0

Geçenlerde eski bir arkadaşımla karşılaştım. Dile kolay, tam 42 sene olmuş tanışalı ve belki 20 yıldır görüşmüyorduk. Oradan buradan konuşurken konuyu getirdi ve "falanca ilahiyatçının sohbetlerine katılıyorum" deyiverdi.

Tabi kendisine üzüldüğümü söyledim. Söylediği hoca ehli sünnet dışı, değişik ve alışılmamış fikirleriyle nam salmıştı.

Bazı ilahiyatçılar neden böyle yapıyorlar? Önce bu kişilerin ortak özelliklerini sayalım:

· Eski, temiz ve nezih alimleri küçümsüyor ve reddediyorlar. İnsanları onlardan soğutmaya kalkıyorlar.

· Sünnet ve hadis karşıtıdırlar. "Sadece Kur'an" diyerek İslam'ı ana kaynaklarından birinden kopararak dinimizin temelini bertaraf ediyorlar.

· "Sadece Kur'an" derken Kur'an-ı Kerim'i çok farklı ve sert bir yorumla anlıyorlar. İslam'daki murunet, yumuşaklık, tahammül bunlarda en alt limittedir.

· Sahabeden, velilerden, tasavvuf büyüklerinden, hakiki ulemadan rahatsızlık duyuyorlar.

· Her birinin takıldığı ve öne çıkardığı bir konu var. Kimi oruç saatlerini kısaltıyor, biri kadınları cumaya çağırıyor, diğeri adetli kadınlara namaz kıldırıyor, başkası laiklik bayraktarlığı yapıyor.

· Kendi aralarında da anlaşamıyorlar. Her biri diğerinden tamamen ayrı fikirleri ileri sürüyorlar. Ehli sünnet alimleri, evliyaullah ve tasavvuf büyükleri aynı şeyleri söyledikleri ve birbirlerini tasdik ede ede geldikleri halde bunların her biri farklılar ve sürekli birbirlerini yalanlıyorlar.

· Yıllar içinde ileri sürdükleri düşünceler de değişim geçiriyor. Bakıyorsunuz zıt fikri savunur olmuşlar. Buna bir de tekamül demiyorlar mı?

· Müslümanların acil, hayati ve önemli problemleri varken bunlar tali konularda heyecanlı tartışmalar ve savunmalar yapmakla meşguller. Geldikleri nokta da maalesef Müslümanlara faydalı sonuçlar doğurmuyor.

· Çabuk da savrulabiliyorlar. Bir bakıyorsunuz olmadık fikirlere ve hayat tarzına saplanabilmişler.

· Amaçlarının medyada görünmek ve rant elde etmek olduğu anlaşılıyor.

Rabbim bu nevzuhur ilahiyatçıların şerrinden hepimizi muhafaza buyursun.

TORKU

Konya'da faaliyet gösteren bu gıda firmasını tebrik ediyorum. Neden mi?

Öncelikle bedenimizi ve ruh sağlığımızı tahrip eden glikoz ve früktoz şurubunu ürünlerine kabul etmediği için. Anlı şanlı bisküvi, şekerleme ve çikolata firmaları ucuz diye bu şurupları kullanmalarına rağmen sağlımıza saygı duyan Torku böyle yapmıyor ve kıyaslanmayacak kadar daha az zararlı olan pancar şekeri ile ürünlerini imal ediyor.

Torku şimdi de gofret, bisküvi ve benzer ürünlerinde beyaz un değil, kepeği alınmamış tam (komple) kullanmaya başladığını ilan etti. Bu önemli bir kazanım sağlığımız açısından.

Tebrikler teşekkürler Torku…