0

[email protected]

Hemen belirtelim Fenerliler, Beşiktaşlılar, Trabzonlular…endişelenmesin. SGK, kimseyi Galatasaraylı yapmıyor. Sadece Türkiye'de yaşayan herkesin hatta yabancı ve göçmenlerin de sağlıklı olması için çabalıyor.

Nasıl mı? Çok değil 5-10 yıl kadar geriye doğru bakıldığında sağlık yardımlarından faydalanmanın ne kadar güç olduğu kendiliğinden ortaya çıkıyor. Bir çok işsiz baba, küçük çocuklarını sırf maddi boyutundan dolayı sağlık kuruluşlarına götürmekten üşeniyordu. Sağlıktan faydalanma imkanı bulamayan bir çok kronik hasta, gayri yasal yollara başvurmak zorunda kalıyordu.

Sosyal güvenlik reformuyla birlikte GSS (GSS: genel sağlık sigortası demektir) yürürlüğe kondu. Öncelikle tüm işçiler, esnaf ve sanatkarlar, şirket ortakları, işyeri sahipleri, memurlar ve sözleşmeliler GSS'li yapıldı. Ayrıca 18 yaşından küçük tüm çocuklar, 65 yaş aylığı alanlar, gaziler, harp malullüğü aylığı alanlar, yeşil kartlılar.. ve diğer kesimler GSS'li yapıldı.

Diğer yandan işsiz olmak da GSS'li olmaya engel değil. SGK tespit ettiği tüm işsizleri de kapsama alıyor. Bunun için ise işsizlerin mutlaka gelir testi yapmaları gerekli. Aksi takdir de aylar geçtikçe işsizin hesabına GSS prim borcu ve ferileri katlanarak yazılacaktır. Gelir testi sonucunda yeterli geliri olmayanların GSS primini Devlet karşılamaktadır.

Çalışanlar, çalışmaya başladıktan sonra adlarına 30 gün prim bildirimi ve ödenmesinden sonra sağlık yardımı almaya hak kazanmaktadır. İşten ayrıldıklarında ise zorunlu sigortalılıklarının sona erdiği tarihten itibaren 10 gün süreyle genel sağlık sigortasından yararlanmaya devam etmektedir.

Bunların, zorunlu sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten geriye doğru 90 gün prim bildirimi olmaları durumunda, sigortalılık niteliğini yitirdikleri tarihten itibaren 90 gün süreyle da sağlık yardımlarından yararlanma imkanı bulunmaktadır. Başka bir anlatımla 3 aydan fazla sigorta süresini doldurduktan sonra işsiz kalanlar 100 gün daha SGK sağlık yardımlarından faydalanabilirler.

ÇSGB, İŞKUR ve SGK Bu Hazineden Yararlanmalı

Ülkemizde mali konularda SM, SMM, YMM gibi çok sayıda uzmanlık gerektiren meslekler bulunmaktadır. Ancak çalışma ve sosyal güvenlik alanında resmi bir sıfatla iştiğal eden işçilere, sigortalılara ve diğer tüm çalışanlara-işverenlere sağlıklı yasal yolları gösteren işin ehli uzman sayısı çok az bulunmaktadır. Oysa ki üniversitelerimizin "Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri" bölümlerinden her yıl binlerce talebemiz mezun olmaktadır.

Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri" ana bilim dalında Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı'nın tüm birimlerinin mevzuatı hukuk fakültelerinden daha ayrıntılı bir şekilde okutulmaktadır. Dolayısıyla Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı ve bağlı birimleri büyük maliyetlerle ve yıllarca süren eğitimlerle personel istihdamı yerine "Çalışma Ekonomisi ve Endüstri İlişkileri" bölümlerinden mezun olanlardan da faydalanabilir. Keza bu bölümlerden mezun olanlar "İş mevzuatı ve istihdam, işsizlik, sendikal ilişkiler, sosyal güvenlik politikaları ve uygulamaları, sosyal politika, iş sağlığı ve güvenliği ile diğer çalışma konularında" en ileri düzeyde eğitim alan yetişmiş işgücü grubunu teşkil etmektedir.

Diğer yandan İş Sağlığı Ve Güvenliği Kanunun yürürlüğe girmesiyle birlikte iş güvenliği uzmanlığı ihtiyacı had safhaya ulaşmıştır. Bu bağlamda Ç.E.E.İ. mezunlarının iş sağlığı ve güvenliği alanında ayrıntılı eğitimi ve yetişmiş olmaları göz önünde bulundurularak iş güvenliği uzmanlığı sınavlarına giriş hakkı verilmesi isabetli olacaktır.

GÜNÜN SÖZÜ;

"Bir Cümle Yeter Sözden Anlayana, Destan Yazsan Fark Etmez Laftan Anlamayana" Mevlana