Sevgili okur, son yıllarda hepimizin Hayatı petrole dayalı şekillendi... Öyle ki, onu yaşamımızdan çıkardığımızda, neredeyse hiçbir şey yapamayacak durumdayız...
İşte görüyorsunuz... Bu durumda ne işimize gidebileceğiz; ne karnımızı doyurabileceğiz; ne seyehat yapabileceğiz; ne evimizi ısıtıp aydınlatabileceğiz vesaire vesaire…
Farkında mısınız? Az önce saydığım örneklerin tamamı rahatımızı ilgilendiren konulardır. Dolayısıyla, bizler rahatımızdan taviz vererek bunların hepsini iyi veya kötü yapabiliriz.
Aslına bakarsan, yukarıda saydığım örneklerin içinde en önemli olanı: Karın doyurmaktır. Yani Karın doyurma meselesi olmazsa olmazdır.
Tabi burada da konu petrole bağlanılmasının yanı sıra, bizleri topraktan da kopardılar. Eğer toprakla bağımız devam etseydi, hiç aç kalmazdık.
Bu satırları okuyanlardan, şu soruyu kendi kendilerine sormalarını istirham ediyorum. Ben hangi ürünü sıfırdan ekip biçebilirim? Bu önemli konu için lütfen beş dakikanı ayır...
Örneğin domates fidesini toprakla buluştursan, süreci ürün hasadına kadar ilerletebilir misin? Ya buğdayı, nohutu, fasulyeyyi… Bunların ekilip biçilmesinde ne kadar tecrüben var?
Ha cevabın: -"Hiç yok" ise, sorun sende değil... Büyüklerin de dir. Çünkü onlar seni ürün ekip biçme konusunda yetiştirmediler...
Efendim bu hatırlatmayı, son günlerde konuşulanlardan dolayı yaptım. Gerçekten İran Savaşı hakkında söylenenler hiç de hayra alamet şeyler değil...
Neymiş... petrolün varil fiyatının artması nedeniyle dünyada bir gıda krizi yaşanabilirmiş. Allah korusun... Böyle bir kriz yaşandığında, çoluk çocuk ne yapılır?
Biraz düşün... Ve kendini en kötü senaryoya göre hazırla...