0

Şiddet, terör, kan… Bu coğrafyanın vazgeçilmezleri… Habil ile Kabil'in kavgasından bize düşen kanlı miras mı demeli, insanın kökeninde bulunan yıkıcılığın bir tezahürü mü? Farkında olmadan şeytanın avukatlığına mı soyunduk yoksa? Ya da ölü bir jenerasyonun izdüşümleri miyiz? Her ne olursa olsun, kan, bu coğrafyada hiç eksik olmadı, olmayacak gibi de… Eleştiri oklarımızı, bazen Batı'nın emperyal arzularına yönelttik, bazen Batı'nın içimizdeki taşeronlarına. Ancak, üzerinde yaşadığımız bu toprakları, kan ile besledik, mavi göğün üzerimize çökmesinden korkmadan. Dünyanın dibe vurmasını istercesine…

Yirminci yüzyılın yaratıcısı olan şiddet; hem devlet, hem de terör örgütleri tarafından insanlarımıza uygulandı. Bedenlerimiz ve ruhlarımız, sistematik olarak tecavüze maruz bırakıldı. Acıyı bal eyledik... Şiddet ve terör; bazen darbe suretinde, bazen de kurşun sesinde gösterdi yüzünü. Dipçiğin sesi, kurşunun sesine eşlik etti… Kurşunun sesi ise ölümün türküsünü çağırdı.

Hepimiz Kurbanız…

Bu toprakların insanı; Türk'ü, Kürdü, Laz'ı, Çerkes'i, PKK terörü maruz bırakıldı yıllarca. Düşük yoğunluklu savaşın kurbanları olduk hepimiz. Öldük… Yine, yeniden öldük…

PKK, son dönemde öz-yönetim adı altında Kürtlere şiddet uyguluyor. Kürt coğrafyasında yaşayan dostlarımla konuşuyorum; kimisi, PKK'nın şımarıklığından söz ediyor, kimisi de devletin acziyetinden ve insanları PKK kucağına itmesinden… Bölge insanını haraca bağlayan PKK, kendine biat etmeyen Kürtleri bölgeden sürmenin peşinde… Soruyorum; bu devlet bu kadar aciz mi?

Taraf Gazetesi yazarı Mücahit Bilici, "PKK'nin öz-yönetimden anladığı öz-terörizm mi?" başlıklı yazısında şöyle diyor: "Bunun adını çok net koyalım: Mevcut şartlarda sivil olmayan ve başıbozuk silahlı şehir milisleri ile güya uygulanacak bir öz-yönetim kararı terörizme davetiyeden başka bir şey değildir. Yani bu yaşananlar kendi kendine sahip çıkma anlamındaki öz-yönetim değil bir kendi kendini paralama ve halkı panzerin önüne atma anlamında öz-terörizmdir."

PKK için Yeni Tehdit: Kürtler

İsterseniz, Bilici'nin bıraktığı yerden devam edelim; birkaç gün önce gazetelerde şöyle haberler vardı. "Diyarbakır'da Yasin Börü'yü katleden PKK mensupları, yine Diyarbakır'ın Sur İlçesinde Hüda-Par'lı bir ailenin evine saldırdı".

Kendini ortaçağ'da zanneden ve hendekler kazarak savaş vermeye çalışan PKK, artık, "sömürgeci", "Faşist Türk Devleti"ne zarar vermiyor; bizzat kendi halkını karşı savaşıyor. Hadi, HÜDA-Par başka bir parti… Ve Bölgede PKK için olası tehdit… Ya HDP milletvekili Adem Geveri'nin durumuna ne demeli? Geveri, kendi partisini eleştirdiği için, babasının evinin önünde patlatılan bir bomba ile terbiye edilmeye çalışıldı. Artık, PKK, halkını panzerin önüne atmıyor; silahlı gücünü, Vandallarını Kürtlerin üzerine sürüyor. Sekiz yaşındaki Kürt kızlarına kurşun sıkıyor. Olay budur.