0
Geçen pazartesi sabahı çok sevdiğim bir kardeşimin babasının vefat haberini almış öğlen namazına müteaakkip kılınacak cenaze namazı için ulu camiindeydim…
İlmi olan bir kardeşimizin ölüm-hayat merkezli kısa bir nasihatinden sonra defin için hareketlendik… Kabristana yaklaştığımda yerin iki metre altındaki ölüler, ziyaretçileri bekliyorlarmış gibi omuz omuza vermiş saflar halindelerdi…
Hep bir ağızdan koro halinde benden bir şeyler istediklerini işitiyorum… Kendi ruhları adına hayat kitabımız olan Kur'anın ilk suresini okumamı istiyorlar…
İlla da okumam lazım…!
Çünkü çok ısrar ediyorlar…!
Hani bazen sokaklarda küçük çocukların bir sakız gibi yapışarak zorla selpak mendil satması gibi… Ölülerin ısrarına dayanmam lazımdı… Çünkü bu istek kendileri tarafından belirlenmemişti… Ölü yakınlarının inisiyatifinde olan bir durumdu… Ölü yakını istediğini yazabilirdi…
Ölü yakınlarına sormak lazım; "Cenazenizin en temel ihtiyacı, okunacak olan Fatiha suresi mi?" İster istemez şu sorular aklıma geliyor;
* Niçin başka sureler değil de Fatiha suresi?
* Sorgu melekleri okunacak Fatihalara göre mi sorularını kolaylaştırıyorlar?
* Okunacak olan Fatihaların çokluğuna göre mi kabirde rahat edecekler?
* Fatiha yerine Kevser suresinin okunması zarar verir mi?
* Fatiha okutturarak ölünün asıl ihtiyacının unutturulması kast edilmiş olabilir mi?
* Okunacak olan fatihayla bir ölüye olan faydamızın yeterli olacağı zannı kastedilmiş olabilir mi?
* Yerin iki metre altındaki sorguların hayatla direk bağlantılı olmasının unutturulması mı amaçlanıyor?
Öyle ya… Kabirde ölüye sorulan sorulara baktığımızda hidayet-ölüm arasında nasıl bir hayat yaşandığının sorulduğunu görürüz;
-Men rabbuke?
Rabbin kim?
-Men nebiyyuke?
Peygamberin kim?
-Ma dinuke?
Dinin ne?
Şimdi…
Sorulan bu üç soruya dikkat ettiğimizde hidayetle ölüm arasında nasıl bir hayat yaşandığının özetlenmesi isteniyor ölüden… Allah'ın dediği gibi mi yaşadın nefsinin dediği gibi mi?
Kabir soruları ve kabir hayatı unutturulmak isteniyor gibime geliyor…
Ölü, kabrinde yalnız…
Yukarıdakilere sesini işittiremiyor… Hangi soruya doğru ya da yanlış cevap verdiğini bildiremiyor… Ne sevincini ne de üzüntüsünü paylaşabiliyor…
Ve kıyamete kadar yalnız kalacak…
Sevgili ölüler…!
Sizin kabrinizde neye ihtiyacınızın olduğunu yakınlarınız merak edip te araştırmamışlar… Sizin temel ihtiyacınızı karşılayamıyorlar… Gerçektende kabirde rahat etmenizi isteselerdi her konuda kendisini örnek almamız istenen efendimiz aleyhisselama müracaat ederlerdi…
Sevgili ölüler…!
Size Fatiha okumayı düşünmüyorum… Resulullah aleyhisselam sizlere ne söylememi öğretmişse onu okuyacağım;
"اَلسَّلاَمُ عَلَيْكُمْ أَهْلَ الدِّياَرِ، مِن الْمُؤْمِنِينَ وَالْمُسْلِمِينَ، وَإِناَّإِنْ شاَءَ اللهُ بِكُمْ لاَحِقُونَ ]وَيَرْحَمُ اللهُ الْمُسْتَقْدِمِينَ مِناَّ وَالْمُسْتَأْخِرِينَ[أَسْأَلُ اللهَ لَناَ وَلَكُمُ الْعاَفِيَةَ"
"Bu yerlerin mü'min ve müslüman sakinleri, Allah'ın selamıüzerinize olsun. Muhakkak ki bizler de sizlere katılacağız inşaallah. [Allah bizden göçmüşolanlarla geleceklerimize merhamet etsin.] Bize ve size Allah'tan afiyet (kurtuluşve iyi akıbetler) dilerim.