0
Kainat Allah diyor ve vazifesinin gereğini yapıyor… Hem Allah diyip hem de riyakarlık yapmıyor; anarşi çıkarmıyor, hukuka tecavüz etmiyor… Yıldızlar tayin edilen kendi güzergahında hareket ederken başka yıldızların özgürlüğünü, sınırını ihlal etmiyor… Zerreden galaksilere kadar haddini aşan yok! Haddi bilmekle Allah'ı tanıdıklarını ve itaat ettiklerini ilan ediyorlar…
Allah'a inanan bir din başka dinin Allah'a sevgisinden, razı etmeye, memnun etmeye, emrini yerine getirmeye çalışmasından rahatsız olmaz. İşte bu yüzden İslam dini başkalarının eksikte olsa, hurafede olsa neticede Allah için yaptığını; duasını, haçını, havrasını, duvarlar önünde ağlamasını hoş görür... Hz. Peygamberimizden beri Müslümanlar olması gereken bu engin hoş görüyü genellikle, çoğunlukla yerine getirmiştir… Elbette arada istisnalar var ama çoğunlukta ve halen yapıla gelen bu uygulama olumsuzlukları yok edecek derinliğe, genişliğe sahiptir…
Müslümanlar, özellikle ecdadımız, hiçbir inancın mensubunun kendi tarzına göre Allah'a kulluğunu göstermesinden dediğim gibi rahatsızlık duymamış; yasaklarla, küçümseyerek engel olmamıştır... İsrail tarih boyunca haddini aştığı gibi, her manada sınırları yok ettiği gibi şimdi başka bir militanlıkla ezanı yasakladı. İsrail ve evvelindeki bozuk Yahudiler ilk haddi aşmayı Hz. Musa'ya verdikleri sözü defalarca çiğnemekle yaptılar… Öyle çok haddini aşmışlardır ki; peygamber kesmiş, doğramış, kör testereden geçirmiştir... Bunların çirkinliğinden yeryüzü ancak kıyamet temizliği ile kurtulacak… Başlarını yukarı kaldırmaya yüzü olmayanların günahlarını kustuğu duvarlar bile İsrail'in ezan yasağına tiksiniyor… İsrail ve azgın olan milleti, en azından Osmanlı'nın yaşamalarına vesile olmasından dolayı minnettarlık ifadesi olarak; ezana dokunmaz, çoluk çocuğa, kadına, mazluma dokunmazdı... Yeryüzünün en nankör varlığı olan bu hasta ruhlu devlet bütün insani değerleri, özgürlükleri geçmişten beri yok etmeye devam etmektedir…
İsrail Allah demeği yasakladı! O ezan ki her gün beş kez onların bile inandıkları(!) Allah'ın birliğini kainata ilan ediyor… Bu demektir ki İsrail tek Allah'tan rahatsız; ortaklar düşünüyor, bazı siyasetçiler gibi görevini dağıtmak istiyor…
Evet, ezan sadece ibadete çağrı için değildir… Ezan Allah'ın birliğini kainata ilan etmek, şeriki reddetmektir. Ezan aynı zamanda varlık aleminin bir elden idare edildiğinin ilanıdır… Eğer İsrail'in Allah inancı olsa idi O'nun birliğini ilan eden ezana bu saygısızlığı yapmazdı. Eğer Müslüman Filistinlilerde onlardaki gibi hastalıklı ruh olsa idi o ağlama duvarı ve bir türlü ıslah etmeyen, vicdan sağlamayan havralarını çoktan yıkarlardı. İşte bu topraklarda bile kilise hür, havra hür ve mensuplarının bizim inandığımız Allaha kendilerince yaptıkları ibadetten dolayı hiç rahatsız değiliz ve prangaları vurmuyoruz…
İsrail'in bu ezan yasağında ve bulunduğu cürette yine bizim İslam milletinin laf olarak değil, tam olarak bir araya gelememesinden ve değneksizliğimizdendir... Eğer İslam Âlemi hilal altında ciddi bir birliktelik başlatmasa ve elinde değnek olmazsa itler daima havlayacak… Bu yapılan alçaklıkları sadece kınamakla geçiştirirsek, değişen bir şey olmayacak... Kudüs mahkûm, ezan mahkûm, Filistinli mahkûm kalmaya devam edecektir... Oysa bizim zaten 18 sene süren bir ezan sancımız vardı ki bu acıyı bizim daha iyi bilmemiz lazım...
Son söz: Bu zulüm uygulanırken mesela Washington portakalı sıkılmış mıdır? Rahatsız olmuş mudur? Her fırsatta Erdoğan'dan sıkıldığını ekranlarda dile getiren Portakal ezan meselesi için acaba azıcıkta olsa sıkılabilir mi? Patronlarına sitem edebilir mi? İşte dostlar biz topyekûn samimi olmadıkça, İslam uhuvvetini temin etmedikçe bütün dert deva Müslüman Âlemi başında döner…