Sevgili okur, geçtiğimiz haftanın en önemli olaylarından biri: Şanlıurfa ve Kahramanmaraş da düzenlenen okul saldırıları dır. Maalesef bu iki saldırıyı da, çocuk yaştaki gençler gerçekleştirmişlerdir.


Yazının başında, üzücü iki olayda kaybettiğimiz öğretmen ve öğrencilere Allah'tan rahmet, yakınlarına da başsağlığı diliyorum... Yüce Rabbimiz memleketimize bir daha böyle olaylar göstermesin...


Efendim saldırıların ardından, bir haber kanalında ha babam sosyal medyanın eleştirildiğini gördüm. Evet... Toplumun bu noktaya gelmesinde sosyal medyanın etkisi var mıdır? Elbette vardır...


Ancak... Bu değişimdeki en büyük pay televizyonlarındır. Çünkü televizyon kanalları, ortaya koydukları program ve dizilerle Toplumdaki değişimi ilmek ilmek işlediler. Şimdide kendi üzerlerindeki suçu başka mecralara yüklemeye çalışıyorlar.


Hiç kusura bakmayın... İğneyi kendinize batırmadan çuvaldızı başkalarına batıramazsınız... Hepimizde biliyoruz ki, bu Toplumdaki değişim sosyal medyanın ortaya çıkmasıyla gerçekleşmedi. Bunun en az elli yıllık geçmişi var.


Buradan sormak istiyorum... Televizyon kanalları, son dönemde Toplumun fabrika ayarlarını geri yükleyecek hangi projeye imza atmışlardır? Bu yapılmadan sarf edilen her söz Timsah Gözyaşları anlamına gelir.


İşte görüyorsunuz... Girişte bahsettiğim haber kanalının kardeş kuruluşu olan diğer kanalda hâlâ karışık ilişkilerin konu edildiği diziler yayınlanmaya devam ediyor. Bu ne perhiz bu ne lahana turşusu hesabı...