Bir oyun…
Tıpkı Plandemi gibi…
ABD Ulusal İstihbarat Direktörü Tulsi Gabbard, görevinin son gününde Çin'de yürütülen koronavirüs araştırmalarını ABD'nin fonlandığını ve bu araştırmaların pandemiye neden olduğunu söyleyerek konuyla ilgili belgeler yayınladı malûm…
Evet, ABD-ÇİN ortak yapımı virüs!
Dünyayı hep birlikte ele geçiriyorlar.
İsrail Terör Örgütü’nü kuran Evanjelistler, “sözde süper güçler” ABD’nin, Çin’in, Rusya’nın Hindistan’ın da patronu.
Bizde, dış politika uzmanı takılan bazı kelleler ile ekranları kaplayan “her-çokologlor”, ikide bir “ABD-Çin rekabetinden” bahsediyorlar…
Aptal herifler!
Bütün krizlerin bu ikisine ve esas olarak da “patronaja” yaradığını görememek için aptal olmak lazım.
Sadece Türkiye’den baksanız, durumu görürsünüz.
Plândemi tezgâhı, Türkiye’yi perişan etti, dengelerini bozdu…
İktidar “piyasa iyice çökmesin” diye faizin tepesine binmeye çalışırken, sıkıştırılan balon patladı.
Ardından “Asrın Felâketi” de gelince, iyice sıkıştık.
Bu sıkışıklık, bizi bazı noktalarda iyice hareketsiz bıraktı.
Türkiye, İsrail Terör Örgütü’nün soykırımına karşı çok daha fazla etkili olabilirdi ama içine düşürüldüğü durum elini ayağını büyük ölçüde bağladı.
Biz bu süreçte “Terörsüz Türkiye” adımları ve Yeni Suriye işleri ile uğraşarak “çok kötü durumlara” düşmemeye çalıştık.
“İç cephe” meselesi o mesele.
“Beka” meselesi o mesele.
“Bu iktidar giderse Türkiye iyice zora girer” meselesi o mesele.
“Devlet aklı” uygulamaları da…
Hepsi…
“Büyük Oyun” devam ediyor…
Bizi resetlemeye çalışıyorlar.
İsrail-ABD oyununda hedef ülke Türkiye.
Bu oyuna İran da dâhil, arzu ettiği için değil, sürüklendiği için dâhil.
Çin, Rusya da oyunun oyuncuları…
ABD ile İran arasındaki sözde savaş kimlere yaradı?
Soykırımcı İsrail’e –nasıl yaradığını izaha gerek yok- yaradı.
ABD’ye yaradı; etkinliği arttı, dünyanın en büyük petrol ihracatçısı oldu.
Rusya’ya yaradı, enerji zengini ülke olarak fiyat artışları sayesinde ekonomisini toparladı.
Çin’e yaradı, “savaş gürültüsünde” enerji stoklarını arttırdı.
İran’dan uygun fiyatla petrol çekti.
İran’a yaradı; “rejim” sıkıştığı yerden çıkartıldı, alttan alta petrol satışına devam etti, Çin’den kaynak girişi sağladı, artı bloke edilmiş milyar dolarları serbest bırakılma yoluna girdi.
Türkiye’ye gelince…
Olan yine bize oldu.
Tam ekonomiyi toparlamak için adımlar atılıyordu ki bir büyük darbe daha geldi.
Trump delisi konuştukça, biz vurulduk.
Bizi boğmak isteyenler kazandı!
ABD-Çin rekabeti filan yok!
İşbirliği var.
Oyunu İsrail’i kurduranlar tezgâhlıyor…
Ve Arz-ı Mev’ud’un yolları tıkır tıkır döşeniyor…
Bu sapkın projenin önünde engel olarak gördükleri sadece Türkiye.
Recep Tayyip Erdoğan da “yıpratıla yıpratıla” sahneden indirilmesi gereken bir Lider onlar gözünde…
Her liderliğin bir sonu var.
İnsanoğlu bir yere kadar.
Ben, Sayın Erdoğan’dan sonrasını düşünüyorum.
Zira…
Sayın Erdoğan’ı yürekten destekleyen herkes “Recep Tayyip Erdoğan başta oldukça hiçbir şey olmaz Allah’ın izniyle” diyorlar.
BİR OYUN VE BİR HABER
Buraya kadar en başta Türkiye’yi hedef alan bir oyundan bahsettik.
Oyun devam ediyor.
ABD-İran bakın nasıl oynuyor…
Bunu gösteren haberi okuyarak bitirelim:
ABD ve İran heyetlerinin İsviçre’nin Burgenstock kasabasında yürüttüğü müzakerelerin ilk turu sona erdi. Arabulucular Pakistan ve Katar tarafından yapılan ortak açıklamada, "Luzern Gölü Zirvesi"nin olumlu ve yapıcı bir atmosferde gerçekleştirildiği belirtilerek, "Daha ileri teknik görüşmeler için bir mekanizmanın oluşturulması da dahil olmak üzere cesaret verici ilerlemeler kaydedilmiştir" ifadeleri kullanıldı.
Tarafların arabuluculuk sürecine siyasi gözetim sağlayacak bir Üst Düzey Komite'nin kurulması konusunda mutabık kaldığı kaydedilen açıklamada, "Başmüzakereciler, düzenli olarak Üst Düzey Komite'ye rapor sunacak; nükleer meselesi, yaptırımlar, Mutabakat Zaptı'nın etkin bir şekilde uygulanmasını sağlamak amacıyla oluşturulan izleme ve anlaşmazlık çözüm grubunun yanı sıra diğer konulara odaklanan çalışma gruplarına başkanlık edeceklerdir" denildi.
İLETİŞİM HATTI OLUŞTURULDU
Üst Düzey Komite’nin, 60 gün içinde nihai bir anlaşmaya varılmasına yönelik bir yol haritası üzerinde uzlaşarak daha kapsamlı teknik görüşmelerin temelini attığı aktarılan açıklamada, "Buna ek olarak, ticari gemilerin Hürmüz Boğazı’ndan güvenli bir şekilde geçişini sağlamak amacıyla, kazaların ve iletişim hatalarının önlenmesi için Mutabakat Zaptı’nın 5. paragrafında belirtilen süre boyunca taraflar arasında bir iletişim hattı oluşturulmuştur" ifadeleri kullanıldı. Görüşmelerde Lübnan’daki askeri operasyonların sona ermesine yönelik adımların da ele alındığı belirtilerek, "Taraflar, Mutabakat Zaptı uyarınca Lübnan’daki askeri operasyonların sona erdirilmesini sağlamak amacıyla, taraflar ile Lübnan Cumhuriyeti arasında ve arabulucuların kolaylaştırıcılığında bir çatışma önleme mekanizmasının kurulması konusunda mutabık kalmıştır" denildi.