Turnuva sonrasında turnuvanın kurallarına ve karşılaştığı engellere değinen Sönmez, "Geçmişte yakama broş iliştiriyordum ancak organizasyon yönetimi artık buna müsaade etmiyor. Kortlarda Ukrayna bayrağının taşınması serbestken, Filistin sembollerine yasak getirilmesini yetkililerle masaya yatırdık," şeklinde konuştu.
İngiltere’nin ev sahipliği yaptığı prestijli Wimbledon Tenis Turnuvası’nın ikinci turunda, Birleşik Devletler'den Claire Liu ile karşılaşan milli sporcumuz, 7-5 ve 6-3'lük set skorlarıyla korttan 2-0 mağlup ayrılarak tek kadınlar kategorisine veda etti.
Müsabakanın bitimiyle birlikte basın mensuplarının karşısına geçen Sönmez, soruları içtenlikle yanıtladı. Başarılı tenisçiye, müsabakalar esnasında raketindeki titreşim engelleyici aparat olarak neden karpuz görselini tercih ettiği ve bu yolla dünyaya nasıl bir mesaj iletmek istediği soruldu.
"Ukrayna standartları Filistin için geçerli değil"
Milli raket, bu soruya uluslararası spor camiasında ses getirecek bir yanıt verdi. Filistin'deki insani duruma dikkat çekmek adına önceden yakasında bir broş taşıdığını ifade eden Sönmez, tenis otoritelerinin bu durumu tamamen yasakladığını dile getirdi.
Turnuva yönetiminin sergilediği çifte standarttan rahatsızlığını gizlemeyen genç sporcu, Ukrayna renklerine hiçbir kısıtlama getirilmezken, Filistin'e ait hiçbir simgeye hoşgörü gösterilmediğinin altını çizdi.
Yasaklara karşı raketteki akılcı çözüm
Wimbledon komitesiyle bu konudan dolayı karşı karşıya geldiklerini belirten Sönmez, aldıkları katı yanıt sonrasında broş yerine raketindeki titreşim engelleyiciyi bir ifade aracına dönüştürdüğünü vurguladı.
Zeynep Sönmez, turnuvadaki sansür girişimini şu sözlerle özetledi:
"Eski maçlarımda göğsümde bir broş taşıyordum fakat organizasyonlar artık buna kesinlikle geçit vermiyor. Ukrayna’ya ait renklerin kullanımına göz yumulurken Filistin söz konusu olduğunda neden bariyer örüldüğünü yetkililerle bizzat tartıştım. Ancak tüm çabalarıma rağmen kuralların esnetilmeyeceğini ve kesinlikle izin çıkmayacağını belirttiler. Ben de çareyi yakama takamadığım o mesajı raketimin titreşim engelleyicisine taşımakta buldum. Bu parça teknik bir zorunluluk olduğu için müdahale edemiyorlar. Ben de adaletsizliğe karşı tepkimi bu karpuz figürüyle göstermeye devam ediyorum."
Karpuz diliminin tarihsel anlamı
- Filistin bayrağının dalgalandırılması, 1967 yılındaki askeri gelişmelerin ardından Gazze ve Batı Şeria bölgelerinde tamamen suç sayılmaya başlanmıştı. O dönemde bu renkleri üzerinde taşıyan ya da bir yere asan herkes tutuklanma riskiyle yüzleşiyordu.
- Ancak bu baskıcı politika, halkın hak arama mücadelesini durdurmaya yetmedi. Filistin bayrağını oluşturan tüm renk tonlarını doğal olarak bünyesinde barındıran karpuz, tam da bu kısıtlamaların ortasında özgürlüğün yeni sembolü haline geldi.
- Bayrak açmanın hapisle sonuçlandığı o günlerde, Filistin halkı sokaklarda karpuz dilimleri taşıyarak seslerini duyurdu. İçindeki kırmızı eti, siyah çekirdekleri, beyaz kabuğu ve yeşil dış yüzeyiyle karpuz, o günden bugüne küresel çapta bir direnişin ve kimliğin simgesi olarak kabul ediliyor.




