Haber: Zeynep Yağmur Sezgin

Türkiye Kıbrıs’a 6 adet F-16 savaş uçağı konuşlandırdı. Söz konusu hamle, Orta Doğu ve Doğu Akdeniz’de füzelerin uçuştuğu döneme denk gelmesi sebebiyle bir hayli dikkat çekti. YESAM Başkanı Ersan Ergür, bu hamleyi ‘bölgede askeri iş birliklerini boşa düşürücü bir adım’ olarak yorumladı.

Türkiye’nin Kıbrıs’a hava savunma sistemi konuşlandırma kararının yeni gelişen bir durum olmadığını belirten Ergür, ‘’İsrail’in Gazze saldırıları sonrası bölgede yaşanan gerilim Türkiye’nin sınırlarının ötesinde Doğu Akdeniz’de gelişen güvenlik riskini karşılayacak bir tedbir almasını zorunlu hale getirdi. Geçtiğimiz aylarda İsrail ve İran arasında yaşanan 12 gün savaşları sonrası bu risk belirginleştirdi. Özellikle ABD ve İsrail tarafından İran’a yapılan son saldırılarla bu durumu zaruri oldu. Hatay’a düşen füze bunun en derin göstergesi. Türkiye’nin Kıbrıs’a hava savunma sistemleri konuşlandırmasını stratejik bir tedbir olarak değerlendirmek gerekir’’ şeklinde konuştu.


Ersan ErgürYESAM Başkanı Ersan Ergür

TAARRUZ DEĞİL SAVUNMA

Ergür, Türkiye’nin adaya F-16 konuşlandırmasını ‘taarruz değil, savunma amaçlı’ olarak tanımlayarak, şunları söyledi:

‘’Türkiye Doğu Akdeniz’deki bu riskli çatışma alanını yerinde analiz etmiş ve Kıbrıs’ta bu hava savunma şemsiyesini oluşturarak hem Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ni hem de Doğu Akdeniz’deki çıkarlarının güvenliğini garanti altına almak istiyor.

TBMM'ye yeni dokunulmazlık dosyaları sevk edildi
TBMM'ye yeni dokunulmazlık dosyaları sevk edildi
İçeriği Görüntüle

Bu adım aynı zamanda Türkiye’nin bölgedeki caydırıcılığını güçlendiren bir hamle olarak görülmeli. Aynı zamanda Doğu Akdeniz’de Türkiye’yi dengelemek amacıyla kurulan bazı ittifaklar ve askeri iş birliklerini boşa düşürücü bir adım''

F-16 KONUŞLANDIRMAK ULUSLARARASI HUKUKA UYGUN

Sonuç itibari ile bu adım Türkiye’nin Doğu Akdeniz’de oyun kurucu rolünün somut bir göstergesi.’’

Öte yandan, Kıbrıs’a askeri yığınak yapmanın adanın hukuki statüsüne aykırı olup olmadığı gündeme geldi. Ergür, Türkiye’nin Kıbrıs’ta garantör olduğunu hatırlatarak, ‘’Türkiye, 1974’teki müdahaleyi de bu garanti kapsamında yapmıştır. Dolayısıyla Türkiye’nin adadaki askeri varlığı ‘uluslararası hukuka’ uygundur. Birleşmiş Milletler ve birçok Batılı ülke, Kıbrıs’ın kuzeyinde bulunan Türk askerî varlığını işgal olarak nitelendirse bile bu gerçek durumu yansıtmamaktadır’’ dedi.

Kıbrıs Türkiye Bayrak

15 TEMMUZ SONRASI ORDUNUN ELİ GÜÇLENDİ

Ersan Ergür, Türk ordusunda özellikle 15 Temmuz sonrası değişime de vurgu yaptı. Ergür, ‘’Dikkat ederseniz Türkiye bugüne kadar bölgede aktif rol alma noktasında çekimser kalıyordu. Ancak özellikle 15 Temmuz sonrası bağımsız hareket etme kabiliyeti kazanmış ve yerli ve milli savunma sanayi teknolojisini faaliyete geçirerek küresel bir oyun kurucu olma yolunda kendini göstermeye başlattı. İsrail terör devletinin saldırganlığını Türkiye’nin gelecek güvenlik şemsiyesi adına bir fırsata çevirdi ve bu krizden istifade ile bölgede İsrail’in gelecekte başvurabileceği saldırgan tutumlarını dengeleyecek sistemi kurma noktasında akılcı hareket ediyor’’ ifade etti.

Kaynak: Haber Merkezi