0

New York Times (NYT), CIA'nın gayri resmi yoldan yönettiği ABD'nin önde gelen gazetesi.

Türkiye genel seçimlere doğru yaklaştıkça, Avrupa ve Amerika'dan ilginç refleksler gelmeye

başladı. Bunlardan biride New York Times'dan geldi. Gazete, ABD ve NATO'yu

'Cumhurbaşkanı Erdoğan'ı durdurmaları için' sorumluluk almaya çağırdı!!! Bak hele…! Bir

Amerikan gazetesi Türkiye'de gerçeği yansıtmayan İnsan hakları, basın özgürlüğü, fikir

hürriyeti…ihlalleri için dünyada onca mesele varken ABD ve NATO'ya "ayağa kalk'' diyor.

Daha geçen hafta Arakan Müslümanların teknelerde ölüme terk edildiğine şahit

olduk.Bu konuyla ilgili New York Times'dan benzer bir açıklama veya yazı göremedik.

Suriye, Gazze, Irak, Doğu Türkistan, Libya, Mısır darbesinde yaşananlardan uzun uzun

bahsetmeyeceğim bile…

Sanırım, önce NYT'dan bahsetmemiz gerekecek. New York Times, 18 Eylül 1851'de

kuruldu. Obama ve Demokrat Parti'nin destekçisi olarak tanınır. CIA'in desteklediği ancak

Amerikan iç siyasetinde anti-Cumhuriyetçi yayın yapmaktadır. Amerikan menfaatleri söz

konusu olduğunda tüm gazetelerle aynı çizgiye gelir. Günlük 1.2 milyon tiraja sahiptir.

Oldukça kaliteli ve saygın!! bir yayın organı olarak algılanır. Sebebi CIA'nın yayınlarını

nitelikli ve ciddi bir şekilde duyurmasından kaynaklanıyor. O kadar ciddi ki Çin'de

'Manipülatif yayınlar yapıyor' diye internet erişimi yasaklandı. Gazete A,B,C,D olarak

politika, iş, spor, bilim, sağlık ve çevre gibi ekleriyle bir kitap gibidir. Bir anlamda Amerikan

toplumuna nasıl yaşaması gerektiğini empoze eder. (Amerika'dan arkadaşım bir tane günlük

sayısını getirdiğinde, Nobel ödülü almış bir kitap gibi incelemiştim) Ciddiyeti, meseleleri

derin bir analiz içinde sunmasından ve arkasındaki güçten(CIA) kaynaklanmaktadır.

Yazarları Türkiye'deki gibi ardı ardına yazmaz. ABD'deki Cumhuriyetçileri iyi tanımak

istiyorsanız, bu gazeteyi okumalısınız. İnternet erişimi paralı. Ancak tanıtım yazıları ve köşe

yazıları ücretsiz. Siteye erişim sağladığınız da bağlantı birden ağırlaşır. Sonra ağır çalışıyor

diye bilgisayarınız tokatlamaya başlarsınız. İngilizcemi daha ilerletmek, dış politika

konularında bakış açısı kazanmak ve bazı olayların ABD penceresinden detaylarını öğrenmek

için okumaya çalışırım. Wall Street Journal, Usa Today, Washington Post'dan sonra gelir.

New York Times, Ermeni Diasporasının maddi desteği sayesinde defalarca sözde

soykırımla ilgili yazılar yayınlardı. İnternet sitesi, Facebook, Twiteer ve İnstagram

üzerinden resim ve videolarla soykırım propagandası da cabası. Bu arada gazetenin

ilanları da oldukça pahalı. Amerika'da yaşayan Türklere, sözde ermeni soykırımı

aleyhinde ilan vermek istemelerine 'olumsuz' cevap vermiş; diğer bir ifadeyle "parayı

veren düdüğü ancak ABD menfaatlerine göre çalar'' prensibi uygulamıştır.

Hemen her gün Türkiye özelinde anti-Erdoğan yazısı yayınlanır. Aslında Türkiye demek

yerine, her gün 'Erdoğan'a hakaret eder' demek daha doğru. Öyle ki Erdoğan, neyin

karşısındaysa NYT, onun yanındadır. Hükümet-Cemaat kavgasının en yoğun yaşandığı

günlerde Fetullah Gülen'in makalesini yayınlayarak Türkiye'de oldukça ses getirtti. Suriye ve

Mısır politikalarında Türkiye'nin almış olduğu politik kararları ifşa eden bir yayın politikası

yürütmektedir. Bu bağlamda İŞİD/DEAŞ'ın propagandasını yaparken, Türkiye'nin bu radikal

örgütü desteklediğini de ballandıra baldıra anlatır.

Son olarak "Türkiye üzerindeki kara bulutlar'' başlıklı bir yazıyla, Türkiye genel

seçimlerinin dünyadaki algısı üzerinden, manipülasyon yapmaya çalışmış, "Erdoğan'ın

medyaya yüklenerek Türk demokrasisine zarar verdiği'' ve makaleyi "ABD ve NATO,

Erdoğan'ın yıkıcı yolundan geri döndürmeye çalışmalı.'' Şeklinde bir tehditle

sonlandırmıştır.

Sonuç olarak New York Times, bir gazeteden daha çok anlam yüklenen kurum/örgüt/şirket.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın Batı ve ABD tarafından istenmediğinin, başta Ortadoğu olmak

üzere, dış politikada Türkiye'nin almış olduğu kararların birçok ülkeyi rahatsız ettiğinin en

açık örneği; NTY gibi yayın organlarının çarpık duruşu.

Gazetenin yayın politikasını daha iyi anlıyoruz ki Soykırım iddiaları, Gülen Hareketine

olan duruşu, Suriye ve Mısır'da almış olduğu tavır ve İŞİD/DEAŞ'la Türkiye'yi

ilişkilendirmek istemesi, bu olayların habercilikle alakalı olmadığı, başta ABD olmak

üzere Doğan Grubunun da borazanlığını yaparak, meseleye sadece siyasi yaklaşmış ve

Cumhurbaşkanımız Erdoğan'ı alenen tehdit etmiştir. 7 Haziran seçimleri sadece bir

genel seçim değil. Aynı zamanda Türkiye ve Erdoğan'ın yanında olunarak, bir milli bir

dava mücadelesi olduğu unutulmamalıdır.

@HusamettinAslan

[email protected]