Söyleşi / Yunus Emre Kabaoğlu
Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) tarafından desteklenen Hızlı Destek Güçleri, Sudan’da büyük bir katliam yaptı. Binlerce kişi, katliamdan kaçmak için evlerini terk etti. Olayların ardından bölgeye yardım seferberliği başladı.
HÜDA PAR Genel İdare Kurulu Üyesi ve Umut Kervan İnsani Yardım Vakfı Başkan Yardımcısı Erdal Elibüyük de, savaşın sürdüğü Sudan’da yardım faaliyetlerine katıldı.
Elibüyük, sahada görüklerini Milat Gazetesi’ne anlattı. Sudan’da büyük bir insan enkazının oluştuğunu belirten Elibüyük, 18 milyon insanın yerinden edildiğini bildirdi.
Sudan’da vahşetin geldiği noktayı nasıl tarif edersiniz?
‘’Yaklaşık 50 bin çocuğun kayıp olduğu bir ülkeden söz ediyoruz. Bu tek başına bile, yaşananların ne kadar derin ve karanlık bir noktaya ulaştığını gösteriyor. Kayıp çocuklar, bu vahşetin sessiz ama en acı yüzü.
Bununla birlikte 18 milyon insan yerini, yurdunu terk etmek zorunda kalmış, kendi ülkesinde mülteci durumuna düşmüş durumda.
Bir diğer çarpıcı tablo ise başkent Hartum’un durumu. Bir ülkenin başkentinin, çatışmalar nedeniyle boşaltılıp hayalet şehre dönüşmesi, vahşetin ulaştığı noktayı gösteriyor.
Siyasetçi ve Vakıf Yöneticisi Erdal Elibüyük
SINIRLAR AÇIK AMA…
Siz hem Gazze’de hem Sudan’da yardım faaliyeti yürütüyorsunuz. Sudan’a yardımların girişi ve dağıtımında Gazze’ye benzer sıkıntılar var mı?
Sudan’da şu anda derin bir insani kriz yaşanıyor. Yaklaşık 30 milyon kişi açlık sınırında, ülkenin geri kalan nüfusu ise yoksullukla mücadele ediyor. Hayat pahalılığı, siyasi istikrarsızlık ve yıllardır yeterince adil dağıtılamayan kaynaklar, insanların yaşamını zorlaştırıyor.
Ülkenin başkenti Hartum ve bazı diğer bölgelere ulaşımda ciddi sıkıntılar var. İç karışıklıklar ve bölgelerdeki silahlı grupların faaliyetleri nedeniyle güvenlik riskleri yüksek, bu da hem Hartum’a hem diğer bölgelere ulaşımı güçleştiriyor.
Gazze ile kıyaslandığında ise tablo farklı. Gazze’de imkanlar olmasına rağmen sınırlar kapalı, Sudan’da ise sınırlar açık, ancak Sudan’daki insani kriz, Gazze’nin gölgesinde kaldığı için dünya kamuoyunda yeterince görünür değil. Orantısal olarak bakıldığında, gıda erişimi konusunda Sudan’daki durum Gazze’den daha kritik.
KADINLAR YOLDA DOĞURUYOR
Gördükleriniz ya da duyduklarınız arasında sizi en çok etkileyen olay hangisiydi?
Sudan’da gördüğümüz tablo gerçekten sarsıcıydı. Yollarda kadınların doğum yaptığı, bebeklerini kaybettiği, insanların çöllerde hayatını kaybettiği sahneler. Özellikle 50 bin çocuğun kayıp olması, ailelerinin çocuklarının akıbetinden habersiz olması çok acı verdi bana.
Her bir hikaye, açlık ve yoksulluk mücadelesi insanı derinden etkiliyordu. Çocuklarını, eşlerini kaybeden kadınlar, hayatta kalma mücadelesi veren aileler. Bu acılara tanıklık etmek, insanın empati sınırlarını zorluyor.
TÜRKİYE’YE MESAJ
Oradaki insanlar sizin aracılığınızla Türkiye’ye hangi mesajı gönderdi?
Bizim aracılığımızla iletilen mesaj çok netti. Sudan’daki insani krizin sesi daha fazla duyulsun istiyorlar. Sudanlı bakanlar ve eğitim kurumlarıyla yaptığımız görüşmelerde, altyapı, sağlık, gıda ve eğitim alanlarında ciddi ihtiyaçlar olduğu vurgulandı. Özellikle kamp alanlarındaki insanların barınma, gıda ve sağlık ihtiyaçlarının karşılanması için Türkiye’deki STK’lardan destek beklediklerini ilettiler. Ortak projelerle bu yardımların faaliyete geçirilmesi gerektiğini ifade ettiler.

Gördüklerinizden sonra sizin mesajınız nedir?
Biz, Umut Kervan İnsani Yardım Vakfı olarak her zaman kriz ve savaş bölgelerinde, savaşın geride bıraktığı tahribatları iyileştirmeye çalışan bir yardım kuruluşuyuz. Bundan önce olduğu gibi, bundan sonra da Sudan, Gazze ve diğer bölgelerde çalışmalarımızı sürdüreceğiz.
Bağışçılarımıza ve basın aracılığıyla kamuoyuna, bu çağrımızı tekrar iletmek istiyoruz. Özellikle Milat Gazetesi’ne teşekkür ediyoruz. Yaptığımız çalışmaları kamuoyuna duyurmanız ve kitlelere ulaştırmanız çok önemli. Diğer medya kuruluşlarının da Sudan çalışmalarımıza ulusal basında geniş yer verdiğini memnuniyetle görüyoruz.
İnşallah, bundan sonrada Sudan’da çalışmalarımız devam edecek ve destekçilerimizin katkılarıyla bu faaliyetlerimizi sürdüreceğiz.
Foto altı: Sudan halkının büyük çoğunluğunun Müslüman olduğunu belirten Elibüyük, ‘’Ülkede yaşanan krizin sebebi iktidar mücadelesi. Meşru iktidara karşı yürütülen bir darbe girişimi ve devlet içindeki güç savaşı. Farklı uluslararası aktörlerin ve çıkar mücadelelerinin de etkisi var’’ dedi.





