İsrail'in devam eden saldırıları nedeniyle güneydeki köylerinden ayrılmak zorunda kalan aileler, Kurban Bayramı'nı kendi evlerinde kutlayamıyor.
Ateşkese rağmen devam eden saldırılar nedeniyle evlerine dönemeyen Lübnanlılar, bayram günlerini özlem ve belirsizlik içinde geçiriyor.
Başkent Beyrut'taki Hariri Okulu da yerinden edilen ailelere kapılarını açan geçici barınma merkezlerinden biri haline geldi. Bayram öncesinde okulun avlusunda çocuklar için oyun alanları kuruldu, çeşitli etkinlikler düzenlendi ve hediyeler dağıtıldı.
Çocuklar oyun alanlarında doyasıya eğlenirken, aileleri de onları izleyerek günlük kaygılarından kısa süreliğine uzaklaşma fırsatı buldu.
Ancak avludaki bu kısa süreli bayram neşesi, ailelerin yaşadığı özlemi gidermeye yetmiyor. Haftalardır köylerinden, evlerinden ve sevdiklerinden uzakta yaşayan birçok kişi için bu bayram, sevinçten çok özlem ve endişe anlamına geliyor.
Hariri Okulu'nda kalan ailelerin ortak dileği saldırıların sona ermesi ve evlerine dönebilmek. Bayram hazırlıkları sırasında en çok geride bırakılan evler, zarar gören köyler ve dönüş umutları konuşuluyor.
Çocuklar okulun avlusunda oyun oynarken, aileler gelecek bayramı kendi evlerinde, yakınları ve komşularıyla birlikte karşılayabilmenin hayalini kuruyor.
Yerinden edilen aileler için bu yıl Kurban Bayramı'nın en büyük temennisi, yeniden memleketlerine dönebilmek ve sevdikleriyle aynı sofrada buluşabilmek.
İsrail'in 2 Mart'tan bu yana devam eden saldırılar nedeniyle Lübnan'da en az 1 milyon kişi yerinden edilirken, bunlardan yaklaşık 130 bini halen geçici barınma merkezlerinde yaşamını sürdürüyor.
'İnsan kendi toprağında olmayınca bayram olmuyor'
Yerinden edilenlerden 65 yaşındaki Um Ali, AA muhabirine, köylerinde bayram sabahlarının camide kılınan bayram namazıyla başladığını, ardından ailelerin ve komşuların birbirini ziyaret ettiğini anlattı.
Bu bayram insanların İsrail saldırılarında kaybettiği yakınlarını anarak geçireceğini vurgulayan Um Ali, 'İnsan kendi toprağında olmayınca bu onun bayramı olmuyor. İsrail'in ağlatmadığı tek bir göz mü kaldı? Neredeyse her aile bir yakınını kaybetti.' dedi.
Dokuz çocuğunun farklı yerlere dağıldığını, bu bayramda yalnızca bir kızıyla birlikte okulda kaldığını söyleyen Um Ali, İsrail saldırılarında kardeşini, yeğenlerini ve yakınlarını kaybettiğini ifade etti.
Eskiden bayramlarda çocuklara harçlık verdiklerini, onların yeni kıyafetleriyle köyde dolaştığını anlatan Um Ali, bugün ise insanların çocukları mutlu etmeye çalışmasına rağmen herkesin yüreğinde derin bir hüzün taşıdığını söyledi.
Çocuklar etkinliklerden mutlu
Güneydeki Sur kentine bağlı Maarake beldesinden yerinden edilen 8 yaşındaki Minar ise okulda düzenlenen etkinlikler sayesinde mutlu olduklarını söyledi.
Oyunlar oynadıklarını ve hediyeler aldıklarını anlatan Minar, kendileri için program hazırlayan gönüllülere teşekkür etti.
Okulda kalan çocuklardan Ali ve Ahmed de kurulan oyun parkurlarında vakit geçirmekten mutluluk duyduklarını ifade etti.



