Haber: Bekir Ünal
E-ticarette milyonlarca tüketiciyi yakından ilgilendiren yeni dönem resmen başladı. Ticaret Bakanlığı'nın Ticari Reklam ve Haksız Ticari Uygulamalar Yönetmeliği'nde yaptığı değişikliklerle birlikte, tüketiciyi yanıltan indirim kampanyaları, sahte ürün yorumları, yapay zekâ ile hazırlanan reklam içerikleri ve psikolojik yönlendirme amaçlı satış yöntemlerine karşı kapsamlı önlemler yürürlüğe girdi. Düzenleme, hem e-ticaret platformlarına hem de satıcılara yeni yükümlülükler getirirken, kurallara uymayanlara ağır idari yaptırımlar uygulanabilecek. Yeni düzenlemeyle birlikte en dikkat çeken değişiklik, indirim kampanyalarında uygulanacak fiyat hesaplaması oldu. Artık bir ürünün indirim oranı belirlenirken kampanya öncesindeki son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat esas alınacak. Böylece önce fiyatı yükseltip ardından yüksek oranlı indirim yapılmış gibi gösteren uygulamaların önüne geçilmesi hedefleniyor. Konuyla ilgili Tüketici Hukuku Avukatı Şenol Tokman, düzenlemenin tüketici haklarına sağlayacağı katkıları, uygulamada karşılaşılabilecek süreçleri ve hukuki boyutunu gazetemiz için değerlendirdi.

Yanıltıcı indirimlerle mücadelede
Avukat Şenol Tokman “Bu düzenlemenin temel amacı tüketiciyi manipülatif pazarlama tekniklerine karşı korumaktır. Gerçekçi fiyatlandırma anlayışı sayesinde tüketiciler, yapay olarak şişirilmiş fiyatlar üzerinden oluşturulan "yüzde 50-70 indirim" algısıyla kandırılmaktan korunacaktır. Sosyal medyada içerik üreten kişilerin gizli reklam yapmasının önüne geçilecek, reklam ve tanıtım içeriklerinde bunun açıkça belirtilmesi zorunlu hale gelecektir. Ayrıca yapay zekâ ile oluşturulan ve gerçek kişilerden ayırt edilmesi güç dijital modellerin veya içeriklerin kullanıldığı reklamlarda bunun açıkça belirtilmesi gerekecektir. Böylece tüketicilerin yanıltıcı görsellerle aldatılmasının önüne geçilmesi hedeflenmektedir.
Düzenleme kapsamında ürün yorumlarının da doğrulanması zorunlu olacaktır. Platformlar, yayımlanan değerlendirmelerin gerçekten ürünü satın alan kişilere ait olduğunu doğrulamakla yükümlü olacak, böylece sahte ve bot hesaplar aracılığıyla tüketicilerin yanıltılması engellenecektir. Öte yandan tüketici şikâyetlerinin değerlendirilme süreci de hızlanacaktır. Satıcı veya hizmet sağlayıcıya tanınan cevap süresi 72 saatten 48 saate indirilecek, bu süre içinde yanıt verilmemesi halinde tüketicinin değerlendirmesi doğrudan yayımlanabilecektir” dedi.
"son 10 gün içinde uygulanan en düşük fiyat"
Tokman, “Düzenleme ile indirimli satış ilanlarında kullanılan üstü çizili fiyat veya indirim oranı, kampanyanın başladığı tarihten önceki son 10 gün içerisinde uygulanan en düşük fiyat esas alınarak hesaplanacaktır. Böylece tüketicinin gerçekte var olmayan indirimlerle karşılaşmasının önüne geçilmesi amaçlanmaktadır. Bu düzenleme özellikle kampanya öncesinde ürün fiyatının yapay şekilde yükseltilip daha sonra yüksek oranlı indirim yapılmış gibi gösterilmesini engelleyecektir. Örneğin 1.000 TL olan bir ürünün önce 2.000 TL'ye çıkarılıp ardından 1.100 TL'ye düşürülerek "büyük indirim" algısı oluşturulması artık mümkün olmayacaktır. Bu durumda esas alınacak fiyat, son 10 gün içerisindeki en düşük fiyat olan 1.000 TL olacaktır. Ayrıca fiyatların kısa aralıklarla değiştirilerek sürekli indirim yapılmış izlenimi verilmesi de engellenecektir. Yaş meyve ve sebze gibi çabuk bozulabilen ürünlerde ise mevcut uygulama korunacaktır. Bunun yanında "X alana Y bedava" veya "Sepette ek yüzde 20 indirim" gibi şartlı kampanyalar da indirimli satış mevzuatı kapsamında değerlendirilecek ve tüketicide yanıltıcı indirim algısı oluşturulmasının önüne geçilecektir” ifadelerini kullandı.
Yeni düzenleme kapsamında satıcılar ve e-ticaret platformları
Tokman “Düzenleme ile e-ticaret platformlarının sorumlulukları önemli ölçüde artırılmıştır. Platformlar, satışa sunulan ürünlerin güvenlik standartlarına uygunluğunu denetlemek, sahte, güvensiz veya standart dışı ürün ilanlarını tespit ederek sistemden kaldırmakla yükümlü olacaktır. Bunun yanı sıra ürün değerlendirme sistemlerinin manipüle edilmesini önleyecek teknik doğrulama altyapılarının kurulması zorunlu hale gelecektir. Satıcılar ise son 10 güne ait fiyat geçmişini şeffaf şekilde kayıt altında tutacak ve gerekli görülmesi halinde Ticaret Bakanlığına sunacaktır. Kurallara aykırı davranılması halinde Reklam Kurulu tarafından yanıltıcı reklamların durdurulması, ilgili içeriklerin kaldırılması veya erişimin engellenmesi gibi yaptırımlar uygulanabilecektir. Ayrıca ihlalin niteliğine göre yüz binlerce liradan milyonlarca liraya ulaşabilen idari para cezaları söz konusu olabilecek, tekrarlanan ihlallerde ise cezalar daha da artacaktır” diye konuştu.
E-ticaret ekosisteminde şeffaflık
Tokman “Bu düzenlemenin hem tüketiciler hem de dürüst satıcılar açısından önemli kazanımlar sağlayacağını düşünüyorum. Öncelikle tüketicilerin e-ticarete olan güveni güçlenecek, fiyat manipülasyonu yapan satıcıların haksız avantaj elde etmesinin önüne geçilecektir. Ayrıca sahte ve bot hesaplarla oluşturulan yanıltıcı ürün yorumları nedeniyle kaliteli ürün ve hizmet sunan satıcıların geri planda kalması engellenecek, böylece daha adil bir rekabet ortamı oluşacaktır. E-ticaret ekosisteminde şeffaflık anlayışının güçlenmesiyle birlikte işletmeler pazarlama stratejilerini manipülasyon yerine kaliteli hizmet sunumu üzerine kuracaktır. Bu da hem piyasa düzenine katkı sağlayacak hem de Türkiye'deki e-ticaret sektörünün uluslararası standartlara uyumunu ve güvenilirliğini artıracaktır” diyerek vurguladı.




