekerli ve rafineri (işlenmiş) gıdalardan uzak durur.

· Huzurlu insan egzersize ve yürüyüşe önem verir. Hareketsizlik yerine hareketli hayatı tercih eder.

· Huzurlu insan iyilik gördüğünde teşekkür eder. İnsanlara teşekkür etmeyenin Allah'a şükür etmeyeceğini bilir.

· Huzurlu insan çevresine de mutluluk ve huzur yayar. O küçük hesapların, menfaatlerin değil güzel hasletlerin yolcusudur.

Toplumlar huzurlu insanlar sayesinde ayaktadır, mutludur ve huzurludur. Ne mutlu onlara…