UEFA Uluslar B Ligi 3. Grup mücadelesinde İrlanda Cumhuriyeti ile İsrail karşı karşıya geldi. Macaristan'ın Debrecen kentindeki Nagyerdei Stadyumu'nda oynanan karşılaşmada İrlanda, ilk 25 dakikada kaydettiği gollerle rakibini 3-0 mağlup etti. Ancak mücadeleye damga vuran asıl olaylar, maçın başlama düdüğünden önce ve sonra yaşanan protestolardı.
Seremonide dikkat çeken tavır
Karşılaşma öncesinde iki takım milli marşları okunurken İrlandalı futbolcular başlarını öne eğerek rakip takımı protesto etti. Ayrıca Fair-Play ruhunu temsil eden geleneksel el sıkışma seremonisi yapılmadı; oyuncular tokalaşmadığı gibi takım kaptanları flama değişiminde bulunmadı ve müsabaka bitiminde forma değişimi gerçekleşmedi. İrlanda ekibi, sahadaki duruşunun yanı sıra Gazze'deki çatışmalarda yaşamını yitirenlerin anısına maça siyah kol bantlarıyla çıktı.
Gol sonrası anlamlı hareket!
Farkı üçe çıkaran golün sahibi Jack Moylan, fileleri havalandırdıktan sonra kolundaki siyah bandı öpüp gökyüzüne kaldırarak Filistin'de hayatını kaybeden insanları andı. Maç kadrosunda yer almayan birinci kaleci Gavin Bazunu ise İsrail'e karşı sahaya çıkmayı reddettiği için kafileye dahil edilmedi.
Maç öncesi tartışmalar
İrlanda Futbol Federasyonu (FAI) Yöneticisi David Courell, karşılaşma öncesinde yaptığı açıklamada müsabakaya katılacaklarını teyit etmiş ancak futbolcuların insani hassasiyetlerini sahaya yansıtacağını belirtmişti. Takım içerisindeki oylamada çoğunluğun maça çıkma yönünde oy kullandığını aktaran Courell, elde edilecek gelirlerin hayır kurumlarına aktarılacağını duyurmuştu.
Teknik direktör Heimir Hallgrimsson ise maça ilişkin yaptığı değerlendirmede, "Siyasete değil, yaşanan insanlık dramına dikkat çekiyoruz; İsrail ile ortak hareket etmiyor, sahada rekabet ediyoruz" mesajını vermişti.
Kaleci Bazunu'nun boykot kararı
Kadroya girmeyi reddeden 24 yaşındaki file bekçisi Gavin Bazunu, sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada, "Ülkemi temsil etmek gurur verici ancak kişisel vicdanım ve inançlarım gereği bu müsabakada yer almayı doğru bulmuyorum. Bu tavrım herhangi bir topluluğa değil, bölgedeki masum insanların hayatını kaybetmesine dönük bir tepkidir" ifadeleriyle kararının arkasında durduğunu belirtti.





